Kayıp Kromozom, son dönem Türk yazarların meylettiği politik-fantastik-kurgu türünün örneklerinden biri. Metruk gibi, standart dışı boyutlarıyla dikkat çekiyor. Nisan 2009 yılında çıkmış olmasına rağmen ancak geçenlerde edinebildim. Geç olsun da güç olmasın
Buraya sadece bahsetmeye değer bulduğum kitapları (klasik eserler dışında tabi) yazdığımı da belirtme gereği duyarak biraz konudan bahsedeyim. Kitapta, ölümsüzlük peşindeki insanoğlunun bilimin son imkânlarını kullanarak yaptığı araştırmalar, bunların devletler muvazenesindeki yeri, gizli örgütler, kötü güçler ve pek tabi iyi olanı oldurmaya çalışanlar var. Eskiden büyü ve simya ile gerçekleşen ölümsüzlük arayışı, artık bilimin ilerlemesiyle çeşitli alanlara yayılır. Kayıp Kromozomsa, insanı ölümsüzlüğe götürecek, hastalık, acıkma, yaralanma gibi her türlü aciziyetten kurtaracak anahtardır. Yalnız, bu güç, herkes tarafından iyiye yorulmamakta, bazı güçler kaos ortamını yöneterek bundan rant sağlama peşindedir. Dar bir karakter çevresinde, dinler arası diyalog, ölümsüzlük, kültürler veya ‘medeniyet çatışması’, eğitim, erdemler ve ahlakî değerler sorgulanırken; karakterler de hayatta kalma veya doğru olanın peşinden koşma çabasındalar. Biraz dinler tarihi, biraz medeniyetler çatışması, biraz politika, biraz da komplo teorisi…

Parantez içinde Orkun Uçar yazdım, çünkü iki ayrı Metal Fırtına serisi var, biri Orkun Uçar’ın, diğeri Burak Turna’nın. Bunun sebebi ise ilk kitap olan Metal Fırtına’yı ikisinin birlikte yazmış olması.
Bir dostumun tavsiyesi üzerine aldığım Katre-i Matem hakkında almadan önce hiçbir fikrim yoktu.
“Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı… Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk… Gösteri Peygamberi, yeni bir biryılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılğınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama…”






