Eleştiri

Filmlerde Sürpriz Sonlar

Posted on 17. Eki, 2010 by in Beyazperde, Eleştiri

Geçen haftalarda canımın sıkıldığı bir gece bir korku filmi açıp izlemek istedim. Arşivimi karıştırdığımda daha önce hiç bakmamış olduğum Shrooms isimli bir film buldum. Oturup izledim ve açıkçası hiç beğenmedim. Hele ki zoraki sürpriz sonu beni iyice bezdirdi. Aklıma gelen ilk soru ise, bu kadar kalitesiz işlenen hikâye örgüsünün böyle zoraki bir sürpriz sona ihtiyacı [...]

<!--:tr-->shrooms<!--:-->
<!--:tr-->elm<!--:-->
<!--:tr-->shutter_island<!--:-->

Geçen haftalarda canımın sıkıldığı bir gece bir korku filmi açıp izlemek istedim. Arşivimi karıştırdığımda daha önce hiç bakmamış olduğum Shrooms isimli bir film buldum. Oturup izledim ve açıkçası hiç beğenmedim. Hele ki zoraki sürpriz sonu beni iyice bezdirdi. Aklıma gelen ilk soru ise, bu kadar kalitesiz işlenen hikâye örgüsünün böyle zoraki bir sürpriz sona ihtiyacı olup olmadığıydı.

ShroomsScarface, Godfather, Once Upon a Time in America, The Shawshank Redemption gibi filmler gayet lineer bir kurgu örgüsü sunarlar. İzleyiciyi etkilemek için bir sürpriz sona ihtiyaç duymazlar. Günümüzde böyle filmler pek çekilmiyor artık.

Burada bahsettiğim sürpriz son, bir polisiye filminin “katil kim?, ben o sanıyordum ama şu çıktı!” tarzındaki gibi değil, Prestige ve The Illusionist gibi filmlerdeki gibi bir sürpriz son. Sanırım 90′ların sonuna kadar sürpriz sona ihtiyaç duyan bir film yoktu, ve çekilmedi de.

Sürpriz sona sahip hatırladığım ilk film The Others’tı. Film boyunca gerilip fikir yürütürken filmin sonunda hiç tahmin etmediğim bir olayın çıkması beni tamamen ters köşeye yatırmıştı. Bunu takip eden filmlerde yine kaliteli kurgu örgüsünün hiçbir şekilde gidişatı bozmadan verdiği sürpriz sonlar ile birlikte artık “tahmin etme” olgusunun iyice gelişmeye başlaması kurguların daha akılcı, daha sıkı, daha şaşırtıcı olmaya başlaması oldukça normal. Dahası, kaliteyi arttırması ile oldukça güzel. Ama gel gelelim, bu sürpriz son olayı iyice sıktı.

(daha fazla…)

Neden Türkçe Yama?

Posted on 21. Eyl, 2010 by in Eleştiri, Türkçe Yama

Bu yazıyı serzeniş babında yazmak istemezdim açıkçası; ama geçen yıllar boyunca motivasyonunu çok çabuk kaybeden bir insan haline geldim. Zannedersem öldürmeyen darbe daha güçlü kılar sözü benim için öldürmeyen darbe sakat bırakır olarak işliyor. Her neyse… Ben de her insan gibi annemin karnından doğduğumda İngilizce bilmiyordum. Hatta aslına bakarsanız, 4 sene öncesine kadar bildiğiniz lise [...]

<!--:tr-->02<!--:-->

Bu yazıyı serzeniş babında yazmak istemezdim açıkçası; ama geçen yıllar boyunca motivasyonunu çok çabuk kaybeden bir insan haline geldim. Zannedersem öldürmeyen darbe daha güçlü kılar sözü benim için öldürmeyen darbe sakat bırakır olarak işliyor. Her neyse…

Ben de her insan gibi annemin karnından doğduğumda İngilizce bilmiyordum. Hatta aslına bakarsanız, 4 sene öncesine kadar bildiğiniz lise İngilizcesini bile pek bildiğim söylenemezdi. Dolayısıyla yabancı sitelerde takılamıyor, filmleri izleyemiyor, kitapları okuyamıyordum. Hele ki oyunlarda ancak Age of Empires II: The Conquerors‘ın Campaign kısımlarında ne yapmam gerekeni anlayabiliyordum. Daha derin hikâyesi olan oyunlardaysa bir şeyi anlamam imkânsızdı. Resident Evil 3′ün bir bulmacasında sırf İngilizce bilgim yetmediği için üç ay takıldığımı hatırlarım… (Ayda bir kere oynuyordum ama!)

(daha fazla…)

Turkceyama.com’a Uyarı

Posted on 08. Eyl, 2010 by in Eleştiri

Başkalarının yaptığı yamaları yeniden paketleyip hiçbir iletişim bilgisi vermeden rant sağlamaya çalışmayın. Utanmasanız “biz yaptık” diyeceksiniz. Terbiyesizliğin lüzumu yok. Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla olarak görmesi gerekenler de gocunsun, herkesi teker teker ifşa etmek istemiyorum. Düzenleme: Sıcak gelişmeler için yorumları okuyabilirsiniz.

Başkalarının yaptığı yamaları yeniden paketleyip hiçbir iletişim bilgisi vermeden rant sağlamaya çalışmayın. Utanmasanız “biz yaptık” diyeceksiniz. Terbiyesizliğin lüzumu yok.

Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla olarak görmesi gerekenler de gocunsun, herkesi teker teker ifşa etmek istemiyorum.

Düzenleme: Sıcak gelişmeler için yorumları okuyabilirsiniz.

Bilkent Tabuları: Bölüm 2 (Reloaded)

Posted on 02. Ağu, 2010 by in Eleştiri

Gizem Memiç‘in pek de mis gibi olmayan Miss Turkey 2010 zımbırtısından sonra kontak atmış ve yüce amaçlar uğruna çıktığım bu yolda tökezlemişimdir. Hadi len oradan zıkkım diyenleri duyar gibiyim. Siz de Bilkent’te yaşasanız siz de ne demek istediğimi anlarsınız. Bu yazıları boş yere yazmıyorum değil mi?

<!--:tr-->bilkent_library<!--:-->

Gizem Memiç‘in pek de mis gibi olmayan Miss Turkey 2010 zımbırtısından sonra kontak atmış ve yüce amaçlar uğruna çıktığım bu yolda tökezlemişimdir. Hadi len oradan zıkkım diyenleri duyar gibiyim. Siz de Bilkent’te yaşasanız siz de ne demek istediğimi anlarsınız. Bu yazıları boş yere yazmıyorum değil mi?

Bilkent Güzel Sanatlar Fakültesi

(daha fazla…)

Sayfa 2 / 612345...Son »