Geçenlerde bir forumda gezerken birinin imzasını gördüm ve tam olarak şöyle bir resim vardı:

Merak etmeyin, ben bir nane yemiyorum, ya da sizi hackleme çalışması yapmıyorum. Sadece web tarayıcınız ile görülebilecek bilgileri toparlayan danasoft’un tek resim dosyası ile yaptığı güzel çalışma çok hoşuma gitti ve paylaşmak istedim.
Daha ayrıntılı çalışmalar :P

Bu resimleri arkadaşlarınızı korkutmak için kullanabilirsiniz; ama biraz tecrübesi olan kullanıcılar bu naneyi yutmazlar, haberiniz olsun ;)

Share on Facebook

Açık Kaynak dünyasına gönül vermiş, ya da en azından gönül verdiğini düşünen birisi olarak CMS sistemlerinden Joomla, WordPress, Drupal vs. gibi açık kaynak kodlu sistemler kullanır, forum yazılımı olarak da açık kaynak dünyasının en başarılı forum sistemlerinden olan SMF‘yi kullanırım. Açık kaynak dünyasında her ne kadar işlevselliği ön planda olsa da, son zamanlarda görsellik kapalı kod sistemlerini bile geçmiş durumda.

Bu yazıyı neden yazıyorum? Bir süredir bu sitenin altyapısını oluşturan WordPress’in 2.7 sürümünü bekliyor, ekran görüntülerine bakarak iç geçiriyordum. Beta‘sına güvendiğim tek yazılım Opera olduğundan, tam sürümü çıkana kadar güncellemediğim WordPress’i bu gece itibariyle güncellediğimde ağzımın birkaç karış açık kalması kimseyi şaşırtmasın. İşlevselliği bir kenara elimin tersi ile atarak yeni tasarımın muhteşemliğine hayran kaldım.
Yazının devamı mevcut, haberin olsun »

Share on Facebook

Sinemaya, en son oyundan beyazperdeye geçen bir film olan Max Payne için gitmiştim. Beyazperde için yazılmamış, sonradan onun için yorumlanmış olan filmlerin akıbeti beni genellikle üzer. Ama bazen de güzel sonlarla karşılaşabiliyoruz, mesela, kaliteli bir oyun serisini beyazperdede rezil eden filmlerinden sonra çıkan bir animasyon film gibi.
Resident Evil, neredeyse on yıl önce tanıştığım bir fenomen. İkinci oyunu ile tanıştığım oyun serisi, 3. oyundaki baş karakter Jill Valentine‘a tutulmam ile bir fan daha kazanmış, PC’ye çıkan tüm oyunlarını oynamıştım. Tabi bu kaliteli oyun serisinden daha fazla kâr etmek isteyenlerin beyazperde yorumları ile de karşılaştım. İlk film kötü olsa da, ikinci film olan Resident Evil: Apocalypse ile yavuklum Jill Valentine’ı Sienna Guillory nezdinde perdeye yansıtmaları (evet, Sienna hayranlığım buradan geliyor) filmi sevmeme vesile olmuş, ama yine geçen yıl çıkan Resident Evil: Extinction ile serinin filmlerine karşı olan bütün sevgi ve saygımı yitirmiştim.
Derken, Resident Evil’in dördüncü filmi söylentilerini duymuş, sorup soruşturunca da bir animasyon film yapıldığını öğrenmiştim. Tabi beni de heyecanlı bir bekleyiş sarmıştı. Geçenlerde DVDrip’ini kaçak yollardan elde ederek izledim, ve buraya taşıyacak kadar beğendim.
Yazının devamı mevcut, haberin olsun »

Share on Facebook