E-Game Show 2016 İzlenimlerim

e-game_show_afis2Team From Beyond olarak 02-05 Haziran 2016 tarihleri arasında E-Game Show fuarına katılacağımızı söylemiştim. Katılımı gerçekleştirdik ve çok güzel geçen 4 gün geçirdik. Bu dört günün sonunda, hem ziyaretçi olarak değil de katılımcı olarak yer aldığım ilk fuar olması hem de eğlenceli geçmesi sebebiyle izlenim ve tecrübelerimi hem okuyucularım hem de gelecekte dönüp okumak adına kendim için toparlamak istedim.

Öncelikle, TOGED‘e ve Ankara Kalkınma Ajansı’na teşekkürlerimi sunarım. Onların sayesinde bağımsız geliştiriciler olarak ücretsiz stand açabildiğimiz bir bölgeye sahip olduk. Benzer bir desteği diğer fuarlarda gördüğümü hatırlamıyorum; ama yoksa da örnek almalarını öneririm. Teknoloji ağaçta yetişmiyor.

Fuar başlamadan önceki gün standımızı kurmak için ATO Congressium binasına gittiğimizde henüz tüm stand inşaları bitmemişti. Fuarın başlayacağı sabah kuracaktık standımızı anlaşılan. O konuda bir sorun yok, güzel; ama benim moralim biraz bozulmuştu. Devasa standlar arasında bağımsız oyun geliştiricileri için nispten küçük bir yer, o yerin içerisinde de bize kalan daha da küçük bir yer vardı. Fuar için hazırladığımız Paralycid demosu tam anlamıyla hazır değildi. Neon Town tamamen bize ait değildi. “Ughh…” dedim. Bakalım olaylar nasıl gelişecek.

Perşembe sabah erkenden giden Ahmet Emre, önceki gün tahmin ettiği gibi erken gelen kapar formülü ile işleyen bağımsız oyun geliştiricileri bölgesinde uygun bir yeri kapatıp yerleşimi gerçekleştirdi ve ben de kendi kasam ve monitörüm ile geldim. Evet, fuara kendi kişisel bilgisayarlarımızı götürdük (insanlar da öyle gizli porno arşivimizi görmek için kurcalamıyormuş). Ve dükkânı açtık.

İlk gün dikkat çeken yapım Neon Town oldu elbette.

İlk gün dikkat çeken yapım Neon Town oldu elbette.

Sunum

Yerleştiğimiz bölge nispten güzel ve gelen ziyaretçilerin dikkatini çekebilecek yerdeydi ve bunun meyvelerini topladık.
Paralycid’in bir çok mekaniğini sunuma yerleştiremediğimiz için çok stresliydim. Sadece etkileşim ve okul bölümünün bir katı vardı. Neon Town hazır olduğu için en azından çalışan bir oyunun sunumunu yapabilecektik, ama yine de olaya fazla mükemmeliyetçi yaklaşıyordum. Ekibin geri kalanı bu konuda nispeten daha rahattı, çünkü her şeye rağmen sunacağımız iki oyun vardı ve zaten geliştirme sürecindeyiz.

Genellikle yaklaşımımız Neon Town’ı sunmak ve sonrasında “Bir de gerilim macera türünde bir oyunumuz var, denemek ister misiniz?” diye Paralycid’i pazarlamak oldu. Hemen hemen herkes “Tabi, onu da görmek isterim” diye cevap verdiğinde duruma göre “Ama şu anda sadece seviyeyi gezebilir ve etkileşimde bulunabilirsiniz, bir olay sistemi bu demoda henüz yok” dediğimizde bile görmek istediler. İlginç bir şekilde çok da beğenildi. Genellikle Cumartesi gününe daha çok içeriği olan bir demo sözü vererek insanları uğurladık.

Paralycid'in sadece etkileşim olan demosunu bile beğenerek uzun süre oynayan ziyaretçiler beni çok mutlu etti. Zaten belli, donup kalmışım orada.

Paralycid’in sadece etkileşim olan demosunu bile beğenerek uzun süre oynayan ziyaretçiler beni çok mutlu etti. Zaten belli, donup kalmışım orada.

