Alacakaranlık: Kara Veba

Penumbra: Black Plague Türkçe yamasına başladım. Çeviri güzel gidiyor, gayet eğleniyorum. Çok vakit ayıramasam da, biteceğine eminim. Birkaç ekran görüntüsü yayınlamak güzel olabilir diye düşündüm:

Penumbra 2009-12-16 20-48-15-39 Penumbra 2009-12-16 20-48-32-70

Overture için zaten bitmiş olan Türkçe yamaya buradan ulaşabilirsiniz.


27 Responses

Bir yorum yazın


  • others on

    ben overture da bir yerde takıldım da section c nin kapı kodunu bulamıyorum boş bir not kağıdı buldum ne işe yarayacağını bulamadım bir yardım etsen.. bu arada türkçe yama çalışmaların çok güzel senin sayende oyunları anlayarak oynuyoruz çok teşekkürler..


  • Tanshaydar on

    O boş kâğıda X ışınları ile bakman lazım. Onun üzerinde bir kod göreceksin. Sana lâzım olan kod o.


  • others on

    X ışınını nerden bulcaz bitane projeksiyon var ama ?? sana zahmet…


  • Tanshaydar on

    Laboratuar gibi bir yere gelmen lazım, orada UV ışını olan bir lamba var, ona tutman gerekiyor. Oraya kadar gelemediysen sıkıntı 😛


  • canpahali on

    Bir zamanlar Overture Tam Çözümünü yazıyordum. Oyunun yarısına kadar geldim. Fakat sonra rafa kaldırdım. Tanshaydar, Plack Plague için denemelere hazırım.


  • Tanshaydar on

    Deneme için çok erken; bittiğinde artık.
    Sömestr tatilinden önce de bitmez.


  • others on

    tamamdır saolasın yardımın için çeviride kolay gelsin..


  • celikeins on

    Tanshaydar ilk resimde “anlayamayabileceğin” kelimesi biraz okurken insanı zorluyor. Çünkü, “anlamayacağın” ın yeterlilik hali “anlayamayacağın” ya da “anlamayabileceğin” olur. Ama “anlayamayacağın” daha kolay okunur. “istemeyebileceğin” yerine de “isteyemeyeceğin” yazsan daha iyi olurdu. Amacım sana dilbilgisi dersi vermek değildi, sadece daha kolay okunabilmesi için söyledim. Yani “anlayamayabileceğin” hem uzun hem de iki defa yeterlilik anlamı var.


  • Tanshaydar on

    Dilbilgisi dersi vermeye çalışman zaten yersiz olur, çünkü burada yapılan şey edebiyat değil “çeviridir“.
    İngilizce’den Türkçe’ye yüzlerce makale çevirdiğim için artık çeviri konusunda hem kendi anladığımı hem de insanların beklentilerini göz önünde bulundurmanın zorluğunu çok iyi anlamış durumdayım. Dediğin şey belki göze hoş görünebilir; ama ben bu yamayı göze hoş görünmesi için değil, insanların anlayabilmesi için yaptım/yapıyorum.

    İngilizce ile Türkçe’nin hem dilbilgisi yapısı, hem cümle yapısı, hem de mânâ yapısı birbirinden dünyalar kadar farklıdır. Biraz çeviri yapan herkes bunu anlamıştır.

    İngilizce metinde “things you may not understand” diye geçiyor. “You may not understand”, “anlamayacağın” şeklinde çevrilemez. Çünkü onun İngilizcesi “You will not understand” veya “You shall not understand” olur, ki giriş metniyle tezat oluşturmakta. “Anlayamayacağın” da olmaz, çünkü onun İngilizcesi “You cannot understand” veya “You could not understand” veya “You would not understand” olacaktı.

    “May” yardımcı fiili, ne “can/could” ne de “will/shall/would” ile aynı yönergeyi, ne aynı etgenliği ne de aynı edilgenliği içermiyor. En yakın yadımcı fiil olan “might” bile farklı.

    Dolayısıyla, göze hoş görünmesi ya da kolay okunması için yapacağım iki hecelik çıkarma, metnin vereceği duyguyu azaltacak, tezatlara girecek ve ben çevirmen olarak başarısız olmuş olacağım.

    Okuması iyi olan birine de zor geleceğini zannetmiyorum. Oyunun içindeki bir sürü notu erinmeden okuyacak birisi şu iki “fazladan” heceyi hayli hayli okur.


  • celikeins on

    “you may not understand” teki “may” in anlamı yeterlilik ve buradaki anlamı “can” ve “could” la benzer değil mi? Yoksa ” “anla-(ya)-maya-(bilir)-sin ” deki ilk ek yetersizlik ikinci ek de olasılık anlamı mı veriyor? Eğer böyleyse anladım neden öyle yaptığınızı, böylece ingilizcem biraz daha gelişti. Onu sormasam duramazdım, ve zaten sorarak yanlışlarımı düzeltebilirim. Soruyu sorgulamak için değil de sorgulanmak için soruyorum. Bu arada çevirileriniz bence çok düzgün ( Overture’u bitirdim.). Ben de bilgisayar mühendisliği okuyom ve daha “hazırlıktayım”.


