Kaynak: Silent Hill Koshiki Guidebook Kanzenban
Çeviri: Tansel Altınel (Tanshaydar)
©1999 Konami Computer Entertainment Tokyo tüm hakları saklıdır.

Silent Hill Kasabasının Özeti

İlk bakışta, kırsal kesimde terkedilmiş bir kasaba, ama…

Silent Hill, hikâyenin geneli için, Amerika’nın kuzeydoğusunda, kırsal bir kesimde kurulmuş olan bir kasabadır. Başlıca geçim kaynakları turizm olmaklar beraber, turizm kadar yaygın olmasa da tarımdır. 30,000’in altında bir nüfusu vardır, ve asıl geçim kaynağı olan turizm de yavaş yavaş ölmektedir. Kasabanın bazı muhafazakâr kesimleri, Silent Hill’in modernize olmasına ve turistleri daha çok çekebilecek bir dönüşümden geçmesine karşı çıkmıştır, ve ilk bakışta Silent Hill zararsız bir kırsal kasaba olarak görünse de, bunun sonucu olarak beklenmedik bir “karanlık”, uyuşturucu ticareti, kasabanın üstüne çökmüştür. Hatırı sayılır derecede büyüklüğe erişmiş dini bir tarikatın da sahne arkasından ipleri çektiği dedikodusu ortalıktadır. Genç insanların hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmaları, kasaba geliştirme çalışma guruplarındaki işçilerin gizemli şekillerde gerçekleşen ölümleri ve bazı uğursuz geleneklerin devam ettiği de dilden dile dolanmaktadır.

Silent Hill’de Yaşayan İnsanlara Ne Oldu?

Bilinmiyor! Size en korkunç gelen şey neyse gerçek odur.

Harry’nin uyandığı ilk andan beri tüm kasaba zaten terkedilmişti. Gerçekte ne olduğu son sahneye kadar açıklanmamıştır– kesin olan tek şey sıradan bir durum olmadığıdır. Silent Hill’de önceden yaşayan insanlara ne olduğunu merak etmenin bu kadar doğal olduğunu göz önünde bulundursak bile, oyunu bitirmiş bir kişinin birkaç açıklama getirebilmesi gerekir: ya herkes öldü, ya da kâbus gerçekliğinde (alternate) gerçekleşen olayların gerçek dünyada hiçbir etkisi yoktur, veya olan biten her şey Harry’nin gördüğü bir kâbustu, vb. Bunların arasında en mantıklı açıklama olayların Alessa’nın kâbuslarında gerçekleştiğidir.

Silent Hill kâbusların gerçekliğe dönüştüğü bir kasabadır, o yüzden oyunu oynamış herkesin vardığı en korkutucu sonucun gerçek olduğunu düşünmek en doğrusu olur.

Neden Kasaba ile Dünyanın Geri Kalanı Arasındaki İletişim Tamamen Kopuktur?

Bilinmiyor! Rüya ile gerçeklik arasındaki çizgi belirsizdir.

Kasbanın dışına giden tüm yollar sanki feci bir depremle yıkılmış gibidir. Eğer birisi bu kasabada ne olduğunu anlamazsa, bu soruya verilecek cevabı da anlamayacaktır. Kesin olan bir şey var ki, Silent Hill’de gerçek ile gerçek olmayan arasındaki çizgi tamamen belirsizdir. Belki kasaba kendini başka bir boyuta taşımıştır, ya da belki de tüm bunlar birisinin kafasının içinde gerçekleşmektedir. Gerçek dünya tüm o yıkılmış yolların diğer tarafında bekliyor olabilir mi?

Canavarlar Nereden Geliyor?

Alessa’nın saplantılarından ve histerilerinden.

Alessa’nın kâbuslarında gördükleriyle aynı gizemli canavarlar terkedilmiş kasabada cirit atıyor. Anılarındaki fenomenlere bağlı olarak stres, baskı, zihnin kaygılı durumları ve bu tür şeyler yüzünden cisimleniyorlar. Örneğin, kasaba boyunca görülen pterosaur-varî canavar Alessa’nın favori kitaplarından biri olan Kayıp Dünya (The Lost World) kitabındaki çizimlerde görülebilir. Yeşil tırtıl ve güve canavarları da odasında görülen böcek örneklerinden. Çocukluğunda önemsiz bulup garipsediği şeyler diğer korkularıyla birlikte gerçekliğe büründü.