Biraz uykusuzluk çektikten sonra, özellikle Cuma gecesi Gökhan‘ın sabahlaması ile Cumartesi günü demo belli bir olgunluğa ulaştığı anda ilgi Neon Town’dan Paralycid’e kaydı (gerçi Neon Town greenlit edildiği için ona verdiğimiz ağırlığı da düşürmüştük). İlginç bir şekilde, hemen herkes memnun ayrıldı ve çok güzel geri bildirimler elde ettik.

Hatta iki bilgisayarın birden Paralycid çalıştırdığı zamanları da gördük.

Güzel ve ilginç bir şekilde, LOL turnuvası ve Cosplayer'lar için gelen gençler bile ziyaret ederek Paralycid oynadılar.

Güzel ve ilginç bir şekilde, LOL turnuvası ve Cosplayer’lar için gelen gençler bile ziyaret ederek Paralycid oynadılar.

Gelen İnsan Profili

Eğri oturup doğru konuşmak lazım şimdi. Fuarın adı E-Game Show ama kendisi hiçbir şekilde bir Game Show değildi. Buna sonradan değineceğim.
Gelen insan profili genellikle LOL turnuvasına veya Cosplay yarışmasına gelen insanlardan oluşuyordu. 3’te 1’lik bir kısmı fuarı gezmeye gelen ve hakikaten oyunları merak eden insanlardan oluşuyordu. Gelen insanların hepsi meraklı, oyunlara alıcı gözüyle (biraz da hayranlıkla) bakan, az veya çok oyun oynamayı seven, belli bir bilgi birikimine sahip insanlardı. Hatta bazı insanlar oldukça nazik, hayır dualarıyla dolu vedalar eden, bizimle gurur duyduğunu söyleyen insanlardı. Genel profile bakınca bunları yaşamak oldukça güzeldi. Gelen bir çiftin, karı koca iki bilgisayara geçip oyunları oynaması ve ayrı ayrı geri bildirim verip teşekkür etmesi; çocuklarını gezdirmeye gelen ailelerin gurur dolu bakışları ve yorumları gibi olayları görünce iyi ki de gelmişiz dedirtti.

İşin bir başka kısmı ise, öyle aptal bir Crysis karşılaştırması yerine hemen herkes oyunları kendi içinde değerlendirdi. Başka oyunlardan örnek vermek yerine oyunun kendi içinde nasıl daha iyi olabileceğini ya da şimdiki haliyle nelerin iyi olduğunu dile getirdi. Eleştirirken bile aslında yapılan işe, verilen emeğe bakarak oldukça yapıcı bir şekilde konuştular. Açıkçası şaşırdım. Herhalde bordo klavyeliler yerine daha fazla gerçek insanla görüşmem gerek diyorum.

Ha bir de, ben bir yandan eksik kodları tamamlamaya çalışır, Ahmet Emre de bir yandan Neon Town’ı oynarken fuar işçilerinden birinin gelip masadaki su şişesine bakması, sonrasında alıp yavaş yavaş ayrılması karşısında da ağzımı açamadım 😀

Ara ara ortalık sakinken Paralycid’e bir şeyler eklemeye devam ederken bazı ziyaretçiler gelip izledi. İsterlerse oyunu açabileceğimi söylediğimde geliştirmeyi izlemenin daha keyifli olduğunu söylediler ve ben de izin verdim. İşin garibi kafa ütülemek yerine hakikaten izleyip ayrıldılar.

Fuar Organizasyonu

Fuar organizasyonu başlıca iki şey için yapılmış: Riot Games’in LOL turnuvası ve Cosplay yarışması.
Fuarın çok büyük bir alanı bunlara ayrılmış. Yarım futbol sahası kadar Riot Games’e, başka bir yarım futbol sahası kadar da Cosplayer’lara ayrılmış. Tüm röportajlar o kısımla yapılmış, fotoğraflar ve videolar oradan çekilmiş, haberler onların üzerine yapılmış. İnternet üzerinde her yerde E-Game Show diye geçen bir etkinlikte yapılan ve sunulan oyunlara dair yapılan haber bir elin parmaklarını bile geçmiyor. Sanki oyun geliştiricilerine lütfedilmiş de bir yer verilmiş gibi. Etkinliğin ismiyle, içeriği ve reklamı arasında dağlar kadar fark var. Bu ne arkadaş? Bizim tarafa gelip bağımsız oyuncularla konuşan ve bunu sitelerinde haber yapan tek haberci The Pack oldu. Onlara da teşekkür ediyorum.

