Oyun Geliştirme – Senin Derdin Değil!

Feragatname: Çok farklı platformlarda oyun geliştirmeye / programlamaya yeni başlayan kişilerin sorduğu abuk sorulara cevap niteliğinde gönderilen bir yazı var. How to Make an RPG isimli sitede (ki belli bir tecrübeden sonra da çok faydalı bilgiler içerir) Not Your Problem isimli, Daniel Schuller tarafından yazılmış bir makale bu. Bir süredir çevirisini yapmak ve kendi yorumumu da katarak yeni bir kaynak oluşturma isteğine yenik düşerek işbu yazıyı yazmış bulunuyorum. Bir önceki yazım olan Yazılım Geliştirmek Zordur ile benzer minvalde, salt çeviri değil de kendi yorumumu katarak da yazıyor olacağım.


Oyun Geliştirici olmak istiyorsunuz. Harika bir oyun yapıp bunu tüm dünyaya sunmak istiyorsunuz. Çok güzel bir hayaliniz var; ama bu iş biraz zor. Sözgelimi bir kitap yazmaktan daha zor. Bu iş sanat, kişisel zevk, ağır matematik, lojistik, ve mühendisliğin karışımıdır. Az ekip bir oyunu bitirebilir, daha da az kişi bir oyunu tek başına yapabilir. Bu süreçte motivasyonu kaybetmek çok, çok kolaydır. Ama sizi işi bitirmekten menedecek, ilerlemenizi engelleyecek, motivasyonunuzu bitirecek en sıkıntılı kısım ise, sizin derdiniz olmayan işler üzerinde çalışmaktır. Sizin derdiniz olmayan işlerle uğraşmak size kendinizi iyi hissettirir, çok şey öğrenirsiniz, hatta bazı işler tamamlanır; ama oyununuz tamamlanma yolunda arpa boyu kadar yol almazsınız ve unutmayın ki sizin amacınız da oyunu tamamlamaktır.
Devamı…


Yazılım Geliştirmek Zordur!

Feragatname: Medium blog sisteminde yazılım dünyası ile ilgili birçok güzel makale mevcut, İngilizce biliyorsanız takip etmenizi tavsiye ederim. Bu makaleyi özellikle seçme sebebim ise diğerlerinden biraz daha fazla hoşuma gitmesi ve önemli bulduğum kısımlara değinmesi. Makalenin orjinali şöyle: Writing software is hard. Benim yazım ise bu makalenin çevirisi olmakla beraber kendi yorumlarımı ve tecrübelerimi kattığım, nispeten daha değişik bir yazı olacak.


Yazılım dediğimiz şey günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkan ve bilerek veya bilmeyerek her yerde kullandığımız bir olgu. Bazılarımız kullanıcı olarak kalmayıp bir tık ötede geliştirici olmayı da kafaya koydu veya koyuyor. Ama bu işin zorluğu konusunda yıllanmış geliştiricilerin bile açıklamadığı bir şey var, o da genellikle kimsenin dile getirmediği yazılım geliştirmenin gerçekten zor olduğu gerçeği.

İyi yazılım diye tabir ettiğimiz ürün her gün çıkmaz karşımıza çünkü iyi yazılım geliştirmek zordur. Özünde, biraz tecrübesi olan tüm yazılım geliştiricileri bunun zor olduğunu bilir, ve hatta bir kısmı iş yaparken bunun zorluğunu da konuşur. Yine de, en olası sonucu aldığımızda, yani kullandığımız veya geliştirdiğimiz yazılım kötü çıktığında “niye böyle oldu ya” deriz.

Bu da, bilişsel çelişkinin (cognitive dissonance) en bariz örneğidir zaten: Yazılım geliştirmenin zor olduğunu kabul ederiz, ama yine de hep iyi olmasını bekleriz.
Devamı…



1 2 3 15