Bugün Benim Doğum Günüm – 4

gugıl
2008’den beri yazdığım bu blogta kutladığım 4. doğum günü oluyor bu.
Üniversiteye girdiğim yıllardan beri doğum günlerim hep Ankara’da olduğum vakitlere denk geldi. Genellikle doğum günümden birkaç gün önce (veya birkaç hafta) evde olduğumdan ailemle kutladığım doğum günlerim de oldu, ki bu da bunlardan biriydi.
Doğum günü kutlamak ne kadar gereklidir, kültürel açıdan yeri nedir gibi şeylere girmeyeceğim, çünkü umrumda değil.
Doğum günü kutlamak, insanın sevdikleriyle bir araya gelmesi için bir bahane sadece. Sevdiklerinden genelde hep uzak olan birisi için bunun anlamı daha bir başka oluyor. Mesela uzun süredir görüşmediğiniz bir çocukluk arkadaşınız, bir kuzeniniz sizi arıyor ve basit bir doğum günü kutlaması arada kaybettiğiniz vaktin telafisi haline geliyor.

2009’da yurtta kalıyordum ve 14 Şubat’ta tek başımaydım. Yurtta çok az kişiydik. O akşam iş yoğunluğundan dolayı yurtta kalmış bir arkadaşım küçük bir pasta alıp bana süpriz yapmıştı. Yurdun mutfağında o ve tesadüfen merdivenlerde karşılaştığımız bir başka arkada, üç kişi olarak, üç dilimlik pasta ile doğum günü kutlamıştık ve oldukça keyifli geçmişti.

Bu sene biraz fazla muhabbet konusu oldu doğum günüm, ve yine şu can sıkıcı esprilere maruz kaldım.
İnsanlar zannediyor ki, 14 Şubat’ta doğduğunuz zaman tüm kızların peşinizden koştuğu bir casanova oluyorsunuz, 14 Şubat gününde kızlar size hediye vermek için sıraya giriyorlar, aynı zamanda size sevgililer günü hediyesi veriyorlar ve “iki hediye birden alıyorsunuz“.
Mantığını bir türlü çözemediğim bu aptalca esprinin bana yansıyan kısmı ise şöyle:

Ben: Doğum günün kutlu olsun Necdet abi. Nice yıllara.
Kuzenim: Saolasın Tanselim. ya 14 şubatta ben senin d.günün olduğunu biliyodum. faceden kutlamıyım ararım telefonla dedim. sonra araya sevgililer günü vesilesiyle bisürü şey girdi çıkmış aklımdan. kusuruma bakma.. senin de geçmiş doğum günün kutlu olsun yani
Ben: Eyvallah abi, ben alışkınım sevgililer günü dolayısıyla şey olmasına merak etme.

Bu sene de sevgililer günü dolayısıyla doğum günümü kutlamayı unutan (adettir, yerine getirmek lazım diye düşünüyorum, çok mu gelenekselciyim?) bir sürü arkadaşım oldu, ki uzun zamandır görüşmediğimiz insanlar da değildi bunlar. Kırgın ya da kızgın değilim, sevgilileri ile mutlu mesut olsunlar, ne güzel; ama hal böyleyken halen bana bu espriyi yaptıklarında zoruma gitmeye başladı.

Bu defa bir başka 14 Şubat’ta doğma talihsizliğine düşen arkadaşla da bu konuda dertleşirken üstüne bir de ‘sap’ olmamız yüzümüze vurulunca aldık levyeleri… yok canım öyle bir şey olmadı tabi, sadece yediğimiz laflarla kaldık.

Ama bu defa, ya da şöyle diyeyim, 6 yıldan beri ilk defa farklı ve güzel bir doğum günü geçirdim.

Patronlarım ve bir patronumun nişanlısı bana ofiste hoş bir sürpriz yaptı bu yıl. Çok da hoş oldu ve hoş vakit geçirdim.

Önceki doğum günü yazılarıma nazaran oldukça ilginç ve farklı bir yazı oldu bu. Bir haftadan fazla gecikmiş olmamı resimlerle telafi ettiğimi düşünüyorum.


1 Responses

Bir yorum yazın


  • Aarondight on

    Doğum günün tekrar kutlu olsun :D. Güzel olmuş. Hep sürpriz bir doğum günü istemişimdir. Hiç olmadı üstelik doğum günümde oturdum Saya no Uta okudum. Tabi o doodle ı görünce mutlu olmam ayrı bir psikolojik sorun.


Leave a Reply