Özellikle fuarın 4 günü boyunca Riot Games standının devasa hoparlörlerinden gelen oyun sesleri, bağıra bağıra konuşmalar tüm fuar alanını dayanılmaz hale getirdi. Bizim bağımsız geliştiriciler alanı fuarın diğer ucunda olmasına rağmen hemen önümüzde duran insanı duyamaz hale geldik. Birkaç defa kendilerine uyarı yapmaya giden kişiler oldu; ama en sonunda Pazar günü katlanılabilir bir seviyeye geldi.

Stygian ve NO70 standları bizim bağımsız geliştiriciler alanında değildi, kendilerine ait standları vardı ve Riot Games standına çok yakındılar. NO70 oynarken oyunu duyabilmek için bir elinizle kulaklığı kafanıza bastırmak zorundaydınız ve oyun tecrübesinin yarısı gidiyordu. Stygian için ise durum daha vahimdi, doğrudan Riot Games standının yanıbaşındaydılar ve dört günün sonunda sağır olmadıklarına seviniyorum.

Hele hele mola verip dışarı çıktığımda iki teyzenin (dip boyası çıkmış sarı saçlar, ojeli uzun tırnaklar, boya kutusuna düşmüş gibi bir makyaj, steryotipi aldınız siz) “Cosplay yarışması başladı mı?” diye sorularına “Bilmiyoruz, biz yaptığımız oyunları sunmaya geldik, o kısımla bir ilgimiz yok” dediğimizde bariz bir şekilde kızarak “Nasıl bilmezsiniz? Ne diye geldiniz o zaman? İnsan bilmez mi böyle şeyleri?!?!” diye verdikleri tepki beni dumura uğrattı.

Cosplay dediğin böyle olacak arkadaş!

Cosplay dediğin böyle olacak arkadaş!

Ben zaten mini etek giymezse ölecek hastalığına tutulmuş cosplay’lerden hazzetmem. LOL’ün de iyi bir oyun olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bu iki kısmın fuarlara eklenmemesi taraftarıyım; ama dürüst olmak gerekirse oyun standlarına gelen insanların çok büyük çoğunluğu da bu iki etkinliğe gelen insanlardan oluşuyor. Yani abazan bir ergen grubu cosplay etkinliğine geliyor, sonrasında oyun standlarını gezip normal insan moduna geçiyorlar. Benzeri LOL turnuvası için de geçerli. Merak ediyorum, siz bir şampiyon olsaydınız hangi şampiyonla evlenirdiniz? Öeeehhhh…

Yine de en sevdiğimiz ziyaretçilerimizden birisi aslında LOL turnuvası için gelmişti. Kendisi Paralycid’in eksik halini oynarken her ayrıntıya dikkat etmiş, kendisine daha iyi bir tecrübe sözü verdiğimde ertesi gün yine gelmişti. Yetişmedi dediğimde ise yine geleceğim diyerek Cumartesi uğradı ve sözümü yerine getirdim. Kendisine buradan da teşekkür ediyorum.

Dolayısıyla gönlümden geçen, Cosplay yarışmaları ve LOL turnuvaları yine olsun; ama biraz daha dengeli, daha az gürültülü patırtılı olsun. En azından karşımızdaki insanı duyabilelim.

Ayrıca Cosplay kısmından hazzetmiyor olmamım sebeplerinden biri için bu olayı okuyabilirsiniz.

Diğer Bağımsızlar

Perşembe ve Cuma nispeten az katılım olduğu için biz de bağımsız geliştiriciler alanındaki ekipler olarak birbirimizle tanışıp kaynaştık.
Birincisi, ben Türkiye içerisinde kaliteli iş yapmaya çalışan bu kadar fazla geliştirici olduğunu bilmiyordum.
İkincisi, ben Türkiye içerisinde bu kadar egosuz, arkadaş canlısı, kaliteli iş yapmaya çalışan insan olduğunu bilmiyordum.

Bağımsız geliştiriciler alanındaki her ekip harika insanlardan oluşuyor. Hepsi samimi, arkadaş canlısı, kaliteli bir iş yapmaya çalışan insanlar. Bazı arkadaşlar çok kaliteli işlere imza atmışlar. E-Game Show’un sitesinden katılımcılar sayfasına girip hepsine göz atmanızı öneririm. Teker teker bahsetmem yeterli olmayabilir.