Kasaba Neden Aniden Karanlığa Bürünüyor?

Kâbus dünyasında bile bir döngü vardır.

Harry kasabada dolaşırken birçok defa gece (?) oluyor. Aynı şekilde, kasabanın ve binanların görünüşünün tamamen değiştiği zamanlar da oluyor. Uygun kalması için, kitabın tamamında bu duruma “doğru taraf” ve “ters taraf” şeklinde hitap edilecektir. Bu değişiklikler gerçekleşiyor çünkü kasabayı kaplamış durumda olan Alessa’nın kâbuslarının oluşturduğu dünyada bir döngü vardır. Tıpkı normal bir uyku durumunda olan normal bir insanın REM ve non-REM durumları arasında geçişler yaşaması gibi, kâbus dünyası daha derin bir karanlığa yaklaştığında (uyku), ışığın tamamen sönüp gittiği ve dünyanın daha derin bir kâbusa çekildiği bir fenomen oluşur ve bu döngü devam eder “Doğru taraf” ve “ters taraf” içinse, bir taraf gerçeklik ve diğer taraf rüyadır demek yanlış olur; doğrusu, ikisi de gerçek değildir demek olacaktır. “Ters taraf”ın kazara böyle kötücül bir görünüşe bürünmesi de, vücudu tamamen yanmış olan Alessa’nın sonsuz kâbuslarının meşum bir tanrı tarafından işgal edilmesi ve iyice çarpık bir hale gelmesinden dolayıdır. Alessa’nın nefreti ve dehşeti bu meşum varlığın inkişaf etmesi için bir besin kaynağıdır.

Dahlia’nın Niyeti Nedir?

Tabi olduğu dini gurubun uzun süredir değer verdiği arzunun gerçekleşmesidir.

Dahlia Gillespie oyunun içinde ve oyunun ortalarından sonra görülmekte ve Harry’ye önerilerde bulunmaktadır. Oyunun final sahnesinde, tüm olayı planlayanlardan biri olduğunu görmekte, yaptıklarının arkasında derin ve büyük bir motivasyonun olduğunu anlamaktayız. Oyunda bahsedilmiyor olsa bile, Dahlia Silent Hill’in yeraltında kurulan bu tarikatın ruhani medyumu rolünü üstlenmektedir. Bu tarikatın yegâne öğretisinin kökleri bölgenin tanrısına kadar inmekte ve gerçek hayattaki tüm dinlerden ayrılmaktadır. Kısaca, bu meşum tanrının doğuşunu sağlamak ve dünyaya sonuz bir yıkım getirmektir, ki bu da Dahlia’nın tabi olduğu tarikatın uzun süredir değer verdiği öğretidir, çünkü “tüm günahlar yıkanacaktır,” “herkes acılarından kurtulacaktır,” ve “gerçek cennete kavuşacaktır.” İnsan bir taşıyıcı annenin rahmini bu meşum tanrı ile dölleme tekniği bu sona ulaşabilmek için defalarce tekrarlanmış, ama her defasında başarıszlıkla sonuçlanmıştır. Kasabada yer alan gizemli ortadan kaybolmaların arkasında, genç kızların tarikat tarafından muhtemel anne adayları görülmesi vardır (yine de bunların büyük çoğunluğu kırsal bölgede yaşamaktan sıkılıp büyük şehirlere göç eden gençler oluşturmaktadır).

Yedi Yıl Önce Yaşanan Büyük Yangının Sebebi Neydi?

Dahlia’nın Alessa’yı kullanarak gerçekleştirdiği bir ritüel.

