Bilkent Tabuları: Bölüm 2 (Reloaded)

Gizem Memiç‘in pek de mis gibi olmayan Miss Turkey 2010 zımbırtısından sonra kontak atmış ve yüce amaçlar uğruna çıktığım bu yolda tökezlemişimdir. Hadi len oradan zıkkım diyenleri duyar gibiyim. Siz de Bilkent’te yaşasanız siz de ne demek istediğimi anlarsınız. Bu yazıları boş yere yazmıyorum değil mi?

Bilkent Güzel Sanatlar Fakültesi

Bu yazımda Bilkent’teki yaşam formları üzerine konuşarak Bilkent Ekosistemi‘nin ihtiva ettiği yüzdelere yakın bir bakış vermeye çalışacağım.

Bilkent Ekosistemi:

– %69.7 Tiki
– %09.8 Zengin Piçi
– %20.5 Anadolu Çocuğu
– Birkaç tane emo.

Görüldüğü üzere Apaçi formları henüz Bilkent’e giriş yapamamıştır. Ki zannımca uzun süre daha giriş yapamayacaklardır.

Şimdi, yüzdenin en büyük kısmını elinde tutan Tiki yaşam formlarını ele alalım.

Bilkent ve Tikiler:

Bilkent’te dominant bir yüzdeye sahip olan tikiler ülkenin değişik yerlerinden göç etmiş ve bu bölgeye yerleşmiş olduklarından, kökenlerini belli eden özellikleri gösterirler. Ama, adaptasyon ve doğal seleksiyon aşamalarından sonra Bilkent Tikileri bölgeye özgü bir tür haline gelmiş ve pek doğal bir şekilde kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır.

Öncelikle, bir Bilkent Tikisi kendisini dış görünüşüyle kendini belli etmek zorunda değildir. Buradan çıkarmamız gereken sonuç, tikiliğin bir yaşam tarzı değil, bir ideoloji haline gelmiş/getirilmiş olduğudur. Şimdi Bilkent Tikilerini özelliklerine göre sınıflandırmaya ve onları daha iyi tanımanıza çalışacağım.

1) İnsanlıktan Nasibini Alışlarına Göre:

Bu sınıflandırma türünde ele aldığımız tikilerin üç çeşide ayrıldığını görmekteyiz. Tahmin edebileceğiniz üzere insanlıktan nasibini almış ve almamış olmak üzere iki tür tiki varken, ikisinin arasında gidip gelen (ara form) bir tiki güruhunun da bulunduğunu aklınızda tutun. Bu ara form tikiler, tikiliğin bir yaşam tarzı olduğunu ve kendilerinin insan olduğunu unutmaya yüz tutup, “önce insan sonra tiki” yerine sadece “tiki” olmaya doğru ilerleyen topluluktur. Onlar için çok geç değildir, halen geri dönüş vardır.

İnsanlıktan nasibini almamış tikiler: Bunlar hal ve hareketleriyle insanlıktan çıkmış olan tikilerdir. Bu yaşam formuna göre dünya onların etrafında dönmek için yaratılmıştır. Etraflarındaki insanlar düşük yaşam formlarıdır, onlara hizmet etmek zorundadırlar. Bu yaşam formlarını yolun ortasından ve guruplar halinde yürüyerek yolu tıkarken(başkalarının acelesi yoktur, o yolu kullanamazlar, ya uçarak ya da yer altından gitmek zorundadırlar), servislerde ayaklarını karınlarına çekip koltuğa basarken(onlardan başka kimse oturmayacaktır oraya, ve temizlikçilerin işi nedir?), yüksek sesle müzik dinlerken, yüksek sesle konuşup yüksek sesle kahkahalar atarken, geceleri arabalarında ve odalarında ses sistemlerini açarken(75. yurtta bu yaz vardı bir tane bunlardan), giyinişiniz, yürüyüşünüz ve konuşmalarınızla dalga geçerken(bizim gibi düşük yaşam formlarına bakarak şükrederler) görebilirsiniz. Kısaca, etraflarındaki her şey onlara hizmet etmek, onları mutlu etmek, onları tatmin etmek için yaratılmıştır. Kendileri dışındaki insanlara zerre kadar saygı duymazlar, küçük görürler. Genellikle kemalizm türevi söylemlere sahiptirler. Halbuki Nutuk’un N’sini bile okumamışlardır. İki kelime söylediğinizde “amaaan, öfff” deyip giderler.

İnsanlıktan nasibini almış tikiler: Bu grubu dışarıdan bakarak tanıyamazsınız. Bir şekilde bir samimiyet, bir muhabbet kurmanız gerekmektedir. Bu tikiler, tiki olduklarından çok insandır. Etraflarındaki insanlara saygı duyar, yardım etmeye çalışır, onların iyi özelliklerine gıpta ederler. Belli bir ideolojiye sahip değillerdir. Onlar için herkes kendine göre haklıdır, o yüzden farklı düşüncelere saygı duyarlar.

