Facebook’ta Profilinze Kimler Bakmış, Sizi Kimler Aramış

Posted on 12. Mar, 2009 by in Havadan Sudan

Tweet Follow

(daha fazla…)

[Vista] Boot Sırasında Kullanılan İşlemci Sayısını Değiştirmek

Posted on 09. Mar, 2009 by in Yazılım

Sömestr tatilinden bu yana Vista Business x64 kullanıyorum ve gerçekten memnunum. Tüm tükürdüklerimi teker teker yaladım ve şu anda XP’den daha stabil çalışan bir sisteme sahibim (SP1, bu işletim sistemini yarım yamalak olmaktan çıkardı, tam bir sistem haline getirdi). Linux da kullandığım için birçok özelliğin Linux çakması olduğu gözlemlemem kolay oldu; ama bu özellikler işlevsellik [...]

<!--:tr-->untitled<!--:-->

untitledSömestr tatilinden bu yana Vista Business x64 kullanıyorum ve gerçekten memnunum. Tüm tükürdüklerimi teker teker yaladım ve şu anda XP’den daha stabil çalışan bir sisteme sahibim (SP1, bu işletim sistemini yarım yamalak olmaktan çıkardı, tam bir sistem haline getirdi). Linux da kullandığım için birçok özelliğin Linux çakması olduğu gözlemlemem kolay oldu; ama bu özellikler işlevsellik katmışlar ve kullanıcı için gerekli / faydalı şeyler var. Kullandıkça ve kurcaladıkça Vista’da çok güzel özelliklerin olduğunu görüyorum ve bu yeni (eh, artık tartışılır) işletim sisteminin son dönemin teknolojilerine de iyi ayak uyduruğunu da söyleyebilirim. (daha fazla…)

Microsoft XNA Game Studio ile 5 Dakikada Mors Olmak

Posted on 04. Mar, 2009 by in Yazılım

Oyun programlama ile ilgilienen herkes XNA Game Studio’yu duymuştur. Bu program ile Xbox konsoluna ve PC’ye C++ / C# bilginizle güzel oyunlar yazabiliyorsunuz. Ben de oyun programlama ile ilgilendiğimden geçtiğimiz pazar günü olan ve 3D Akademi’nin düzenlemiş olduğu Microsoft seminerine iştirak ettim. Ettim etmesine; ama keşke olay hakkında biraz hazırlıklı gitseydim. Gelen konuşmacıların C# ile [...]

XNAOyun programlama ile ilgilienen herkes XNA Game Studio’yu duymuştur. Bu program ile Xbox konsoluna ve PC’ye C++ / C# bilginizle güzel oyunlar yazabiliyorsunuz.

Ben de oyun programlama ile ilgilendiğimden geçtiğimiz pazar günü olan ve 3D Akademi’nin düzenlemiş olduğu Microsoft seminerine iştirak ettim. Ettim etmesine; ama keşke olay hakkında biraz hazırlıklı gitseydim. Gelen konuşmacıların C# ile 4-5 satır kodda benim Java’da yaklaşık 100 satırda yapamadığımı yapması ilk dumur anını yaşattı ve afalladım. Anlaşılan Compiler seçerken özenli olmak gerekiyor. Sırf CTRL + Space’te bir kod tamamladı diye sevmeyeceğiz.

İlerleyen dakikalarda yazılmaya başlanan bir for döngüsünde, “yıllardır for yazıyoruz, işte uzman olduğumuz bir konu” diye yanımdaki arkadaşımla konuşurken, bir “fo” nun bir anda sadece işlem atanacak bir for döngüsüne dönüşmesi ikinci dumur dalgası oldu. “fo” yazdıktan sonra iki defa basılan tab, döngünün tamamını yazıyordu. Bu olaya sadece ben değil, salonun büyük bir kısmı şaşırınca tek olmadığımı anlayıp, sürü psikolojisinin yatıştırıcı yanlarına sığınmaya çalıştım. Ama bu acınası çabam konuşmacının “yapmayın arkadaşlar, hiç mi Visual Studio kullanmadınız?” demesi ile sonuçsız kalmıştı. Çünkü Visual Studio kullandım, kullanıyorum. Ama acaba neremle kullanmışım…

Hasıl-ı kelâm, seminer bittiğinde işin daha başında olduğumu, hatta daha hiç başlamamış olduğumu kavradım. Yani biraz çalışsam iyi olacak gibi…

Yazılı Basın Ölüyor mu?

