Başarısızlığın Getirdiği İnanılmaz Hafiflik 3

İlk iki yazımda( 1, 2) cevabını tam olarak veremediğim soruyu uzun süre boyunca kafamdan uzak tutmuştum. Ne var ki, bugün aniden yıldırım gibi düştü tepeme…
Ve ben de yıldırım hızı ile cevap verdim! Evet, cevabını verdim! Ve aslında zor değil. Başarısızlığın tanımı bence bu olmalı: vazgeçmek. Böyle söyleyince çok boş geldi, değil mi? Bir de şu hikâyeyi dinleyin o zaman.

ÖSS çalıştığım dönemlerde sürekli başarı ve başarısızlık hikâyeleri anlatılırdı. Kişisel gelişimin çok popüler olduğu yıllardan sonraya tekabül ediyor bu dönem. ÖSS’ye hazırlanan iki arkadaş var. Liseyi birlikte okumuşlar. İkisi de umut vadediyor hocalarına göre. Upuzun bir yıl boyunca ağır ve sıkı bir çalışma döneminin ardından, hayatlarını yön verecek(!) olan üç saatlik sınava giriyorlar.
Sınav sonuçları geliyor. Öğrenci X, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliğini kazanırken, öğrenci Y açıkta kalıyor.
Sonuç?
Öğrenci X: Başarılı
Öğrenci Y: Başarısız

Üç yıl sonra, bu iki öğrenci bir buluşmada yanyana geliyorlar. Soruluyor ne durumda oldukları. Öğrenci X, derslerinde iyi değil. Hocalarlıyla arası kötü, derslerine çalışmıyor. Aldığı notlar kötü, ayrıca har vurup harman savurduğu için ailesi de parayı kesmiş, bursları ile idare ediyor. Ama bursları da kesilme tehlikesi ile karşı karşıya, buna rağmen X, gençliğini yaşamaya(!) devam ediyor.
Öğrenci Y ise, üç yıl önceki başarısızlığının(!) üzerine set çekmiş. İngiltere’de bir üniversiteye başvurmuş, kabul görünce bir bankadan kredi alarak oraya gitmiş, ailesinin durumu bunları kaldıracak kadar iyi olmadığı için orada çalışmaya başlamış, bir yıl sonra bir dönerci dükkânı açmış. İşler iyi gitmiş, bir şube daha açıp evlere servis göndermeye başlamış. Bu arada dersleri çok iyi gittiği için okuldan indirim bursu kazanmış ve banka kredilerini daha rahat bir şekilde ödemeyi geçip, evine para göndermeye bile başlamış.
Sonuç?
Öğrenci X: Başarısız
Öğrenci Y: Başarılı

Bu hikâye yaşanmış, şimdilerde X ve Y’ye ne olduğunu bilmiyorum. Ama başarı ve başarısızlık tanımı çizmek için gayet iyi bir model oluşturmuşlar.

Başarının ölçüsü, bir sürecin sonunda kendinizi görmek isediğiniz yere olan mesafenizdir. Bu süreci bir yıl veya üç saat ile kısıtlamak, ancak karamsarlığa ve vazgeçmeye, dolayısıyla başarısızlığa yol açacaktır.
İnsan hayatı boyunca çıkmazlara girecektir; ama bir çıkmaza girmek, varmak istediğiniz yere gidemeyeceğiniz anlamına gelmez. Geri dönüp diğer yolları deneyeceksiniz. Bu da, vazgeçmemeyi gerektirir.

Murat abinin geçenlerde paylaştığı Bedava Peynir Fare Kapanında Olur isimli girdideki videodaki adamın da dediği gibi, varmak istediğiniz yere iniş çıkışlar, çıkmaz sokaklar, boş dönüşler ile karşılaştıktan sonra varırsınız. Vazgeçtiğiniz anda, tüm başarınız yerle bir olur, başarısız olursunuz.

Öğreci X, sözde başarılı olduktan sonra vazgeçti, o başarısını da gölgede bıraktı, başarısızlığa giden bir yolda ilerliyor.
Öğrenci Y ise, sözde başarısız olduktan sonra vazgeçmedi, kendini on yıl sonra görmek istediği yere başka bir yoldan gitmeye karar verdi, şimdiyse o yolda başarıyla devam ediyor. Öğrenci X, bir yıl sonra görmek istediği yerde halen, ama on yıl sonra görmek istediği şeyden vazgeçmiş şu anda.

Hedefi görebilmek çok önemli; ama hedefin ne olduğunu bilmek daha da önemli.

Dolayısıyla benim başarısızlığın tanımı için cevabım vazgeçmek olacaktır. Böylece başladığım yere gelerek cevabı daha önceden vermiş olduğumu da gördüm:

Denemeyi bırakmak dışında başarısızlık yoktur. – Elbert Hubbard

Sizin hedefiniz ne? Kendinizi üç saat sonra görmek istediğiniz yer mi, yoksa on yıl sonra görmek istediğiniz yer mi daha önemli? Hedefiniz ÖSS veya X sınavı mı, yoksa istediğiniz alanda yetkin bir kişi haline gelmek mi?

Not: İleriye bakabilmek için geniş düşünebilmek gerekiyor. Bunun için de hayat tecrübesi edinmek gerekiyor. Kısa yoldan hayat tecrübesi edinmek için ise benim tavsiyem kitap okumanızdır.


1 Responses

Bir yorum yazın


  • kratoselo on

    Bu Yazını daha yeni okudum ama şimdiden hayatım değişti.

    Teşekkürler Tansel abi.

    30 Ağustos 2010 Perşembe


Leave a Reply