Dead Space’in Hikayesi Bitti mi?

Red Marker on Aegis VIIBilenler bilmeyenler pek umrumda değil; ama ilk oyunu oynadığımdan beri Dead Space evreninin hikâyesi beni büyülemiştir. Fantastik Kurgu ve Bilim Kurgu her zaman en büyük tutkum olmuşken, bunların içine bir de bir başka tutkum olan korku türü eklenince, Dead Space evreninin hikâyesine ne kadar bağlı olduğum görülebilir.

Dead Space 2’nin getirdiği hayal kırıklığından, PC versiyonuna çıkmayan Severed isimli DLC’sinden sonra, Dead Space 3 hakkında görüşlerim fazlasıyla karışıktı. Özellikle ilk kitap olan Martyr‘ı okuduktan sonra, hikâyesel olarak nasıl bir ilerleme yapabileceklerini düşünürken, trailer’larında ‘Marker Home World’ (Marker Anavatanı) ibaresini duymak beni oldukça heyecanlandırmıştı.

Ne var ki, oyunu oynayınca, 2500’lü yıllara kadar uzaya yayılmaya devam eden insanoğlunun, kendinden başka hiçbir canlıya rastlamamış olması gerçeğinin kırıldığını gördüm. 3. oyunun geçtiği Tau Volantis gezegeni, antik bir uzaylı ırkının eviydi, ve bu ırk belki de, Marker’ların orjinal yaratıcısıydı!…

Oyun boyunca geçen “Turn it off!” (Onu kapat!) mantrası, ilk oyunda geçen “Makes us whole!” (Bizi bütünle!) mantrası ile benzerlik gösteriyordu ve bu beni işkillendirmişti. Sonrasında öğreniyorduk ki, Tau Volantis yerlileri de tıpkı insanoğlu gibi bir Kara Marker bulmuş, sınırsız enerji elde etme rüyasıyla onlarca Kızıl Marker üretmişti. Bizden hiçbir farkları yoktu yani…

Dead Space 3, hikâye adına daha önce Martyr hariç hiçbir Dead Space oyunu/filmi/kitabı/çizgi romanında yapılmamış bir atak yapıyor ve bu defa Convergence olayını gerçekleştiriyor. Uzaylı ırk, başlayan Convergence olayını dondurmak için tüm gezegeni donduracak bir makine inşa ediyor, gezegen donuyor, tüm uzaylılar ölüyor ve Convergence yarıda kesiliyor. Yaptıkları fedakârlık ile belki de tüm galaksi kurtuluyor.

İşte burada gelen bilgi, oldukça ilginç. Convergence olayı, orjinal Kara Marker’ın gökyüzüne çekilerek tüm organik dokuları kendine çekmesi ve Kardeş Ay’a (Brethren Moon) dönüşmesi demek.
Brethren Moon

Artık Marker’ların yaratıcılarını ve amaçlarını biliyoruz…
Brethren Moon’lar…
Bu varlıklar, akıl sahibi olduklarını oyunda gösteriyorlar. Hayatın gelişmesinin mümkün olduğu gezegenlere Kara Marker’ları gönderiyorlar. Hayat o gezegenlerde gelişiyor, yayılıyor, bir zaman geliyor Kara Marker’lar açığa çıkarılıyor. Bu türler o kadar gelişmiş oldukları için mutlaka sınırsız bir enerji kaynağına ihtiyaç duyuyor, dolayısyıla orjinal Kara Marker’ın kopyalarını üretiyorlar, bu enerjiyi hasat etmeye çalışıyorlar.

Birçok yere Marker konulduğu zaman da, olası bir Marker salgınında, karantina zorlaşıyor. En son 2. oyunun sonunda başlamış olan ve Isaac Clarke’ın Site 12 Marker’ını yok etmesi ile duran Convergence, eğer ki bir şekilde tamamlanırsa yeni bir Brethren Moon yaratıyor, bu Brethren Moon diğer Brethren Moon’lara bir sinyal göndererek yerini gösteriyor, diğer Brethren Moon’lar da gelerek o yerdeki organik dokuyu soğuruyor. Dolayısıyla sözü geçen yerde hayat tamamen yok oluyor.

Bu bilgi, Tau Volantis’teki olaylarla birleşince, uzayın ölü bir boşluk (Dead Space) olmasının sorumlusunun aslında Brethren Moon’lar olabileceği teorisine götürüyor bizi.