Birbirimizin oyunlarını oynayıp karşılıklı yorumlarımızı dile getirdik. Sağolsunlar hepsi Paralycid ve Neon Town’ı çok beğendi. Çok değerli yorum ve eleştirilerde bulundular. Muhabbetleri de oldukça keyifliydi. Bizden daha ilerde olan veya daha fazla badire atlatan ekipleri gördükçe hem yalnız olmadığımıza sevindim hem de azimlerini takdir edip kendime örnek aldım.

Mesela, Fabric oyunu da görmeye değerdi.

Mesela Fabric oyunu da görmeye değerdi.

Pazar günü vedalaşırken, şu düşüncelerimi dile getirdim:
“Ben Türkiye içerisinde bu kadar kaliteli iş yapan bu kadar çok kişinin olduğunu bilmiyordum. Bu benim ayıbım mı? Yoksa bunları bize bildirmeyenlerin ayıbı mı?”
Etrafımdaki arkadaşlar ağız birliği yapmış gibi, haber yapmayanların ayıbı dedi.

E-Game Show ile ilgili haberlere bir bakın. Mini etek giyenler dışında bir şey görürseniz bana da haber verin, merak ediyorum. The Pack‘in haberi dışında hepsi aynı. Pek de araştırmadım şimdi doğru söyleyeyim. Çünkü gına geldi aynı cosplay pozlarını görmekten.

Ha bir de, diğer oyunlar için bir arama patlattığımda “Türk Oyunu X” dışında başka bir şey görmedim.
Yahu bu oyun siteleri ve dergileri. Siz gerizekâlı mısınız yoksa rol mü yapıyorsunuz? OyunGezer’in haline acımıyorum zaten, Amnesia: A Machine for Pigs çevirimi sitelerinde yayınlarken OyunÇeviri yaptı diyerek, White Night’ı da “İnternette bir modla karşılaştık, Türk yapımı çıktı!” diyerek içinde bulundukları durumu göstermişlerdi. Ama ne bileyim BSC ve MK da aynı kafada.

Arkadaş, ben demiyorum ki beni takip edin, benim haberimi yapın. Ben diyorum ki, orada harika işler çıkaran insanlar var; ama bu kadar kafasızsınız ki o oyunlarda bulabildiğiniz tek vasıf “Türk Oyunu” olması.
Örnek verelim mi? White Night’a oylama için destek istediğimde “Türk Modu Oylarınızı Bekliyor” denildi. O başka vasıf bulamadığınız Türk Modu 2011’in uluslararası en iyi tek oyunculu modu seçildi. Tübitak, Muz, ve NASA diyelim geçelim en iyisi.

Ya kendimi geçtim. Portal ayarında bir oyun olan fabric daha fazla vasfı haketmiyor mu? Bir oyunun Türk yapımı olması artık bu kadar şaşırtıcı olmamalı. Gurur verici olması ayrı bir mesele, ama vasıf olarak başka bir şey bulamamalarının yegâne sebebi Asassin’s Creed’i yalaya yalaya bitirememeleri gibi geliyor bana. Şu aralar Uncharted 4’ü yalıyorlar. Git Unforeseen’in bir üç dört sayfa haberini yap, hikâyesini anlat. Adamlar neler çekmiş, ne badireler atlatmış bir dinle?
Vasıfsızsınız.

Stygian

Buraya bir değinmem gerek.
Koyu bir Lovecraft hayranı olduğumu defalarca belirtmişimdir sanırsam.

Haliyle varlığını öğrenince koşa koşa Stygian standına gittim. Perşembe ve Cuma standta bekleyen Barış abiydi, Cumartesi ve Pazar Yavuz abiyle Can abi oradaydı.
Perşembe ve Cuma ikişer saatten Barış abiyi kilitledim. Olayın heyecanı ve sıcaklığıyla yaptığımı farkettiğimde kendimi kötü hissettim. Özür dilemek istediğimde ise kendisi yoktu ve en azından gıyabında özür dileyeyim bari diyerek Yavuz abiye söyledim ve “Onlar siz miydiniz? Çok memnun kalmış” deyince şaşırdım. Sıkılmanın ve “kim la bu zibidiler” demenin aksine ilgiden ve muhabbetin hoşluğundan çok memnun kaldığını belirtmiş sağolsun. Aynı şekilde Yavuz abiyi ve Can abiyi de uzun süre kilitledik. Çenem düşünce baya kafa s… eee, ütüleyebiliyorum. Ama hiç sıkılmadılar ve uzun uzun açıklama yapmaktan hiç kaçınmadılar.

