Şu ay için Yazılar: Mayıs, 2009

Daha önce Matrix’in Sanal Gerçekliği Windows’ta çalışsa ne olur? adıyla yayınladığım blog girdisinin devamı niteliğinde olan yeni bir videoyu paylaşmak istiyorum. Bu video amatör olarak Türk’ler tarafından çekildiği için popüler video paylaşma sitesi olan Facebook’ta (!) karşılaşmış olma ihtimaliniz yüksektir. (Zaten aşağıdaki video da Facebook’tan geliyor.)

Kısaca konudan bahsedecek olursak, bildiğiniz ofis programı olan Microsoft Office’teki asistanın, yani daha da bilinen adıyla ataçın size yardımcı olmaya çalışmasının nasıl çileden çıkarıcı bir duruma geldiğini göreceksiniz. Yazının devamı mevcut, haberin olsun »

Share on Facebook

startrekYıllar yıllar önce TGRT’de ağzımdan salyalar akıtarak izlediğim bir diziydi Uzay Yolu. Star Trek isminde olduğunu geçen yıllara kadar bilmezdim… İzlediğim en iyi bilim kurgu dizisi olmasıyla (belki X-Files‘tan bile iyi!) çocukluğumun bilime duyduğu açlığı bir nebze olsun doyurabilmiş ve ömrüm boyunca unutamayacağım kalıcı izler bırakmıştır. Hatta Turist Ömer Uzay Yolu’nda bile bana o Uzay Yolu atmosferini parodik bir dille de olsa çok güzel bir şekilde yaşatmıştı. Sonrasında Uzay Yolu filmleri ile davam etmiş; ama bir yerden sonra televizyona veda edince bu dünya ile bağım kopmuştu.

Jules Verne’in kitaplarına gerçek dünyadan daha çok gömülen insanların kendini kaybettiği nadir dizilerdendi Star Trek ve birçok kişi de benim gibi bir yerde kopmuştu. Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum; ama yıllardır Uzay Yolu’nu izlediğimi bile unutmuşken fragmanını görünce bir anda çocukluk yıllarıma döndüm. Atılgan… Kaptan Körk… Bay Spak (Kabakulak Abi)… Allah’ım sana geliyorum!… Yazının devamı mevcut, haberin olsun »

Share on Facebook

angelsanddemonsMelekler ve Şeytanlar, Dan Brown‘un mükemmele yakın olan 4 romanının 2000 yılında çıkan ikincisidir. 4 kitabını da okumuş biri olarak, aralarında en sevdiğim kitap Melekler ve Şeytanlar olmuştu. Film çıkmadan birkaç gün önce bir tesadüf eseri bir televizyon ile karşılaşıp baktığımda 15 Mayıs’ta vizyona girecek olan bir filmin fragmanını gördüm: Melekler ve Şeytanlar. Fragmanda Tom Hanks‘i de görünce çıktığı gün filme gitmeye karar verdim. Sağolsun bir dostum da beni yalnız bırakmadı… Böylece bugün çıktığı gibi filme gidip izlemiş oldum…

Da Vinci Şifresi’ni de okuyup filmini izlemiş olduğumdan nasıl bir şey beklemem gerektiği konusunda çok kararsızdım. Filme büyük bir heyecan ile gittim; ama çok büyük bir beklentiyle gitmedim. Bu da benim için en doğru hareket oldu. Yazının devamı mevcut, haberin olsun »

Share on Facebook