Dead Space 3’in ilk DLC’si olan Awakened’i oynamayı bitirdiğimde, bu teorim güçlendi. Çünkü Tau Volantis’teki Brethren Moon’un yokedilmesinden önce, diğer kardeşlerine bir sinyal göndermiş ve yerini göstermiş. Brethren Moon’ların Isaac ve Carver ile konuşabiliyor olması, “We are coming, we are hungry” (Geliyoruz, açız) demesi, Isaac’ten kendilerini Dünya’ya götürmesini istemesi oldukça ilginç ve ürkünçtü. Zekâ sahibi bu devasa varlıklar Randall isimli fanatik bir Unitologist üzerinden de konuşabiliyorlar. “You can kill the prophet, but you can’t kill the god” (Peygamberi öldürebilirsin; ama tanrıyı öldüremezsin) demeleriyle de kendilerine tanrısal bir yakıştırma yapmaları daha da korkutucu.

Dead Space 3’ün Awakened DLC’sinin sonunda, Isaac ve Carver Dünya’ya vardıklarında, Brethren Moon’ların çoktan Dünya’ya varmış olduklarını görüyorlar. Aniden karşılarına çıkan Brethren Moon’lardan birine çarpıyorlar ve oyun bitiyor.

Bitti mi?

Bilemiyoruz. Ortalıkta gezinen Dead Space 4 söylentisine bakılırsa hikâye devam edebilir; ama şöyle de bir şey var. Çok çeşitli Dead Space oyunlarında oyundaki bölümlerin isimlerinin baş harflerini bir araya getirdiğinizde oyunla alâkalı bir söylem çıkıyor.

Mesela, ilk oyun olan Dead Space’te, 12 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince NICOLE IS DEAD (Nicole öldü) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonunda öğreniyoruz ki, Nicole aslında ölmüştü.

Dead Space: Extraction oyununda ise, 10 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince WARREN LIES (Warren yalan söylüyor) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonunda anlıyoruz ki, Warren Eckhardt, yani Aegis VII’deki maden ekibinin başındaki adam, aslında Lexine Murdoch’u bulup getirmekle görevli bir Unitologist’ti.

Geçenlerde bitirdiğim Dead Space Mobile oyununda ise (2. oyunun öncesini konu almakta), 12 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince HE WILL BETRAY (İhanet edecek) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonlarına doğru, oyun boyunca bize yardımcı olan ve Unitologist olan Tyler’ın bize ihanet ederek Necormoprh salgınını başlatmamıza sebep olduğunu öğreniyoruz.

Dead Space 3’teyse 19 adet bölüm var! Bölümlerin baş harfleriyse BROTHER MOONS ARE AWAKE (Kardeş Ay’lar uyandı) cümlesi oluşuyor. Awakened DLC’sinde anlıyoruz ki, 3. oyunun sonundaki Brethren Moon’u öldürmeden önce, kalleş varlık diğer Brethren Moon’larla iletişime geçmiş.

Asıl ilginç olay ise, Dead Space 3’ün Awakened DLC’sinde. 3 bölüm var ve bölümlerin baş harfleri RIP (İngilizce’de Rest in Peace, yani Huzur İçinde Yat cümlesinin kısaltılmışı) lafzını oluşturuyor. Brethren Moon’ların Dünya’ya vardığını, Isaac ve Carver’ın kullandığı Terra Nova’nın da bu Brethren Moon’lardan birine çarptığını düşününce, belki de 3. oyunun DLC’si Awakened’ta gerçekten insanlığın sonu gelmiştir.

Kim bilir? Belki de Brethren Moon’lar kendilerine tanrı derken haklıydılar. Kıyameti onlar getirdi.

Bilinmeyenler

Brethren Moon’lar, yani Marker’ların orjinal yaratıcıları ve Necromorph salgınının son halkası hakkında neredeyse hiçbir bilgimiz yok. Anlaşıldığı üzere, bu yaşam biçimleri organik doku üzerinden besleniyor. Çekirge sürüsü gibi, geçtikleri yerlerdeki tüm yaşamı yokederek ilerliyorlar ve sürekli yeni yiyecek arayışındalar.
Deadspace3-2013-03-12-22-57-31-95

1) Şimdi, Dünya’da bulunan Black Marker’ın 65 milyon yaşında olduğu söyleniyor. Eğer öyleyse, bu yaratıklar, yani Brethren Moon’lar on milyonlarca yıl yaşında olmalılar. Belki de yüz milyonlarca. Bu yaratıkların orijini nedir? Kaç yaşındalar? Nereden geldiler? Tüm evrendeki yaşamı yok edene kadar ilerleyecekler mi? Eğer öyleyse tüm yaşamlar bitince olacak?