Bir tiki arkadaşım, bir başka arkadaşımın cuma namazına gittiğimi duyunca Allah kabul etsin demiş, yanındaki x2 tiki arkadaşım ise helal olsun diyerek içlerindeki gerçek ve güzel insanları ortaya çıkarmışlardır. Ben olsam “cuma nedir ya, biraz modern olun, ne bu geri kafalılık” derdim. Her neyse, işte o iki tiki arkadaşım benden daha çok insanlar.

Ayrıca bu tikilerin halk otobüslerine, metrolara binerek normal halktan insanlarla birlikte bulunmaktan rahatsızlık duymadıklarını da görmek mümkündür. Arkadaş olunası sıcakkanlı insanlardır. Güzel insanlardır. Şahsen kendilerini severim.

2) Kökenlerine Göre:

Bu kategoride tikilerin oluşum şekillerine ve evrimlerine tanık olacağız. Tikiler üç farklı camiadan geliyorlar.

Kolej ve türevlerinden tiki olarak gelenler: Bunlar doğrudan tiki olarak geldikleri için artık bir üst tür olan zengin piçi seviyesine yükselmek için uğraşmaktadırlar. Evrimleri acı vericidir, çok sıkıntı çekerler ve hedeflerine vardıklarında hiçbir işe yaramadığını görerek kendi altlarından gelenlere işkence etmeye başlarlar.

Orta ve iyi halli ailelerden normal olarak gelenler: Bu kesim şekil almaya müsaittir. Özellikle kemalizm söylemlerine aşinalık ve sempatizanlık varsa eğer Bilkent’te bulundukları süre içerisinde tiki olmaları kaçınılmazdır. Ama insanlıktan nasiplerini almış olmaları mümkündür.

Anadolu çocuğu olarak gelenler: Dışlanmanın, tek başına kalmanın, hor görülmenin kompleks haline geldiği kişilerde ortama uyum sağlama ve/veya intikam alma duyguları kabarmaktadır. Tikilerin en kötü gurubu, tiki olduğunu ve ortama uyum sağladığını bas bas bağıran insanlardır. Ki bunlar da hamurlarında hiçbir tikilik olmayan insanların düştüğü durum içler acısıdır. Asla tam anlamıyla tiki felsefesini özümseyemeyeceklerdir ve muhtemelen hayatlarının bir döneminde kendi özlerine geri döneceklerdir. Ya da yeşilçam onlara dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecektir.

3) Bölümlerine Göre:

Sakın bölümlerine göre de ayrıldıklarını bilmediğinizi söylemeyin. Mühendis tikiler ile turizm okuyan tikiler arasındaki farklar hiç gözünüze çarpmadı mı?

Sayısal bölümler: Bu tikiler çok süslenmezler. Sayısal bölümün getirdiği realistik bakış açısı tikiliklerine de yansımıştır. Büyük boncuklu şeyler takmaz, şalvar ve streç gibi uç tiki elbiseleri giymezler. Makyajları da boya kutusuna düşmüş gibi değildir. Yalnız yürüyüşleri ve tavırları ile kendilerini belli ederler. İnsana en çok benzeyen tiki türüdür. Eğer gözünüz alıştıysa farketmemeniz normaldir.

Eşit Ağırlık bölümler: Buralardaki tikiler bölümlerinde en iyi notları alanlardan olmaktadırlar. Nasıl olduğu bilinmemektedir. Gruplaşma özelliği gösterirler. Ekosistem içerisinde hayatta kalmanın en güvenilir çözümünün bu olduğuna inanırlar. Guruplarına yeni üyeler alırken gurubun en akıllı üyesi kilit rol oynar. Suratları genellikle mahkeme duvarı gibidir. Soğukturlar. Vampir severler.

Sözel ve yakın bölümler: Dünyanın geri kalanından kopmuşturlar. Genelde aptal olurlar. Sıkıntı verirler, bela olurlar. Espri yaptıklarını zannederek kendilerini küçük duruma düşürürler. Abuk subuk giyinirler. Abuk subuk konuşurlar. Alâkasız şeyler arasında alâka kurmaya meraklıdırlar. Kendilerini insan psikolojisinden anlıyor zanneder, her şeyi cinsellik ve aşk acısında bağlarlar. Apaçi tarzı davranışlar sergilemeleri mümkündür.

Turizm tarzı bölümler: Bu bölümlerdeki tikiler marjinalliğin götüne koymuşlardır.

Bölüm 3’te Bilkent Ekosistemi’ndeki zengin piçlerini ele alacağız; ama öncesinde incelenmesini istediğiniz bir konu varsa listeye alırım. Sağlıcakla kalın.


5 Responses

Bir yorum yazın


  • Tanshaydar on

    Teşekkür ederim Gizmoj. Kısa sürede ekosistemin en düşük nüfuslu üyelerini de incelemeye alacağım.


  • anafenden.bir.dost on

    vay be anafenden gelen birinden şunu duymak ilginç geldi bana: “Ben olsam “cuma nedir ya, biraz modern olun, ne bu geri kafalılık” derdim.”. anafende çok mu bezdirdiler?


  • Tanshaydar on

    Anafenden bir dost, anafende bize değişik espri anlayışları ve ironi yapmayı da öğrettiler 🙂




Leave a Reply