Dahlia en başta Alessa’nın ayak izlerini takip ederek kendisi gibi tarikatın ruhani medyumu olacağını düşünüyordu, ama sonradan farkına vardı ki eğer Alessa’yı tarikatın tanrısını yeryüzüne getirmek için taşıyıcı anne olarak kullanırsa bu ritüelin başarıya ulaşma şansı oldukça yüksekti. Ve böylece yedi yıl önce, Dahlia Alessa’yı kendi evlerinin mahzeninde kullanarak tarikatın tanrısını yer yüzüne getirmeye çalıştı. Tarikatın kendi ritüelleri için kullandıkları bir yer olmasına rağmen, Dahlia eğer Alessa taşıyıcı anne olursa bu meşum tanrıyı çağırabileceğinden emin olduğu için bir yer seçmenin gereği yoktu. İçgüdülerine uyarak ritüeli kendi bodrumunda gerçekleştirdi. Ritüel işlemi büyük çapta bir ateş gerektiriyordu; ama bu da büyük çapta bir yangın felâketi ile sonuçlandı. Oyun içerisinde denk gelinebilecek olan “kasaba merkezine yakın yerde altı ev yanarak kül oldu” şeklindeki bilgiye rağmen harita üzerinde yangının meydana geldiği yeri bulmak mümkün değildi. Görünüşe göre bu evler geçen yedi yıldan sonra geriye hiçbir iz bırakmadı.

Alessa Yedi Yıl Önceki Yangında Öldü mü?

Hayır, ölmedi.

Oyunda, Alessa’nın “yanmış bedeni bulundu” deniyor. Raporların öldüğünü işaret etmesine rağmen, gizlice Alchemilla Hastanesine götürüldü ve hastane bodrumunda yedi yıl boyunca bakım altında tutuldu. Kaufmann sahte bir beden hazırladı; söz gelimi otopsiyi de onun yaptığı söylenebilir. Dahlia’nın tarikat tanrısını yer yüzüne getirmek için Alessa’yı taşıyıcı anne olarak kullanması neredeyse başarıya ulaşıyordu, ama Alessa hızlıca ruhunun bir parçasının kaçmasını sağladı ve ritüel tam anlamıyla başarıya ulaşmadı. Kısaca, tanrı ceninini içinde taşımasına rağmen, ritüel askıya alınmış vaziyette beklemede kaldı. Alessa ölümcül düzeyin bile çok ötesinde kalan ve tüm vücudunu saran yarıların ıstırabını çekmesine rağmen hayatta kaldı -daha doğrusu hayatta tutuldu- çünkü bu meşum tanrı kendisini doğuracak olan bedeni koruyordu. Ayrıca, Dahlia Alessa’nın bedenine işkence ederek kayıp ruh parçasının asıl parçaya cevap verceğini umarak buna yedi yıl boyunca devam etti. Bu kayıp ruh parçası ise Cheryl’dan başkası değildi. Eğer ruh tekrardan bir bütün olursa, ritüel tamamlanacak ve meşum tanrı uyanacaktı, o yüzden Dahlia Alessa’ya acı çektirmeye devam ederek Cheryl’ın yardımını çağırmasını amaçladı. İlginç bir şekilde baştan aşağı kumaşlar içerisine sarılmış olan cesetler(?) alternate dünyasına giden yerlerin yakınlarında görülebiliyordu. Bu figürler tarikatın ritüelistik elbiselerini giyiyordu. Belki de bunlar Alessa’nın tarikata olan nefretini temsil ediyordu?

Cheryl, Alessa’nın “Diğer Parçası” Olduğunu Biliyor muydu?

Zerre kadar farkında değildi.

Cheryl’ın Alessa’nın “diğer parçası” olmasına rağmen bundan haberi yoktu. Harry’ye Silent Hill’e gitmek istediğini söylediğinde, bunun sebebi Alessa’nın acılarının ve yardım isteğinin Cheryl’a ulaşmış olmasıydı. Yedi yıl boyunca, Alessa tüm bu acı ve ıstıraba sırf diğer parçasının mümkün olan en küçük mutluluğu bile yaşayabilmesi için dayandı. Ama parça parça, Dahlia’nın işkenceleri başarıya olaştu ve Alessa’nın dayanabileceğinden daha büyük bir hal aldı. Ve sırf “Birisi (Benim diğer yarım?) beni çağırıyor…” gibi bir algıya dayanarak, Cheryl Harry ile birlikte Silent Hill’e geldi.

Cheryl ve Alessa Ne Zaman Birleşti?

Oyunun başlarında.