2) Black Marker’ın yaydığı sinyalin deşifresi ile aslında DNA bilgisi içerdiği anlaşılıyor. Eğer öyleyse, Unitologist’lerin de inandığı gibi, insanların orijini aslında Marker’a mı dayanıyor? Eğer öyleyse, çok değişik ve garip bir senaryo çıkıyor karşımıza. Brethren Moon’lar yaşama elverişli gezegenlere Marker’larını yollayarak yaşamın oluşmasına sebep oluyor, bu yaşam yeterince gelişince (65 milyon yıl mesela :D) gidip tüm yaşamı sömürüyorlar. Biraz Prometheus’u andırıyor. Gerçi Tau Volantis’teki yaşamın kaynağı hakkında Marker’la ilgili bir bağlantı yok.

3) Tau Volantis’in yerlileri Brethren Moon’u yokedebilecek bir makine yapmayı başarıyorlar, 3. oyunun sonunda bu makineyi kullanıyor ve Tau Volantis’te oluşan Brethren Moon’u öldürüyoruz. Dolayısıyla, Brethren Moon’lar aslında öldürülebilirler, bu da tanrı olmadıklarını gösteriyor. Bu canlıların orijini ne? Marker gibi çok ileri derecede gelişmiş bir teknolojiyi nasıl üretiyor, nasıl kullanıyorlar?

4) Marker’ların etrafındaki canlılarla iletişime geçebilmek için uygun bir yol aradığını zaten Catalyst‘ten biliyoruz. Isaac ile konuştukları sırada ise sürekli çoğul kişi kullanıyorlar. ‘Biz’ diyorlar hep. Dolayısıyla bir Hive Mind tarzında ortak bilince sahip oldukları düşünülebilir. Yine de, Tau Volantis’teki Brethren Moon ölmeden önce kardeşlerini çağırıyor. Tekil olarak düşünme kabiliyetine de sahipler. Bu teori, Tau Volantis’teki Marker’ın “Turn it off!” sinyali göndermesi ile anlaşılabilir. Uzaylıların makinesi gezegeni dondurmuştu ve Convergence durdurulmuştu. Makinenin kapatılmasını isteyecek kadar akıllı ve tekil bilince sahip bir yaratık bunlar aynı zamanda demek ki.

5) Awakened’ın sonunda ne oldu? Gerçekten de insan yaşamı bitti mi? Brethren Moon’lar yeryüzündeki tüm insan yaşamını yok mu etti? Bu sorunun cevabını tabi ki Visceral Games biliyor. Bir başka DLC veya 4. bir oyun çıkarsa da muhtemelen bu sorunun cevabını alacağız.

Teoriler…

Brethren_moons
Isaac ve Carver aslında öldü ve Araf’ta kapalı kaldılar… Şaka şaka 😀 bu ‘Tüm olay aslında kafandaydı’ muhabbeti buraya gitmez, absürt kaçar. Böyle ucuz bir yola gidileceğini hiç zannetmiyorum. Dolayısıyla sonun başlangıcına geldik zaten.

Şimdi, burada iki senaryo var. Dünyanın sonu geldi, insanlık yok oldu. Bir sonraki oyunda ne anlatılabilir ki o zaman?

1) Martyr’ın oyunu yapılabilir, veya benzer bir şekilde Awakened DLC’sinden önce geçen herhangi bir tarihte, on yüz milyon tane Red Marker’ın test alanından herhangi birinde geçen bir hikâye olabilir. Bunlardan sadece Martyr kitabındaki hikâye benim ilgimi çeker. Muhtemelen gidilecek bir yol olmaz.

2) Brethren Moon’ların geldiği bir başka insan kolonisinde hayatta kalmaya çalışabiliriz. Ya da Brethren Moon’lardan kaçmaya çalışabiliriz. (Mümkün olduğunu hiç sanmıyorum ya, neyse…)

3) Daha önce Brethren Moon’ların öldürülebildiği bilindiğine göre, dünyanın son direnişini oynarız. Yine muhtemelen yeniliriz…

4) Brethren Moon’ların ardındaki sırrı çözeriz, anavatanlarına gidip onları durduracak ya da en azından geri çekilmelerini sağlayacak bir şeyler yaparız.

5) Marker killer olarak Isaac yeni bir Power Up kazanır ve Brethren Moon’ları öldürür.

6) Bitti. Öldük. İnsanoğlu yokoldu. Başka oyun gelmeyecek.

Hikâyenin gidişatına baktığımızda, baya baya Lovecraft’ın Cthulhu mitosu tarzında bir yere geldiğini görüyoruz. Ulu Eskiler yıldızlardan geldiler. Her yerde delilik kol geziyor. Sonumuz yakın. Dead Space’in böyle bir yöne döneceğini daha ilk oyundan tahmin edebiliyordum; ama hikâyenin nasıl dönüşler alacağını ve elementlerini tahmin etmek elbetteki başka bir şey.

