Bir süreden beri ilk defa kendime bir sinema keyfi yapmaya karar verdim(Tabi, Sacred 2 oynamaktan neye vakit kalıyor ki? - Öhöm).
Sanıyorum ki uzun süreden beri görsel efekt içermeyen, Hollywood'un kabak tadını vermeyen, kurgusunun kalitesi son saniyeye kadar süren bir film izlememiştim. Akılda kalıcı diyebileceğim en son izlediğim film Shutter Island(Zindan Adası) olmuştu.(Evet, daha Inception'ı izlemedim!)
Avrupa sinemasının kalitesini "La vita è bella(Hayat Güzeldir), Le fabuleux destin d'Amélie Poulain(Amélie), Låt den rätte komma in(Gir Kanıma), Léon, Lola Rennt(Koş Lola Koş), Good Bye Lenin!"...(saymakla bitmeyecek bunlar) gibi filmlerden zaten biliyor olmakla birlikte Loft'u Belçika sinemasının en çok izlenen filmi olması ile seçerek izledim.









