Çocukluğumuzdan beri planlı programlı çalışmanın önemi empoze edilmeye çalışılır, hatta dayatılır. Peki planlı programlı olmak, bizi sürprizlere ne kadar hazır kılıyor? Üniversite hayatımda şimdiye kadar yediğim, veya son anda kurtardığım “son dakka golleri” istisnasız bir şekilde “planlı programlı olduğum” konularda olmuştur.
- İki hafta öncedan çalışmaya başladığım bir sınavda, 1-7 arası konuları yalayıp yuttuktan, 8-12 arası konulara da göz attıktan sonra; sınavdan bir önceki gün gönderilen e-postada sınavın 9-14 arasındaki konulardan çıkacağı belirtilmiştir.
- Yine uzun süre önceden çalışmaya başladığım sınavda, 5. konu yeni bitmiş ve 6. konuya yeni başlanmış olduğundan 2-3 ve 4. konuları çok iyi çalıştıktan sonra; sınavda 4. konudan bir soru çıkmış, geri kalanlar da 5 ve 6. konulardan çıkmıştır.
- Ekonomik bir ay geçirdikten sonra biriktirmiş bulunduğum bir miktar paranın bir kısmını istediğim bir kitabı almak için bir kenara koyacakken; o anda laboratuar dersi için gerekli bir alete vermem gerekmiştir.
- Hafta sonuna bir ay önceden bilet aldığımda, o güne sınav konulmuştur.

Body of Lies ve Lord of War gibi filmleri izleyerek “dünya piyasasının” eksenlerini anlamaya çalışan arkadaşlara her zaman saygı duydum. Komplo teorileri okudum, dinledim, ara ara kendim de ‘yazdım’; lâkin bu filmi izleyene kadar saydıklarımın hepsinin ne kadar boş olduğunu gördüm.
Dün itibariyle 






