Bugün doğumgünüm olması sebebiyle önceki yıllarda yazdığım[1,2] doğum günü girdilerini hatırladım. Yaşlanma sendromuna filan hiç girmeyeceğim çünkü “Yaşlanmak” ile “İhtiyarlamak” arasında fark olması ihtimali, ve Cem Yılmaz’ın dediği gibi “eski olmanın güzelliği”, aman neyse ya… Bu yıl beni en mutlu eden şey ailem ve arkadaşlarımın mükemmelliği dışında, birilerinin çıkıp da “iki tane hediye alırsın” aptal [...]
Bugün doğumgünüm olması sebebiyle önceki yıllarda yazdığım[1,2] doğum günü girdilerini hatırladım. Yaşlanma sendromuna filan hiç girmeyeceğim çünkü "Yaşlanmak" ile "İhtiyarlamak" arasında fark olması ihtimali, ve Cem Yılmaz'ın dediği gibi "eski olmanın güzelliği", aman neyse ya...
Bu yıl beni en mutlu eden şey ailem ve arkadaşlarımın mükemmelliği dışında, birilerinin çıkıp da "iki tane hediye alırsın" aptal esprisini yapmayışı oldu. Sanırım etrafımdaki insanlar da olgunlaşmaya başladı. Tabi olgunluğun yaşa bağlı bir şey olmadığını yıllar önce anlamış olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
Ha, bu doğumgünüme de Orhan abiyle gelecek projelerimizi, şu anda elmizde olan için yapacağım işleri konuşarak girdik. Bu bir işaret miydi, bilemiyorum; ama niyet ve istek olduktan sonra gerisi gelir inşallah diyoruz.
Aşkımı herkese haykırdım, anlayan o kadar az kişi oldu; ama anladığını zanneden ve öyle davranan o kadar çok kişi oldu ki, artık sadece içimde yaşıyorum. White Night bunun bir meyvesiydi.

Şu anda resmî moderatörü olduğum Frictional Games sitesinde bir arkadaş bu resmi göndermeyi uygun bulmuş. Aynı resim 4 ya da 5 yıl önce Silent Hill Türkiye zamanlarımda gönderilmişti. Muhteşem bir nostalji yaşadım. Hassas kalpler birbirini görünce titrermiş.
Tabi unutmadan, hepinizin sevgililer günü de kutlu olsun