64 Bitin Ne Artısı Var?

Posted on 10. Şub, 2010 by in Yazılım

Türkiye’yi çok seviyorum. Ne kadar teknoloji cahili eleman varsa hepsi de bilgisayara ve bilgisayarla ilgili çeşitli alanlara bilgisayarcıların kendilerinden daha meraklıdırlar. Oldukça ironik olan bu durum, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ sözüyle paralel doğrultuda ilerlemiyor maalesef. Tabi bu sözlerimden gerçek anlamda merak eden, görmemiş gibi atlamayan mazbut insanlar alınmamalılar. Ama diğer insanların gıyabında, bu kesime [...]

vista64Türkiye’yi çok seviyorum. Ne kadar teknoloji cahili eleman varsa hepsi de bilgisayara ve bilgisayarla ilgili çeşitli alanlara bilgisayarcıların kendilerinden daha meraklıdırlar. Oldukça ironik olan bu durum, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ sözüyle paralel doğrultuda ilerlemiyor maalesef.

Tabi bu sözlerimden gerçek anlamda merak eden, görmemiş gibi atlamayan mazbut insanlar alınmamalılar. Ama diğer insanların gıyabında, bu kesime de neden 64 bitlik işletim sistemi (Kubuntu 9.10 x64, Windows 7 x64) kullandığımı anlatmak isterim.

Bir karayolu düşünün. İstanbul’lular E-5, Ankara’lılar Eskişehir yolunu düşünsün. Bu yolların genişliği elli metre olsun (50m). İkindi vaktinde bu yoldan geçen bir adam bakar ki, tek tük araba geçiyor; ne diye bu yolu elli metre genişliğinde yapıp israfa girmişler? Sabah işe gidiş ve akşam işten çıkış saatlerinde bakan kişiyse, niye bu yolu yüz metre (100m) yapmamışlar, trafiğe bak nasıl sıkışıyor der.

(daha fazla…)

Paranormal Activity

Posted on 05. Şub, 2010 by in Beyazperde

Bu filmi buraya taşıyıp taşımakla alâkalı biraz ikilem yaşamadım diyemem; ama son dönem Amerikan sinemasının artık kendini tekrar bile edemediği günlerde ezber bozduran bir film olması gözüme girmesini sağladı. Paranormal Activity, aslında on yaşlarımdan beri izlediğim The X Files’tan oldukça tanıdık olduğum bir terim. Ama film hakkında hiçbir şey duymadım. Denk geldi diyelim District 9‘un [...]

<!--:tr-->paranormal<!--:-->

paranormalBu filmi buraya taşıyıp taşımakla alâkalı biraz ikilem yaşamadım diyemem; ama son dönem Amerikan sinemasının artık kendini tekrar bile edemediği günlerde ezber bozduran bir film olması gözüme girmesini sağladı.

Paranormal Activity, aslında on yaşlarımdan beri izlediğim The X Files’tan oldukça tanıdık olduğum bir terim. Ama film hakkında hiçbir şey duymadım. Denk geldi diyelim :P

District 9‘un (Yasak Bölge 9) farklı tarzı ve serbest kamera açıları (POV deniyormuş galiba) ile gayet başarılı olmuştu. Aslında bu başarısının altında, artık gına getiren klişelerden farklı bir şey sunması da vardı. İşte Paranormal Activity de, batı korku filmi klişelerinden bambaşka bir tat sunarak başarıya ulaşıyor.

Film korku filmi; ama korkuttu mu? Pek sayılmaz; ama en azından ucuz ve/veya klişeleşmiş numaralarla korkutmaya çalışmıyor. Hatta belki de onlarla korkutmaya çalışıyor; ama film samimi bir havada olduğu için sallanan avize bile korku unsuru katıyor. Filmin sonu da öyle çok vurucu, canavarın açığa çıkıp herkesin mutlu mesut aldığı klişe sonlardan değil. Bu yönüyle de tüm klişelere ters düşen bir film olmuş.

Filmi izledikten sonra biraz araştırma yaptım. Ne hikmetse film patlama yapmış, baya olay olmuş. Öyle abartıldığı gibi çok korkunç veya çok kaliteli bir film değil. İzlenebilitesi yüksek, ve hatta güzel diyebileceğimiz bir film. Ama yetersiz. Aynı havayla daha iyi bir senaryo oyunculuk, daha iyi bir film çıkarabilir ortaya. Yeni denemeleri bekliyoruz.

Sayfa 3 / 3123