Gaming in/out Home
Most enjoyable gaming experience is usually with friends. That’s something most of us would agree, regardless of the game. I beat first Silent Hill game first time in my friend’s house, with him, playing every Saturday night from 00:00 am to 02:15 am. It was after we clean the house, do the dishes and everyone else goes to bed. Two of us with dictionaries open (we didn’t know much English back then), and on a 15.4″ laptop screen, we enjoyed ourselves.
However, once you part your ways with your friends in terms of living place, it’s nearly impossible to play same games with them. Or with other people.
Son Yazılar
Don’t Be Afraid of the Dark
Tarih: 23. Ara, 2011 by Tanshaydar in Beyazperde

Geçtiğimiz aylar boyunca gerilimini hissedebildiğim yeni çıkan korku/gerilim filmlerinden birkaç tane sayacak olsam sadece Insidious’ı sayabilirdim. O da, korkudan ziyade başarılı bulduğum gerilim atmosferi ve birkaç ‘jump scare’ dediğimiz ani korku sahnesi ile topluyordu. Onun dışında yeni yapımlarda korku adına bir şeyler bulabilmek imkânsız. Kaldı ki içerisinde sözde aşk hikâyelerinden, boş aksiyondan veya çıplaklıktan ibaret olmayan film bulabilmek imkânsızlaşıyor ya, o da ayrı konu.
Bag of Bones – Kemik Torbası
Tarih: 18. Ara, 2011 by Tanshaydar in Beyazperde
Stephen King hayranı olduğumu belirtmeme gerek yok. Zaten yukarıdaki logoda Poe’nun sağındaki Kara Kule çiziminden anlarsınız.
Lise yıllarında bir arkadaşımdan ödünç alarak okumuştum Kemik Torbası kitabını. Stephen King’in en iyi romanlarından biri oldu benim için yıllar boyunca (Kara Kule’den sonra tabi ki). Bu el değmemiş eserin filminin çekileceğini geçen ay duydum, e bir Stephen King hayranı olarak da heyecanlandım doğal olarak. Gel zaman git zaman, film çıktı, 720p olarak benim bilgisayarındaki yerini aldı; ama bir türlü izleme imkânı bulamadım. Tabi bu uzun sürmedi ve sonunda iki bölümden oluşan bir TV filmi olarak çekilen Bag of Bones’u izledim. Ne yalan söyleyeyim, artık çocukluğumun geçtiği dönemde kalmış olan o TV filmleri samimiyetini görmek beni hem sevindirdi, hem de bana nostalji yaşattı…
Filminin kitabından daha iyi olduğu tek bir ürün var benim için. Dolayısıyla filmi ‘elbetteki değişiklikler yapılmış, bazı bölümler atılmış, bazı yerler de hızlıca geçilmiştir’ diyerek izledim, ve bunun karşılığını da fazlasıyla aldım.
Stupid Proof?
Tarih: 15. Ara, 2011 by Tanshaydar in Genel
Yaptığım her şeyi, insanların zekâlarını kullanmaları gerektiği şekilde yapmayı severdim. Ta ki bunu görene kadar…
Apple’ın neden bu kadar başarılı olduğunu anlıyorum…
Linux Remote Desktop ile Windows’a Bağlanmak
Tarih: 14. Ara, 2011 by Tanshaydar in Linux
İş yerinde, ki genelde de tercih ettiğim gibi, performans ve kolaylık açısından Linux işletim sistemi kullanmaktayım. Tabi bu konudaki bir numaralı tercihim openSUSE, 12.1 sürümü ile beni benden aldı. Gnome 3′ün shell-extension özelliğine girmiyorum bile. Her neyse.
Linux kullanıyorum, local serverlar çok güzel çalışıyor, işimi gücümü hallediyorum; ama iş karşıdaki sunucuya bağlanıp kurulum/düzenleme yapmaya geldiğinde Windows’a geçip bağlantımı kuruyordum. Neden? rdesktop diye bir güzelliğin farkında değildim de ondan.
Twitter Şeysi
- 01/01/1970 00:00
- 01/01/1970 00:00
Tüm Çiziktirmeler
Giriş 5 Lira
Tüm Kategoriler
Son Yorumlar
- Tanshaydar: I'm really glad you enjoyed. I finished...
- Brandon a.k.a. "Statyk": Not going to lie, I missed a few more th...
- Tanshaydar: Sorun değil kafana takma ;) Önceden Nov...
- Jeanne: Geç baktım üzgünüm :( Visual içindi b...
- Tanshaydar: İzledim Prototype'ı. Erkek Saber kadın S...
- Jeanne: Nereye yazacağımı bulamadım. Ancak Fate/...
- kardiyak: Aslında demek istediğimi tam anlamıyla a...