Kesin zaman belirtilmemesine rağmen, bu olayın oyunun başlarında gerçekleştiği kesindir. Cheryl’ın oyunun başlarında caddenin ortasında ortadan kaybolması Alessa’nın kâbusunun Harry’nin rüyalarını tamamen esir almasından dolayıdır; bu olay Cheryl’ın Alessa ile birleşmesine yönelik bir şey ifade etmez. Ayrıca, oyunda Alessa’nın hem büyümüş hem de çocuk hali gösterilmektedir. Bunlardan bir tanesi Alessa’nın gerçek yaşını gösterirken, diğer yedi yıl öncesinden kalan bir “hayalettir”. Cheryl ile birleşerek, Alessa (gerçek yaşında) ağır yaralı halinden kurtularak yeniden doğmuş, Dahlia ve tarikat müritlerinin onu hapsetmek için kullandığı büyüyü kırmış, ve harekete geçmiştir. Birleşmeden sonra, Alessa teleportasyon gibi her zaman sahip olduğu doğaüstü yetenekleri yeniden kazanmıştır. Eğer ki normal şartlar altında yaşıyor olsaydı, bu güçlerin kendi başlarına ortaya çıkmaları neredeyse imkânsızdı. Alessa doğal olarak belli bir seviyede ruhani güce sahipti ve o noktada öngörü gibi altıncı his güçlerine de sahipti; ama bunların çoğu daha çok birer tahmin veya içine doğma tarzında olduğundan hiçbir zaman doğaüstü güç şeklinde değillerdi. Annesi Dahlia’nın ritüel boyunca büyüler yaptığı bilinse de, bu, Dahlia’nın özel güçlere sahip olduğu anlamına gelmez. Belki de Alessa’nın bu özel güçlere sahip olmasına sebep olan şey Alessa’nın Cheryl ile birleştikten sonra uyanan ve güçlenen meşum tanrı olabilirdi?

Mark of Samael (Samael’in İşareti) Nedir?

Aslına bakılırsa pek de bir derinliği ve önemi olan bir şey değildir.

Dahlia Harry ile konuşurken “the Mark of Samael (Samael’in İşareti)” şeklinde bir söz öbeği kullanıyor. Bu sadece Harry’yi çok kötü şeyler olduğuna ve ne pahasına olursa olsun durdurulması gerektiğine inandırmak için uydurulmuş bir safsatadan ibarettir; kelime oyunundan başka bir şey olmayan saçmalıktır. Dahlia Harry’yi kullanarak Alessa’yı yakalayabileceğini düşündüğü için yapmcık bir samimiyetle anlaşılması güç terimler kullanmıştır.

Peki Seal of Metatron (Metatron Mührü) Nedir?

Bir anihilasyon büyüsüdür.

Alessa’nın aslında yaratmakta olduğu şey Seal of Metatron’un ta kendisiydi. Bu büyünün adı Kabala sistemindeki kurtuluş meleğinin isminden türetilmiştir. Tarikatın büyüsü ile hapsolmuş ve ıstırap içinde sonsuz kâbuslardan oluşan bir dünyada yaşayan Alessa’nın tek dileği ölebilmekti. Meşum tanrının gücünün etkisi altındayken normal yollardan ölemeyeceği için, Alessa elindeki kâbus dünyasını kullanarak Seal of Metatron’un gücüyle kendini tamamen “yok etmek” amacındaydı. Cheryl ve Alessa’nın birleştiği anda tarikatın büyüsünü kırabilecek gücü elde etti; aynı zamanda, tarikatın tanrısını yer yüzüne getirmek için kullanılan ritüelin başarıya ulaşmasına sebep oldu ve bu meşum tanrı olgunlaşma sürecine devam etti. Bu defa, Alessa zamana karşı yarışmak zorunda kaldı, ya mühürü zamanında tamamlayacaktı ya da meşum tanrı olgunlaşma sürecini tamamlayarak doğacaktı. Eğer mühür tamamlansaydı, Harry, Cybil, Dahlia ve etraflarındaki herkes Alessa ile birlikte yok olacaktı. Ne var ki, Seal of Metatron’un böyle bir gücünün olup olmadığı tartışmaya açıkken, aslında Alessa’nın çok küçük yaşlarda edindiği bilgiyle kendisini oto-telkin yöntemiyle meşum tanrının etkisinden kurtararak kendi ölümünü gerçekleştirmeye çalışıyor olması ihtimali de mevcuttur. Çünkü Dahlia en azından Alessa’nın kendi yaşamına son vermeye çalıştığının farkındaydı, ve en kötü durumu düşünerek böyle bir şeyin olmaması için gerekli tedbirleri çoktan almıştı. Bu amaç için de Harry’yi kullandı.

