Türkiye’yi çok seviyorum. Ne kadar teknoloji cahili eleman varsa hepsi de bilgisayara ve bilgisayarla ilgili çeşitli alanlara bilgisayarcıların kendilerinden daha meraklıdırlar. Oldukça ironik olan bu durum, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ sözüyle paralel doğrultuda ilerlemiyor maalesef.
Tabi bu sözlerimden gerçek anlamda merak eden, görmemiş gibi atlamayan mazbut insanlar alınmamalılar. Ama diğer insanların gıyabında, bu kesime de neden 64 bitlik işletim sistemi (Kubuntu 9.10 x64, Windows 7 x64) kullandığımı anlatmak isterim.
Bir karayolu düşünün. İstanbul’lular E-5, Ankara’lılar Eskişehir yolunu düşünsün. Bu yolların genişliği elli metre olsun (50m). İkindi vaktinde bu yoldan geçen bir adam bakar ki, tek tük araba geçiyor; ne diye bu yolu elli metre genişliğinde yapıp israfa girmişler? Sabah işe gidiş ve akşam işten çıkış saatlerinde bakan kişiyse, niye bu yolu yüz metre (100m) yapmamışlar, trafiğe bak nasıl sıkışıyor der.

Bu filmi buraya taşıyıp taşımakla alâkalı biraz ikilem yaşamadım diyemem; ama son dönem Amerikan sinemasının artık kendini tekrar bile edemediği günlerde ezber bozduran bir film olması gözüme girmesini sağladı.