Dead Space serisinden yeni bir bilgi gelene kadar, serinin ilerleyişi hakkında hiçbir bilgi sahibi olamayacağız, söylediklerimiz de teorilerden öteye gitmeyecek. God of War serisinin geldiği noktada artık sırf para kazanmak için çıkarılan ve serinin önceki oyunlarına göre ‘meh’lik oyunlar haline gelmemesi temennimiz, o zamana kadar RIP 🙂


48 Responses

Bir yorum yazın


  • hakan on

    kardeş bana göre insanlığın sonu gelmedi bence Brethren Moon ‘lar dünyaya yeni geldi çok güçlü olduklarında dünyaya bütün markerları yolladı çünkü dünyada fazla insan var kan istiyorlar zaten bunlar gemileriyle dünyaya çakılır isaac ‘in sevgilisi ellie dünyaya gitmişti dünyadaki insanlara yardım ediyodur bana göre isaac ve carver Brethren Moon çok güçlü olduklarından dolayı hayal görmeye başlayacaktır. bana sorarsan isaac Brethren Moon öldürmeseydi direk dünyaya gitseydi bunlar olmayacaktı ama fragmanda da izlemiştim önceden biri marker çılgınlığını durdurmuş ama galiba adam ölmüştü galiba 200 sene sonra insanlar marker’ları çoğaltmaya başladı ve fragmanda kim bilir belki yine bu durumu durduran biri olabilir diyordu ve buda isaac oluyo isaac artık markerları çözmüş durumda ve bu Brethren Moon’ları yok edeceğinden eminim.


    • Tanshaydar on

      3. oyunu ve 3. oyunun DLC’si olan Awakening’i oynadın mı?


  • eren on

    serinin hayranıyım hepsini onadım ve bitirdim kardeş daha iyi iletişime geçmek gerekiyo burdan zar zor gönderiyorum


  • eren on

    gerçek ismim eren yanlışıkla onadım yazmışım oynadım 🙂


    • Tanshaydar on

      Son DLC’siyi de oynadıysan onlarca Brethern Moon olduğunu görürsün. Bir tane Brethern Moon’ü öldürebilmek için bütün bir uzaylı ırkı kendini feda etti. Oyunda öldürdük diye bu kadar kolay olduğunu düşünmek biraz yanlış bence.


  • eren on

    DS3 te sonlara doğru bi bölüm vardı kapıyı açınca yandaki slaytta video çıkıyo bu Brethern Moon birer kilit altında olduğunu görmüştün anlatan adamda öyle diyordu biz Brethern Moon öldürdüğümüz için o kilit açıldı dlc de Brethern Moon dünyaya gidiyordu ve isaac bunun hayal olduğunu düşünüyordu bence Brethern Moon dünyanın yolunu bilmiyorlardı isaac izleyerek onun yolundan gittiler saçma değil çünkü Brethern Moon daha öncedende dünyaya saldırabilirdi !!!


    • Tanshaydar on

      DS3’te sonlara doğru öyle bir şey demiyordu. Bütün Uzaylı ırkı sırf Brethern Moon tamamlanıp kardeşlerini çağırmasın diye kendilerini feda ederek gezegeni donduruyorlardı. Eğer kilidi açarsan Brethern Moon tamamlanacak ve kardeşlerini çağıracak diyordu.

      Brethern Moon’lar Dünya’nın nerede olduğunu biliyorlardı, tek yapmaya çalıştıkları şey Isaac’i yavaşlatmaya çalışmaktı.

      Isaac’i takip ederek gelmiş olsalardı Isaac’ten sonra gelirlerdi, halbuki Isaac vardığında hepsi çoktan oraya varmıştı.


  • eren on

    slaytta gördüğüm Brethern Moon fazlasıyla birbirlerine yakın ve lazer gibi birbirlerine bağlıydı 1. Brethern Moon öldürdüğümüzde diyerlerine mesaj göndermiyo Brethern Moon ölünce kilit kırılıyo ve hepsi direk dünyaya gidiyo uzaylılar dondurmasaydı dünyayı çoktan yok edebilirlerdi doğru dlc nedense isaac biz öldük dirildik diyo carverda isaac vuruyordu nasıl yani bunlar ölüp dirildimi bunun cevabını biliyorsan cevaplarmısın kafa karıştırıcıda?


    • Tanshaydar on

      O slaytta sadece nasıl haberleştiklerini gösteriyordu. Brethern Moon’lar bir arada takılıyor, hepsi evlerinde bekliyor tarzı bir şey demiyor. Nerede olurlarsa olsunlar haberleşebiliyorlar diyor. Yani geç kaldık öldürmekte. Uyanır uyanmaz haber salmış kardeşlerine.

      Awakening DLC’de ise öldürmüş olmamıza rağmen diğer Brethern Moon’lara çoktan haber gitmiş olduğunu öğreniyoruz zaten. Öldürdüğümüz Brethern Moon’un diğer Brethern Moon’ların yaşaması/ölmesi ile bir alâkası yok.