  • Tanshaydar on

    Soru sorarak hem kendini, hem de sorduğun kişileri düzeltebilirsin. Sormak, sorgulamak günümüzde silinmeye başlamış bir özellik; ama başarıya götüren en kesin yollardan biri. Bu yüzden bu özelliğini kesinlikle yitirme, hatta üzerine bir şeyler eklemeye bak.

    Bilgisayar mühendisliği ha? Güzelmiş 🙂 Senin adına sevindim. Hazırlıkta hangi kurdasın? Eğer çeviri yapabilecek kadar iyi hissediyorsan kendini, Black Plague’nun dil dosyasını paylaşayım, çevirmek istediğin yerleri çevirebilirsin. Ben malûm, finallerim ve ödevlerimden dolayı vakit ayırmayacağım buna.


  • celikeins on

    intermediate. çeviri yapabilirim ama senin de üstünden geçip kontrol etmen gerek, çünkü bu ilk çevrim olur internet üstünde.İngilizce oyun sitelerindeki yazıları okuyabiliyorum, ama bilmediğim kelimeler de çıkıyor. Sana bir şey soracaktım, bioshock oyununu oynadın mı? o oyunun dil dosyalarını bulamadım ben. sen de bakabilir misin zahmet olmazsa? Bir de hazırlıkta bolca zamanım var benim., o yüzden zaman bulabilirim.


  • Tanshaydar on

    Bioshock maalesef hiç fırsat bulup da edinemediğim oyunlardan.
    Ama dil dosyalarının hard-coding ile oluşturulduğunu biliyorum. Penumbra gibi hemen dil dosyasını bir editörle açıp değiştiremiyoruz. Özel programlar (encoder vs) ya da iyi bir HEX bilgisi gerekebilir. Zira Fallout 3 içinde benzer girişimlerde bulunup avucumu yalamıştım. Silent Hill 3 içinse basit bir encoder işimi görmüştü (ben yazmamıştım tabi :D)

    Dil dosyası burada: http://tanshaydar.com/dosya/English.lang
    Bazı yerlerini çevirdim (çok az bir kısım), dosyayı açmak için Notepad++ tavsiye ederim, UTF-8 w/o BOM olduğu için dosya dil formatı, en iyi destek veren program ile açmak uygun olur.


  • celikeins on

    Bende Notepad++ var. Onla başlayacağım anlamların değişmemesine ve bulmacalara olan vurgunun gitmemesine dikkat etmeye çalışacağım. Bugün başlayayım ama çok hızlı gideceğimi sanmıyorum.


  • Tanshaydar on

    Farketmez, hem iş hızlı yürümüş olur, hem senin için güzel bir deneyim olur. Hatta oyun varsa elinde, ara ara test bile edebilirsin.


  • celikeins on

    Dil dosyası bugünlük bu kadar çevirebildim. Bazı ortak yerler vardı Overture ile onları copy&paste yaptım.


  • celikeins on

    356-400, 194-215(notlar), 464-494, 599-1592(bölümlerdeki textler) kalmış şu anda. son hali bir de böyle buradan zor oluyor benim emalim var sende. oradan haberleşelim daha iyi olur.


  • arifcan on

    meraba arkadaşım 😀 en sonunda başlamışsın hatta bitiriyorsun black plaguenin türkçe yamasına teşekkürler bende sen söyledikten sonra bunun türkçe yaması yok gidip penumbra overtureyi aldım yarısına geldim egerki bunun türkçe yamasını bitirebilirsen penumbra black plague ye devam ederim kaldıgım yerden anlamadan dinlemeden oynuyorduk teşekkürler


  • hasan on

    tesekkur edıyorum oyunu ındırdım oynayacagım umıtsızce google a yazdım turkce yaması varmı dıye senın paylasımını gorunce cok sevındım tekrardan cok tesekkurler


  • PerfecTo on

    merhba.. çeviri için kolay gelsin.. İngilzceden anlamayanlar ya da bnim gbi yrım yamalak anlyanlar için iyi bir iş :)..Yamanın bitmesine daha çok var mı ?


  • Hakan on

    Öncelikle uğraştığın için teşekkürler.Tahminen ne zaman bitirirsin bu türkçe yamayı??


  • celikeins on

    evet ya turkce yama üzerinde çalışıyor musun?


  • Tanshaydar on

    Uzun bir süre yüzüne bakmadım da şu an tekrar raftan indirdim, çeviriyorum.


  • seko on

    Penumbra Overture 1 i senin Türkçe yaman sayesinde kolaylıkla bitirdim black plague oyununa başlamak içinde çevirinin bitmesini bekliicem vizeler başlamadan bitirsen çok iyi olurdu 🙂 tahminen ne zaman biter?Emeklerin için teşekkür ederim.


  • Tanshaydar on

    Aslında birkaç saat kapansam biter de, şu aralar birkaç saat kapanacak vaktim olmuyor. Benim de vizelerim başlamak üzere. Bakalım ne olacak.

    Bittiğinde bir de beta testi olacağı için iki-üç gün de onu bekleyeceğim. Şu anda sadece notlar kaldı, tüm diyalog ve yorumları çevirdim.


  • Ömer on

    Çeviri ne durumda üstad?


  • Tanshaydar on

    Biteli ve yayınlayalı ay oldu be üstad.


Leave a Reply