Tanshaydar'ın Mekânı
SOSYAL:
Kategori: Havadan Sudan

Görmeyeli Türeyenler (Postmodern Kavramı)

Uzun süredir kampüsün içine tıkılı kalmıştım, netteki yenilikleri de çok takip edemiyordum. Görmeyeli çok şey türemiş…

Mesela eskiden isim veremediğim emo ve tiki arasında kalan yaşam formlarına isim verilmiş apaçi diye. Hatta bunların bir müziği ve dansı da türemiş. Halbuki ben halen kolbastının orjinal köklerini araştırıyordum…

Benim çocukluğumda buna özenti denirdi. Özentilik ayıp bir şey sayılırdı. Özenti olanların karakter seviyesi düşük görülürdü. Böyle derin bir sınıflandırma yapılmazdı özentiler arasında. Artık tiki, emo ve apaçi gibi özel tanımlar geliştirildi.

Sonra postmodern muhafazakâr diye bir şey çıkmış. Benim çocukluğumda cami imamları üç dört dil bilirlerdi. Dışarıda jilet gibi dolaşırlar, kültürel olarak mahallenin delikanlılarına taş çıkartacak kadar bilgili olurlardı. Şimdiyse kandilde kandil simidi, sevgililer gününde çiçek alana postmodern muhafazakâr deniliyormuş. Yunan mitolojisinde yaşıyorsuz sanki anasını satayım.

Sonra Penumbra Requiem’in Türkçe yaması popülerleşmiş. Ama anlamadığım bir şekilde, Paradox Interactive tarafından dağıtımı, Frictional Games tarafından geliştirilmesi yapılan oyun bir anda Lexicon Entertainment diye ne Penumbra ile ne de Frictional games ile uzaktan yakından alâkası olmayan bir firma tarafından dağıtılmış. Hadi kaynak olarak gösterilen şeyi anladım. Peki oyunun Freictionel Games tarafından yapılmasına gösterilen kaynak ne?

Kopyala Yapıştır teknolojisi çok büyük oranda gelişim göstermiş. Bir şey haddini aşınca zıddına inkılâp eder denir, harbiden de öyleymiş. Bu teknoloji o kadar gelişiyor ki artık kopyalanan yazılar yapıştırıldığında saçmalığın ötesinde bir orjinallik kazanıyor.

Ayrıca artık büyük oranda bir eskiye dönüş söz konusu. Eskiden bir söz söylendiğinde, bir mani yazıldığında yazarı bilinmez, anonimleşirmiş. Şimdi yazarı ve/veya yapanı belli olduğu halde (bkz. Silent Hill 3 Türkçe Yama yaptığını iddia eden adam) anonimleşen yapıtların açıklaması ancak eskiye dönüş ile açıklanabilir.

Modernlik kavramının vardığı noktayı uzun süredir yarıla yarıla takip etmekteyim. Yalnız bu noktanın daha ilerisine geçen (bkz. evrimleşmek)(bkz. Pokemon musunuz lan?) yaratılış harikaları artık Postmodern olarak anılıyorlar. Göbeğimin yarıldığı, artık söyleyecek söz bulamayacağım noktaya varmaya çok yaklaştılar. Kan davası, küçük yaşta evlendirme, koca dayağı vs. vs. “diyerek gericilikle suçladıklan insanlar gibi olmamak” yerine “daha iyi olmak” şeklinde bir amaç edinmeyen insanların hazin sonu…

Yıllar önce Atilla Yayla “ben modernleşmek istemiyorum” derken çok acıklı konuşuyordu be…

Söz uçar yazı kalır