      Isaac orada “Sanki ölmüşüz de ölümden sonrasındayız. Belki de Necromorph olduk? Belki de insanlar Necromorph olunca böyle görüyorlar dünyayı?” diyor. Carver da kafasına bir tane indirip “Aklını başına al senin ağzını yüzünü…” deyip işine bakıyor.


  • eren on

    ds4 yeni konsollara gelcek ve isaac bu durumu düzelticek çünkü sanki isaac seçilmiş kişi gibi bana göre


    • Tanshaydar on

      Kitapları okuyunca daha iyi anlaşılıyor bazı şeyler.
      Marker kodları insan zihnine yüklenebiliyor. Bu kodları kullanarak yeni Marker’lar inşa edilebiliyor, veya var olanlar yok edilebiliyor. Isaac hem inşa etti, hem yok etti.

      Bir Marker’ın büyümüş ve hayat bulmuş formu (Convergence) yeni bir Brethern Moon doğuruyor. Yani aslında Brethern Moon’ların çekirdeği Marker’lar.

      Olayı Mass Effect’e çevirirlerse ağır küfrederim ama…


  • eren on

    😀 kısacası isaac başladı isaac bitirecek bu olayı sen hangi konsolda bitirdin bu seriyi?


    • Tanshaydar on

      PC’de oyandım ben, konsol filan yok bende maalesef.
      Tabi ki, oyunun esas oğlanı Isaac, o bitirecek. Ama Carver’ı sevdim ben, onun hikâyesine de bir merak sardım.


  • eren on

    carver iyi adamda çok sinirli doğal osa gerek karısı ve çocuğu öldü ama genede sert carver aslında fazla bi yararı yok sanki daha marker konusunda acemi 😀


    • Tanshaydar on

      Marker konusunda acemi ama Isaac’in kıçını defalarca kurtarıyor 😀


  • isimsiz on

    kardeş sence dead space 4 gelirmi dlcnin sonundan anlaşılan o bana göre 🙂


    • Tanshaydar on

      DLC’ye göre değil, EA’nın paragözlüğüne göre Dead Space 4 kesin gelecek; ama kaç yıl içinde olur bu bilemiyorum.


  • isimsiz on

    kardeşim dead space 4 çıktığında konol almayı düşünürmüsün alırsan eklersin beni ve ayriyetten ds4 geldiğinde dlc deki korkusu gibi olur dimi?


  • isimsiz on

    birde dead space 2 severed in hikayesini yazda başkalarıda öğrensin


    • Tanshaydar on

      Merak eden başkaları olsa durum başka, ama insanlar hikâyeyi pek sallamıyor bu ülkede.


  • Emre Alp on

    ARKADAŞIM SÜPER OLMUŞ. OYUN HAKKINDA TÜRKÇE BİLGİYİ BULABİLMEK BİRAZ UĞRAŞTIRDI. İYİ Kİ SİTE NE RASTLADIM. GERÇEKTEN AÇIKLAYICI VE YORUMLAYICI OLMUŞ. VE SEVİNDİM; TÜRKİYE VE DÜNYADA Kİ OYUNCULAR OLARAK, “OYUNLARI SADECE VUR VE YOK ET ÖNÜNE GELEN HER ŞEYİ PARÇALA” KONUSUYLA ELE ALMAMIŞSINIZ. VE OYUNLARI ROMAN TARZINDA YAŞAYANLAR GRUBUNDA OLDUĞUNUZA VE OLDUĞUMUZA SEVİNDİM.UMARIM DEAD SPACE İÇİN VİSCERAL GAMES, “EA” KÖLELİĞİNDEN KURTULUR VE YENİ DEAD SPACE OYUNUNDA MÜKEMMEL BİR HİKAYE VE OYNANIŞ SUNAR. YAZILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. TAKİPTEYİZ ….


    • Tanshaydar on

      Kölelikten kurtulabilir mi bilemiyorum; ama ilk oyunla ulaştıkları başarıya EA gölge düşürmeyi başardı maalesef. Awakening DLC’si iyiydi yine de.