Alessa, Seal of Metatron’u okulda, hastanede, antika dükkânında, deniz fenerinde ve lunaparkta yaratmıştı. Bu mühürleri birleştiren çizgiler çizildiğindeyse tüm kasabayı kapsayan devasa bir Seal of Metatron oluşuyordu. Bu mührün başka yerlerlde de yaratılmış olması muhtemeldir.

Bu “Diğer Kilise” Kimler Tarafından ve Ne Amaçla İnşa Edildi?

Dahlia, tarikatın dogmaları üzerine inşa etti.

“Diğer Kilise” aslında zamanında Dahlia’nın evi olan ve zamanında günlük ibadetini gerçekleştirdiği yerin yeniden inşasıdır. Kısaca, Harry buraya çekiliyor çünkü antika dükkânı aslında “diğer taraf” denilen yere oldukça yakındı. Buranın oyunun sonlarına doğru ortaya çıkmasının sebebi ise çok küçük yaşlarda Alessa’nın evlerindeki sunak önünde ibadete zorlanmış olmasının anılarını halen koruyor olmasıdır.

Dahlia ve Kaufmann Ne Tür Bir İlişkiye Sahipti?

Büyü ve uyuşturucu merkezli bir ilişki.

Dahlia ve Kaufmann PTV isimli uyuşturucunun yapımında kullanılan Beyaz Claudia ticareti ile bağlıydı. Oyunda, alışveriş merkezindeki kasada bulunan beyaz toz aslında PTV idi. Tarikat Beyaz Claudia’yı, yani uyuşturucunun ana maddesini, çok eski zamanlardan beri kendi ritüellerinde kullanıyordu. Kısaca, Dahila’nın tabi olduğu bu dini tarikatın aslında gizli bir cemiyet olmasına rağmen, polislerin gözünden kaçabilecek şekilde uyuşturucu üretmlerini sağlayabilecek bir organizasyon yapısına sahipti. Beyaz Claudia, çok güçlü bir uyuşturucu olan PTV’ye dönüşünce, tarikatın elinden çıkıyor ve genellikle Kaufmann tarafından turistlere satılıyordu. Karşılık olarak da, Kaufmann illegal tıbbi malzemeleri, sahte otopsi raporları ve diğer tıbbi ilaçları tedarik edebiliyordu. Yedi yıl önceki alevden sonrasındaysa, yanmış olan Alessa’nın bakımı ve meşum tanrının gücünden gelen büyü bir pazarlık noktası oldu. Kaufmann’ın isteği, ki tamamen dünyevi arzuları merkezlidir, bu uyuşturucu sayesinde kazanılan kârı elde etmekti. Kaufmann, doğası olarak gerçekçi bir kişi olduğundan tılsımlara ve kara büyüye inanmazdı, ama sırf Beyaz Claudia tedariğinin devamı için Alessa’nın bakımını üstlenmişti. Ne var ki, meşum tanrının embriyonik haline rağmen yaydığı gücün getirdiği büyü etkisiyle öldürülen belediye başkanının ve narkotik şube müdürünün ölümlerine ilk elden şahit olduktan sonra, bu büyünün kendisinin de kendi çıkarları doğrultusunda kullanabileceği bir şey olduğuna karar vermiş gibi görünüyor. Alâkası itibariyle, “geliştirici gurubun gizemli ölümleri” şeklinde Lisa’nın Harry’ye bahsettiği şehir efsanesinin gerçek olup olmadığıysa bilinmiyor.

Alışveriş Merkezindeki Kişi, Norman Youngi Kimdir?

Kaufmann’ın eski bir iş arkadaşı.