Tamam, şimdi biz bağımsız geliştiriciler kısmında zaten birbirimizi kollayan bir arkadaş grubu haline geldik (boş standları gözetleme, çok kişi gelirse diğer standlara dağıtma, gidin onları da ziyaret edin deme vs); ama Stygian ekibinin cana yakınlığı beni çok mutlu etti. Ben böyle bir egosuzluğu, böyle bir samimiyeti çok az gördüm. Helal olsun, Allah her daim muvaffak etsin. İyi olacağına zaten şüphem yok, sadece ne kadar iyi olacak onu bekliyorum.

Solarix

Şimdi hali hazırda oyunu yapmış ve satmış ekipler ile benim aramda fark var. Onlar bazı şeyleri aşmışlar, tecrübe etmişler.
Ama Solarix’ten Barış abiyi görünce böyle bir kaldım. Herhalde aynı duyguyu Armağan abiyle de ilk karşılaştığımda yaşamıştım.

Solarix ekibinin “ne oldum delisi” değil de, “nasıl daha iyi olabiliriz” ve “yeni neleri yapabiliriz” yaklaşımı, yolun başındakilere yol göstermesi, arkadaş canlısı tavırları ayrıca güzel. Ben bu insanları kanlı canlı görmeyi seviyorum, çünkü günlük hayattaki hal ve tavırlarıyla daha da saygı uyandırıyorlar.

Yeni başlayanların ve yolu yarılamış bazı diğer geliştiricilerin örnek almasını öneriyorum.

Eleştirilerim…

Elbetteki birkaç eleştirim olacak.

İnsanların LOL oyununa ve “Kawai Neko Desu Chan”lara düşkün olduğu belli. Bunları kaldırın, yapmayın demek anlamsız. Ayrıca bunları görmeye gelen insanların bize de gelmesi ve bizim de bir kitleye erişebiliyor olmamız düşünülünce, böyle bir istek aynı zamanda da iki yüzlü olur.
Ama hakikaten, fuarın LOL turnuvası ve Cosplay yarışmasından ibaret olmadığını göstermenin, bunları dengelemenin bir yolu yok mu? Bütün cosplay ve LOL yarışmacılarıyla bir sürü soru cevap yapıldı; ama mesela neden Armağan abiyle, Solarix’ten Barış abiyle bir soru cevap yapılmadı? İnternetteki haberlerde ve videolarda neden sadece cosplay fotoğrafları var?

Türkiye’deki oyun siteleri ve dergileri neden böyle?
OyunGezer ve Merlinin Kazanı’ndan gelen arkadaşları gördüm, resmen zoraki gelmiş bir halleri vardı.

Fuarda iki kişi, biri geliştirici olan Kıvanç Ünver ve asker cosplay’i yapan arkadaşlar, uzak şehirlerden kalacak yer ayarlamadan bile atlayıp gelmişler. Bu konuda Gamex gibi bir anlaşma bazlı yaklaşım, bir yol gösterme ve kolaylık sağlama olabilirdi. Hadi biz bir arkadaşı kendi evimizde ağırladık; ama böyle birden fazla insan vardı.

Oyun standlarına daha fazla dikkat çekilelebilir. Çekilen videolardan birkaçını gördüm, resmen indie kısmına yaklaşmamışlar bile.