  • EMRE ALP on

    Evet haklısınız. Umarım CRYSIS serisi gibi olur. Biliyorsunuz Crysis-1 den sonra seri kötüleşmeye başladı fakat Crytek son oyunuyla istenileni vermeyi başardı diyebiliriz. Gerçekten çok güzel bir kapanış oldu. Genel olarak bir oyun roman gibi olmalı hikayesiyle, oynanışıyla. Nasıl romanı okurken heyecanla olayları takip eder; gidişatın kalp atımlarını izleriz işte öyle olmalı ve mutlaka bir sonu olmalı, Tüm güzel hikayelerde olduğu gibi. Assassin’s Creed gibi olmamalı. Resmen açıkladılar: “AC yi her sene çıkartmamak aptallık” olur diye. Böyle bir zihniyet var maalesef, sadece maddi odaklı. Tarihteki en güzel eserler her zaman insanı ön planda tutar. “Metro” serisini örnek verebiliriz en güzel olarak. Neyse yazılacak o kadar çok şey var ki… Umarım zihniyetler değişir de güzel yapıtlar ortaya çıkar.


    • Tanshaydar on

      Yani, aslında oyun tecrübeme bakacak olursam Crysis serisini bırakın “Güzel Hikâye” kategorisine almaya, ben şahsen “Hikâyesi Olan Oyun” kategorisine bile alamam aslında… Öyle olacaksa hiç olmasın bence.


  • EMRE ALP on

    Demek istediğim şeyi anlamışsınızdır. CRYSIS sadece ufacık bir örnek. Crysis örneğini verme amacım; istenirse daha güzeli yapılabiliyor demek istemem.


    • Tanshaydar on

      Dead Space’in ilk oyununda çok güzel bir evren yaratıp üzerine güzel bir hikâye inşa ettiler. Üzerine kitaplar bile yazıldı Dead Space Martyr ve Dead Space Catalyst diye, blogumda onlar hakkında da yazı yazdım, arayabilirsiniz.

      Crysis ilk oyununda sadece motorun gücünü gösterme amaçlı bir demoydu. Oyunun hikâyesi ve karakterlerin derinliği yok denilecek kadar azdı. Motor güncellenince üzerine bir oyun daha yaptılar. “Grafikler bir oyunun %60’ıdır” diyen adamlardan da zaten hikâye ve karakter derinliği beklemek yanlıştır.


  • EMRE ALP on

    Haklısınız. Kabul ediyorum Crysis örneği kötü oldu.bunu burada kapatıyorum. Kısacası anlatmak istediğimi zaten sizde biliyorsunuz. Bir tarafta yapımcılar; EA gibi para odaklı şirketler. Diğer yanda da bu yapımları kullananlar. İşin kötü tarafı İnsanların arz-talep olayıda çok değişken. Bizim gibi insanlar bu yapımları birer eser olarak görürken (bu kelimeye değer yapımlardan bahsediyorum)bazılarıda hala vur kır parçala yolunda. Blogunuza göz atarken Silent Hill ile ilgili yazılarınızı gördüm. İşte Silent Hill gibi bir yapıt bu kişileri ayırt edebiliyor. sonunda 5 ayrı bitiş tarzı var. ben kendi adıma empati kurarak ilerlediğim için ilk oynayışımda iyi olan ve merhametli olan yolu seçmiştim ve oyunda bana aynı şekilde cevap verdi. Bence bu mükemmel bir şey. Aynı şey Bioshock 1 ve 2 dede başıma geldi. Duygulandım desem yalan olmaz. İş te yapıtlar insanı böyle seçenekler sunup zorladığı zaman insanlar en azından ikinci defa oynadıklarında hikayeyi özümseyerek ilerlemeye çalışıyorlar. Dediğim gibi mükemmel bir şey.


    • Tanshaydar on

      Emre bey bu konuda kesinlikle aynı fikirdeyiz.
      Oyunlar bir roman, bir film kadar iyi, hatta belki daha iyi hikâyeler anlatabilirler. Hatta öyle bir nokta gelir ki, oynanış, grafikler, hikâye bir araya gelir, ortaya bir sanat eseri çıkar.

      EA Games’in politikası şöyle işliyor:
      – İyi oyun yapan veya yapma potansiyeli olan küçük stüdyoları satın al.
      – Stüdyoya para ve zaman ver ki güzel oyun yapsınlar.
      – Projeyi iptal et, ellerine vurdulu kırdılı dandik bir aksiyon oyunu ver.
      – Oyun beğenilmeyince stüdyoyu kapat, çalışanları diğer stüdyolara dağıt.

      yani resmen küçük başarılı stüdyoları bünyesine katıp asimile ediyor. Bunu Activision da yapıyor. CapCom da, Konami de. Artık ne varsa bağımsız geliştiricilerde var.


  • EMRE ALP on

    Elden gelen bir şey yok. Bize de ümitle beklemek kalıyor. Tekrardan; çok güzel bir yazı. Bu yazıları okuyan herkese tavsiyem kaliteli yapımları mutlaka ama mutlaka destekleyin. Herkese iyi Çalışmalar.