Norman Young bir zamanlar Kaufmann ile birlikte düşük seviyede uyuşturucu ticaretine katılmıştı, ama sonra riskin çok büyük olduğunu farkederek elini eteğini bu işten çekti. Tarikatla hiçbir alâkası yoktu, ve görünüşe göre Kaufmann’ın yaptığı endişe verici olaylardan haberdar idi. Motele yemek taşımasının istenmesi gibi detaylara bakıldığında, Kaufmann’ın sağ kolu gibi bir şey olduğu sonucuna varılabilir. Her halükârda, Norman Young Silent Hill’deki olaylarla doğrudan bağlantısı olan bir kişi değildir.

Flauros Neler Yapabilir?

İnanılmaz derecede büyü etkisi vardır.

Söylenilene göre Flauros’un içerisinde çok güçlü büyüler uyumaktadır, ki bu tılsım da antik kazılarda çıkarılmıştır. Dahlia Flauros’u as kartı olarak gizlice hazırlamış ve tek sahibi olmuştu. Ufukta gelişen olayları önceden farkedebilmiş olduğu ise su götürür…

Flauros’un etimolojisine gelecek olursak, Süleyman’ın 72 ruhundan birisidir ve antagonist eğilimleri olan birisinin adıdır.

WAglaophotis Nedir?

Meşum bir tanrıya karşı son çare!?

Dahlia’nın tabi olduğu dini tarikat, daha önce de belirtildiği gibi, gerçekte varolan tüm dini dogmalardan uzakta nevhi şahsına mühnasır bir orjinallikte yapı sergilemektedir. Ne var ki bazı noktalarda, inandırıcı olabilmesi adına gerçekte var olan bazı dinsel terminolojilere de sahiptir. Bunun yegâne sebebi ise “yeni bir din” olmasıdır ki bu tarikatın dogmaları demonoloji ve teoloji araştırmaları ile sistematik hale getirilmiştir. Aglaophotis Kabala terminolojisinde muska anlamına gelmektedir. Dahlia ve diğerleri bunu (İlâh olduğuna inandıkları) meşum tanrıyı engelemek için kulanıyordu. Bunun sebebi ise, iblislerin kökeninin, ki semavi dinlerde de söylendiği gibi, o yerin tanrısından çok da uzakta olamayacağına inandıkları içindir.

Kaufmann, tarikattaki dedikodulardan dolayı bunun varlığından haberdar olduğu için, gizlice aglaophotis edinmiş ve ne olur ne olmaz diyerel son çare olarak iki parçaya ayırıp iki farklı yerde saklamıştır (sırf birisi ne işler çevirdiğini anlarsa diye). Tam da hesapladığı gibi, hastanede bulunan aglaophotis yere atılmış ve tamamen parçalanmıştı, ama oyunun sonunda Kaufmann motosikletinin içinde sakladığı diğer aglaophotis’i kullanmıştır (ki pek de bir etkisi yok gibi görünmektedir). Aglaophotis oldukça nadir bulunur, ve Kaufmann da edinebilmek için çok büyük uğraşlar sarfetmiş olmalıdır. Bu gerçeklerin ışığında, Kaufmann ve Dahlia her ne kadar birlikte çalışıyor gibi görünse de, aynı zamanda ne birbirlerine ne de başkalarına güvenmiyordu.

Çeviri Notları

Canavarların nereden geldiği sorusuna verilen cevap aslında oyunda bulunan “manifestations of delusions” isimli nota oldukça benzerlik göstermektedir, ki bu notta da “korku, endişe veya stres gibi negatif duyguların fiziksel etkileri olan dışsal bir enerjiye dönüşebileceği” ve “kâbusların da bunlar için birer tetikleyici” olabileceği söylenmektedir. “Fuan,” kelimesi kie “panik” veya “endişe” anlamına gelir, bu kitaptaki cevapta ve ilgili notta göze çarpmaktadır.