Posted on 02. Mar, 2009 by in Eleştiri

Geçenlerde sabah 08:40 dersinden çıktığımda bir arkadaşımla karşılaştım. Hem biraz muhabbet etmek, hem de yapmamış olduğumuz kahvaltımızı yapmak için Kıraç‘a giderken, hemen altında olan meteksan‘dan o ayın Bilim Teknik dergisini alayım dedim. Arkadaşımın bana “internette var olm, ne diye alıyorsun?” diye sorması ile kafama dank eden bu olayı kaleme alma ihtiyacını nedense haftalar sonra duyuyorum… [...]

Geçenlerde sabah 08:40 dersinden çıktığımda bir arkadaşımla karşılaştım. Hem biraz muhabbet etmek, hem de yapmamış olduğumuz kahvaltımızı yapmak için Kıraç‘a giderken, hemen altında olan meteksan‘dan o ayın Bilim Teknik dergisini alayım dedim. Arkadaşımın bana “internette var olm, ne diye alıyorsun?” diye sorması ile kafama dank eden bu olayı kaleme alma ihtiyacını nedense haftalar sonra duyuyorum…

Gazetelerin kendi internet siteleri var ve haberleri anı anına güncelleniyorlar. Televizyon desen, zaten yazılı basının bir numaralı düşmanlarından. Kitapların ise filmleri ve dizileri var. Yüzüklerin Efendisi veya Harry Potter dediğinizde çoğu kişi filmini izlemiştir; ama kitaplarını okuyan çok az kişi vardır. Gerçi Yaprak Dökümü gibi dizilerin kitap satışlarında önemli bir artış sağladığı da önemli bir gerçek olsa da, dengelemiyor.

Günümüzde yazılı medyaya ilgi duyan, elinde kâğıt hissetmekten hoşlanan kaç kişi kaldı? Artık kitaplar bile PDF formatında. Geçenlerde bir ders kitabı lazım oldu. Arkadaşa MSN üzerinden söyledim bu ihtiyacımı, bana “dur sana kitabı göndereyim” dedi. “Zahmet etme ben gelip alırım, hem görüşmüş oluruz, bir çayını içerim” dedim. Birkaç saniye sonra “falanca kişi sizinle bir dosya paylaşmak istiyor” uyarısı gelince dumur oldum. Yuh be, ders kitapları da artık kitap değil. Hoş, geçen dönem matematik dersime sırf bilgisayar üzerinden çalıştım. Hem kitap, hem çözümler PDF şeklindeydi. Lovecraft‘ın bile bazı kitaparını PDF olarak okudum…

Eskiden gazete alma alışkanlığım vardı; ama artık haber sitelerine istediğim zaman girip takip etmek daha rahat hale geldi. Hem de ücretsiz, “internette var” yani.

Bilim Teknik’in Ocak sayısındaki bir haber de doğrulayıcı nitelikte. “E-Kâğıt Yaşamımızda” isimli haber, çok canımı sıktı. Amazon Kindle gibi aletlerin kullanışlılığına sözüm yok; ama 500 sayfalık bir kitabın elimdeki ağırlığını, sonuna yaklaştıkça incelmesini bir daha hissedemeyecekmiş gibi bir acı duymadım da değil.

Hâsıl-ı Kelam, bazı bilgisayar ve oyun dergilerinin de yazın hayatından çekilmesi ile, gerçek anlamda bir “ölüm” sürecinin başlamış olduğunun dank etmesi çok zor değil. “Son” gelmeden önce, kitapyurdu’ndan bol bol sömüreyim bari…

Sayfa 1 / 11