  • Hakan on

    Bazı önemli noktaları sanırım oynarken kaçırdım . İlk olarak 200 yıl önce dünyada siyah işaretçi bulunuyor dünya kaynakları tükeniyor sınırsız enerji barındırdığı için kopyaları yaratılıyor ve ölüm getirdiği anlaşıldığı zaman da bir yerlere gömülüyor. Kırmızı işaretçilerden biri Aegis 7’ye gömülüyor ve isaac yok ediyor. Siyah işaretçiyi de anladığım kadarıyla 2. oyunda dünya üzerinde bulup yok ediyor dünya üzerinde hiç işaretçi kalmıyor ve geriye işaretçinin ilk bulunduğu Tau Volantis adında gezegen kalıyor. Ellie evinde bulmaya giden isaac kilisenin adamlarına yakalanıyor. Yeni bir kırmızı işaretçi yaptıklarını isaac gösteriyorlar. Ellie’nin sevgilisi olan şahıs bizi Ellie’i bulmamız için zorluyor. Hikaye bundan sonra bende biraz karıştı. Özellikle doktor serrano oyunun ilk başında bir askere codex’i bulup kendisine getirmesini istiyor daha sonra herşeyi anlıyoruz. Şimdi anlamadığım kısım ilk olarak işaretçi hükümet tarafından burada bulunuyor ve salgın ortaya çıktığında tüm ordu için yok edilme emri veriliyor. Hükümet daha sonra bir araştırma ekibi buraya göndermiyor mu ? Ordunun kilise ile bir bağlantısı var mı ? Yoksa siyah işaretçi dünyada bulunmuyor da buradan mı dünyaya getiriliyor ?


    • Tanshaydar on

      Isaac hiçbir zaman dünyada oynamıyor.
      İkinci oyunda Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan’da geçiyor. Oradaki Marker da tek değil, bir sürü inşa ediliyor ama inşası bitmiş olanı Isaac yokediyor.
      Black Marker konusunda ilk kitap dışında hiçbir bilgi yok.
      Tau Volantis Marker’ın ilk bulunduğu yer değil, en başta Marker’ların anavatanı zannediyorlar.

      Anlamadığınız ve daha da kötüsü yanlış anladığınız çok fazla yer var. Diğer Dead Space yazılarımı okumanızı öneririm.



    • Tanshaydar on

      Aleyküm Esselam.


  • MAHMUT on

    TANS HAYDAR KARDESIM GUZELCE ACIKLAMIISSIN KAFAMIZDAKI SORU ISARETLERI SONA ERDI DIYEBILIRIZ BENIM SANA SORCAM BI ARA SEN DEAD SPACE YAMASINI YAPCAKTIN GALIBA SUAN 3 OYUNADA OYUNCEVIRI YAMA YAPTI AMA Dead Space 3′ün Awakened DLC CEVRILMEDI ACABA BU YAMAYI CEVIRME GIBI BI DURUM VARMI ING OLMADINDAN COGUMUZDA BISEYLER EKSIK KALDI BIZLERDE OYUNCEVIRI FORUMUNAADA YAZDIM AMA CVP YOK YAPMICAKLAR GALIBA SEN BI EL ATARSAN SÜPER OLUR..???


    • Tanshaydar on

      Çeviri işleri ile ilgilenmiyorum, doğrudan geliştiriciler ile iletişimde olduğum oyunlara çeviri yapıyorum sadece.


  • Alp on

    Hocam buğün hatta şu yazıyı yazdığım vakit biraz nostalji yapıyorduk. Mutlaka bilirsiniz System Shock 2. Hikaye öyle bir içine çektiki Buradaki Dead Space yazınız aklıma geldi klavyeden biraz mürekkep aksın dedik. Sanki Dead Space Sytem Shock 2 den biraz akıl almış gibiydi. Aslında bizi mutlu etti bu durum. 99 yılında çıkan bu oyundan sonra Dead Space serisi 1,2, ve 3ün dlc si dahil 3 ün kendisi hariç ilaç gibi geldi. Bu yapımlar insanların özelliklerinden mi kaynaklanıyor. Gerçekten şöyle oyun tarihine baktığımızda Şaheser diyebileceğimiz yapıtlar sayılı. Neyse fazla uzatmaya gerek yok. Umarım diyeceğim fakat ümidim yok. Dead Space nin dönüşü muhteşem olur. İyi çalışmalar.


    • Tanshaydar on

      System Shock 2 kendi zamanında birçok oyuna ilham kaynağı olmuş bir oyun, üstelik sırf hikâye olarak da değil. Dead Space ve Bioshock tamamen System Shock’tan etkilenmiş oyunlar. GLaDOS da System Shock 2’deki SHODAN’dan esinlenme.