“Jashin” kelimesi ise (meşum (kötücül) tanrı) ilk olarak soru cevap kısmının “kasaba neden birden bire kararıyor” sorusunda görülüyor ve sonraki sayfalarda da sıkça göze çarpıyor. Orjinal Silent Hill’in çevirmeni ve Jeremy Blaustein, ki kendisi Silent Hill 2, 3, ve 4’ü çevirerek “Tanrı” kelimesini baş harfi büyük hale getirmeye karar vermiştir, ki bu baş harfi büyük kelime genellikle Hristiyanların inandığı tanrı için kullandıkları kelimedir, ve Ushinawareta Kioku, ki ben bu adamın bahsi geçen varlığa tarikatın gözlerinden bakarak “janshin” kelimesi yerine “kami” (Tanrı) kelimesini kullandığı görülmektedir. Aslında “koushinjutsu” kelimesi (shin = Tanrı) “Tanrı’nın yeryüzüne inişi” şeklinde çevrilmesi doğrudur, ama burada bahsi geçen varlığın gerçek bir tanrı olmaktan ziyade aslında kötücül ve meşum bir iblis olduğu göz önünde bulundurulunca “Tanrı” kelimesinden ziyade “tarikatın tanrısı” kullanımı uygun görülmüştür.

Silent Hill’in ilk oyununu oynayanlardan çoğu muhtemelen “sanayi bölgesinde altı evin yangında kül olması” notunu hatırlamayacağı düşünülünce– asıl çevirmenin ayrıntıları atlayarak “kasabada yangın çıktı, altı ev kül oldu” gibi bir kısaltmaya gittiğini belirtmek lazım.

“Mark of Samael (Samael Mührü) Nedir?” sorsunu cevaplarken ise “belli bir önemi yoktur” diye çevrilen cümlenin orjinalinde gramatik bir doğruluk yoktu, ama “hiçbir önemi yoktur” deseydim, ki böyle denseydi bu Mühür sadece olsun diye konulmuş gibi bir intiba bırakacaktı (ve aslında durum bu değil– Seal of Metatron vardı ve kullanıldı). Bana göre söylenilmek istenen asıl şey “aslına bakarsanız Mühür’e verilen ismin pek bir önemi yok.” denmeye çalışılmış.

“Kaihou no tenshi” (Kurtuluş Meleği) nedir? sorusundaysa Seal of Matetatron ile ilgili paragrafta, Metatron’un büyüsel güçleri olduğuna ve tılsımlarla büyüleri etkisiz hale getirebileceğine dair göndermeler vardır. Bir efsaneye göre, Metatron, cennete yükselmeye çalışan iki kara büyücünün yaptıkları tılsımları ve büyüleri kırabilecek kadar güçlü olan tek melekti. Japoncasına bakıldığındaysa bunun referansı “kaihou” olarak geçmektedir.

“Motomoto” kelimesinin çevirisine baktığımızda (ki “orjinal olarak” “doğası gereği” veya “başından beri”), “Diğer Kilise” ile ilgili paragrafın ikinci cümlesinde aynı şekilde “…antika dükkânı ‘diğer tarafa’ (alternate) doğası gereği” veya “…antika dükkânı her zaman ‘diğer taraf’a yakındı.” gibi anlamlar çıkabilir.

Aglaophotis’i açıklamak için kullanılan Japonca kelime ise “mayoke,” ki bir tılsıma, efsuna, büyüye veya muskaya işaret ediyor olabilir. “Ma” “iblis” veya “kötü ruh” ve “yoke” “korunmak” veya
“sığınmak” anlamlarına gelmektedir, o yüzden kelime “kötü ruhlara karşı korunma” anlamına gelmektedir.

Çeviri sırasında Türkçe, İngilizce ve Japonca arasında kayıplara bir yenisini daha eklemek adına, Dahlia’nın aslında “Metatron Tılsımı” veya “Metatron Efsunu” demiş olabileceğini de göz önünde bulundurmak gerekir. Bu cümle “Metatron Mührü kullanılmıştı” diye çevriliyor ama orjinalinde “Seal of Metatron yaratılmıştı” deniyordu. “Inshou” ki “damga” veya “mühür” anlamına gelir, kelimesi hem “Metatron Mührü” hem de “Samael İşareti” (Metatron no inshou ve Samael no inshou) lafızlarında aynı şekilde kullanılmıştır. Burada Dahlia’nın Harry’yi kandırmaya çalıştığını tekrar belirtmek gerekir.