Betasına güvendiğim tek yazılım olan Opera’nın artık Alpha’sına, hatta pre-Alpha’sına bile güvenir durumdayım…
Yıllardan beri tarayıcı pazarına ayar veren, “tarayıcı böyle olur işte ulen!” diyerek küçük ve yeni yetme kardeşlerine örnek olan, her tarayıcının kendisinden üç beş özellik çalıp çırptığı halde kendisine yetişilemeyen o üstad yeni pre-alpha sürümü 10.5 ile gönüllerde bir kez daha tahtını kurdu…
Opera’nın nasıl bir tarayıcı olduğunu size anlatacak değilim. “Anlatılmaz, yaşanır” klişe sözüne de başvurmayacağım. Sadece bir örnek vereceğim…
Cep telefonunuz sadece mesaj alıp-atsın, çağrı alıp-yapsın bana yeter diyenlerdenseniz, gidip de bir BlackBerry Storm almanız ne derece abesse, tarayıcım da façabuk’u açsın, maillerime girsin yeter diyenlerdenseniz, hiç Opera kullanmanıza gerek yok. Velev ki iş tarayıcıya gelince, ben her zaman daha fazlasını isteyen o kitleye dahil oldum.

Şu aralar kendime ait olmayan bir bilgisayar kullanıyorum (Doruk abiye buradan sevgiler
Muhtemelen ekşisözlük zırdavatını bilmeyen yoktur. Geyiğin dibine vuran bu sitede herkes klavyenin ve bir kullanıcı adının arkasına saklanarak atıp tutar… vs vs vs
Wikipedia, daha önce 






