Tanshaydar'ın Mekânı
SOSYAL:
Kategori: Beyazperde

Amélie

Jean-Pierre Jeunet‘in yönetmenliğini yaptığı 2001 yapımı Fransız filmi.
Audrey Tautou‘yu Amélie Poulain rolünde gördüğümüz film, günlük hayatı konu ediniyor.

Film çıktığında tüm Fransa’nın altını üstüne getirmiş (iyi manada) ve cidden çok güzel işlenmiş bir film. Hani dersiniz ya, hayatımı yazsam roman olur, öyle bir şey yok, sıradan bir günlük yaşam öyküsü ancak bu kadar güzel işlenebilir herhalde!

Takip edenlerin de bileceği gibi izlediğim her filmi buraya eleştiri konusu yapmam; sadece benim için güzel film sıfatı kazanmış filmler ve özellikle de yeni izlediklerimi konu edinirim. Tabi şimdi çok önceden izlediğim filmleri de sırayla konu edinmeye başlayacağım; ama şimdilik bu biraz zaman alacak gibi duruyor. Peki “2001 yapımı filmi yeni mi izledin” diye sorarsanız size evet diyeceğim. Hiç de gocunmama gerek yok, olabilir; sizden kaç kişi şimdiye 1970-2002 arası çıkan filmlerin tamamından haberi oldu ve/veya izledi? Dolayısıyla önceden haberim olmuş; ama izlemek anca yeni nasip olmuş bir film oldu bu. Daha önceden (2006 gibi) müziklerini dinlemeye başlamış, yakın zamanda da müziklerin bir Soundtrack (yani bir oyun veya filme ait olması) olduğunu öğrenip filminin araştırmasına girdim. Üzülerek söylüyorum diyeceğim yalan olacak, filmi indirdim ve izledim. Korsana hayır diyen bir kişi olabilirdim; ama şu anki şartlar altında pek de hayır diyemem, neyse.

Daha önce de dediğim gibi film, günlük hayatı konu alıyor; ama daha çok Amélie Poulain isimli hanımın etrafında geçiyor. Film başlarken biraz hoş olmayan sahneler göze çarpsa da ilerleyen dakikalarda filmin tarzı insanı içine çekiyor. Filmin Fransız yapımı olduğunu unutmayalım, ben bunu unutarak gözlerimi açıp izledim ve dolayısıyla kapatmakta geç kaldım 😛 . Tabi durum bundan ibaret, genelde konu günlük hayatı, komşuları, insan ilişkilerini ve biraz da özel anlamda ikili ilişkileri işliyor. Filmin konusu hakkında spoiler olmaması için çok bir şey söyleyemiyeceğim; ama bir apartman, altındaki manav, İki Değirmen isimli kafe ve bir istastondan öteye geçmiyor diyebiliriz mekânlar için.

Gelelim ne kadar etkilediğine, ikili ilişkileri aradan çıkarırsak (romantik / duygusal kişiler için ayrı bir yazı lazım 😛 ) film hoştu. Öyle çok bir etki bırakmıyor insan üzerinde; ama film bittiğinde dudaklarınızda hafif bir gülümseme beliriyor, ki bence bu da filmin güzel sayılabilmesi için yeterli, değil mi?

3 comments
  1. bu filmi ben ciktiginda izlemistim, harbiden de hos film

    gokhan on Mayıs 13 | Cevapla
  2. bana kız arkadaşım indirtip izletmişti, açıkçası biraz sıkılmıştım ama çok kötü de değildi.

    Murat can on Haziran 28 | Cevapla
  3. denemek lazım adını hep duydum ama izlemedim… bakalım kısa zamanda izleyecegim…

    eonder87 on Aralık 21 | Cevapla

Söz uçar yazı kalır