Tamam, pekâla, ilk bölümün 47 dakika olmasına fena aldanıp görsel romanı baya baya yansıtacaklar dedim. Belki öyle olmayacak; ama yine de sıradan bir anime olmayacağının sinyallerini vermeye devam ediyor Fate/Zero. Nereden mi anladım? İkinci bölüm normal bir anime süresine sahip olsa da, izlediğimiz yerler boyunca hiçbir şekilde aksiyon/dövüş yoğunlaşması olmuyor. Bilâkis, karakterlerin motivleri ve kişilikleri [...]
Tamam, pekâla, ilk bölümün 47 dakika olmasına fena aldanıp görsel romanı baya baya yansıtacaklar dedim. Belki öyle olmayacak; ama yine de sıradan bir anime olmayacağının sinyallerini vermeye devam ediyor Fate/Zero. Nereden mi anladım? İkinci bölüm normal bir anime süresine sahip olsa da, izlediğimiz yerler boyunca hiçbir şekilde aksiyon/dövüş yoğunlaşması olmuyor. Bilâkis, karakterlerin motivleri ve kişilikleri yansıtılıyor.
Bu bölüm geriye kalan servant sınıflarının çağrılmasına ayrılmış, ve çok güzel bir ending eklenmiş. ED, tüm servant sınıflarının hayattaykenki hallerini de içeriyor ki, özellikle Assassin (Hasan Sabbah!) karakterinin yansıtıldığı sahne şahaneydi. İskender ve Mavi Sakal karakterleri de hikâyede yeni olduklarından daha ilginç karakterler olarak yerlerini alıyorlar. Saber karakteri artık sıkıcı ve hatta irite hale geldi benim için, o yüzden hiç ona değinmeden Gılgamış'ın halen ne kadar sempatik olduğunu da belirteyim!
(daha fazla...)