Bombalar

* Henüz 5. sınıfa giden küçük bir kardeşimizin ziyareti çok güzeldi. Deniz isimli bu kardeşimiz, okumayı söktükten sonra bilgisayar kitapları istemiş. Şu anda kendisine ait bir Youtube kanalında bilgisayar dersleri veriyor. Programlama öğreniyor. Bizden tavsiyeler istedi, kendi yaptıklarını anlattı. Hem çok meraklı, hem çok saygılı, hem de çok tatlı bir arkadaşımız. Kafası basıyor dememe gerek bile yok zaten. Ailesini tebrik ediyorum böyle bir çocuk yetiştirdikleri için. Türkiye’nin geleceği olacak bu gençler ise umudunuzu kaybetmeyin.
* Suyu alıp giden amca halen gözümün önünde. Monitörün arkasına bir bakış atıp, sonra etrafına bakıp suyu alıp gittikten sonra bize dönüp bakmaması ve fütursuz tavırları ile resmen stun attı bize.
* Teyzeler…
* Bir ara ekipten Ahmet Emre’yi aradığımda boş kalmış olan Fabric standının başında durup gelenlere Fabric’i anlattığını görmem…
* Ev arkadaşım Onur’un ziyaretçi olarak katılıp dört gün boyunca stand görevlisi gibi çalışması…
* Gelen her çift ayrı birer bombaydı zaten. Karı koca oynayıp yarışanlardan, kız oynarken sıkılmış bir şekilde bekleyen erkek arkadaşa kadar hepsi gülümsetti.
* Scream ve No Face cosplay’lerini yapan arkadaşların oyunculuğu.
* İkinci günün sabahında stand afişlerini bozmam ve tamir etmek için birer saat uğraşmam…
* URace oynarken birinci geldiğimi zannedip ikinci geldiğimi görmem ve yapay zekânın 84 saniye ile rekor kırması…
* Ben Paralycid’e kod yazarken arkamdaki bir grup gencin etrafa bakındığını farkettim. Gameloopers ekibindeki arkadaş gençlere yaklaşıp “Gençler, oyun yapımı ile ilgilenir misiniz?” dedi ve gençleri alıp götürdü. Ben hayatımda böyle adam çevirme görmedim.

Katıldığımız ilk fuardan aklımda kalanlar veya daha doğrusu toparlayabildiklerim bu kadar. Daha iyi bir demo ve daha tecrübeli bir yaklaşım ile sonraki fuarlarda görüşmek üzere.

Team From Beyond Ekibi

Team From Beyond Ekibi


4 Responses

Bir yorum yazın


  • Kıvanç on

    abi ismimi görünce heycanlandım bi an 🙂 Bu arada o kadar faydalı ve çarpıcı bir yazı olmuş ki buna hak vermeyen baska neye hak verebilir ki ? Gaming İstanbul ve GameX gibi Fuarlar bile daha iyiydi (GİST harbiden iyiydi gidemedim ama arkadaşlar öyle söyledi) Biraz daha özen gösterilmesi lazım İndie Game Developer kısmına oyun dergilerinin gelip diyalog haline girmesi lazımdı.Fabric,Paralycid ve unforeseen gibi oyunlar (Senin oyununu da unutmadım abi :D) ilgi görmeyi gerçekten hak ediyor yani.İnanın bana Bu oyunları görünce ben ” abi yok artık bu oyunları nasıl yapmışlar ya ?” dedim çünkü ortada bir estetik ve oyun sanatı vardı.İlgi ve destek görmesini o kadar çok istiyorum ki bizlerin çünkü çabalıyoruz ve oyun yapma tutkumuzu insanlarla buluşturmak istiyoruz.Oyun bi sanattır hemde dijital sanattır.Sanatın en üst mevkisi diyebiliriz.Şimdi siz bu sanatı es geçip görmesseniz bu sektörde bizler ne yapabiliriz ki başka


    • Tanshaydar on

      Önümüzdeki fuarlara katılmayı planlıyoruz, bakalım oradaki görüşlerim nasıl olacak.

      Ben bizleri televizyonlara çıkarsınlar, magazin olalım demiyorum; ama madem fuarlar var madem oyun siteleri ve dergileri var, iki yüzlü davranmak yerine işlerini yapsınlar. İlerleyen günlerde Solarix’ten Barış abinin 1.5 saatlik bir konuşmasını bloga taşıyıp biraz daha derinden vuracağım 🙂

      Sonraki fuarlarda da görüşelim bu arada 😀


    • Kıvanç on

      Tabiki de görüşürüz abi zaten seninle tanışmak çok güzel bi duyguydu.Severek blogunuzu takip ettiğim için fuarda karşılaşınca harbiden mutlu oldum 😀


    • Tanshaydar on

      Bilmukabele dostum


Leave a Reply