      Aslında günümüzdeki medya ve beyinsiz oyuncu kitlesinin etkisinden kurtulunca, her sene yenisi çıkan ve grafikten başka bir şey ifade etmeyen, kendini tekrar eden saçma sapan oyunları göz önüncen çekince geriye şaheser diyebileceğimiz fazlasıyla oyun kalıyor. 90’ların başından günümüze kadar binlerce oyun çıktı ve bu oyunların birçoğu da usta kişilerin ellerinden çıktı. Elbette karşılıklı esinlenmeler ve paslaşmalar mevcut.
      Mesela şöyle bir şey var insanın hayata bakışını değiştirecek: http://store.steampowered.com/app/245390/

      Ama oyun sitelerini bundan bahsederken görmezsin, oyuncuları bunu överken görmezsin. Varsa yoksa popülizm, sivilceli konsol ergenlerinin peşinden giden bir kitle. Paralycid ile bunları yıkacağız deyip reklam da yapayım az 😀


  • Alp on

    Umarım dediğiniz gibi bu duvarlar yıkılır. Şirketler para odaklı oldukları için ve günümüz oyuncuları önüne çıkan her şeyi vurmak istedikleri için biraz zor görünüyor. Fakat bağımsız yapımcılardan umutluyuz. karın içinde açan kardelenler gibi bu sektörün kararmışlığından kendilerini kurtararak ortaya bir güneş gibi çıkacaklarına inanıyorum. Bu aada işlerden dolayı pek takip edemiyoruz Paralycid yapıtınızda başarılar. Böyle giderse işimizin arasına sıkıştırıp bizde oyun programcılığına gireceğiz.Aslında ciddi ciddi düşünmüyor da değiliz. İnş. bu yolda ilerleyebiliriz. En azından sizlere bir yardımımız olur. Tavsiye için teşekkürler. İyi çalışmalar.


  • Alp on

    İyi günler. Arada sırada Dead Space ile ilgili buraya gelip rahatsızlık veriyorum. Kusuruma bakmayın. Fakat malum çok derin konu ve nadir yapıtlardan bir tanesi. Geçenlerde Dead Space: Extraction oyun ilerlemesini izlerken aklıma büyük bir soru takıldı. Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Dead space Downfall filminden ve Dead Space 1 den hatırlayacağımız gibi Marker sanki bize yol gösterip yardım ediyor gibiydi. Yada hayal görüyorduk. Oyunu oynayalı biraz oldu o yüzden zihnim beni yanıltmasın diye size danışmak istedim. Markerın bize yardım etme amacı sadece; bizim zihnimizin markerı oluşturmak amacı ve markerla bütünleşip Büyük ayları oluşturmak tı değil mi? Sanki bu işin içinde farklı şeyler varmış gibi hissettiriyor. Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz zamanınız varsa.? Teşekkürler.


    • Tanshaydar on

      Estağfirullah. Maalesef bırakın Türkiye’yi, dünya çapında bile Dead Space mükemmel hikâyesi ve evreni ile değil, atmosferi ve oynanışı ile ön planda maalesef. Bunun yanısıra sözde oyun yazarları da hikâyeye yeteri kadar önem vermeyince, oyunculardan da pek bakan olmuyor.

      Şimdi sorulara uzun uzun burada cevap vermek yerine şu iki kitap hakkındaki yazılarımı okumanız daha açıklayıcı olacaktır, çünkü onları taze bilgi ile (kitabı bitirir bitirmez) yazmıştım; ve tam da bu konu üzerine açıklamalar yapmıştım.

      İlk kitap: Dead Space Martyr http://blog.tanshaydar.com/dead-space-martyr-sehit.html
      İkinci kitap: Dead Space Catalyst http://blog.tanshaydar.com/dead-space-catalyst.html


  • Alp on

    Çok teşekkürler.Özellikle bugün Extraction ı tamamını izledim. Mükemmel bir şey. Marker ın insanları etkilemesi. İnsanlarda oluşturduğu kişilik bölünmesi ve daha neler neler. Ve daha çok meraklandık. Bu yüzden Bu kitapları alıp okumak istiyorum. Fakat malum Türkiye’de yok. Ve amazon ve ebay de de kargo ücreti pahalı. İnternational shipping ler de biraz pahalı. Tüm seriyi almak istiyorum. Biraz pahalıya geliyor. ucuza alabileceğimiz bir yer biliyor musunuz? İyi çalışmalar.


    • Tanshaydar on

      Ben ilk kitabı e-bay üzerinden 15 liraya denk gelen bir fiyata, ikinci kitabı da 30 liraya yakın bir şekilde Amazon üzerinden almıştım. Amazon ve e-bay’da farklı satıcıların sundukları seçeneklere bakmak iyi olabilir, Türkiye içerisinde sanmıyorum bulunabileceğini.


  • KCB on

    Dead Space benim için değerli bir seri. Çoğu kişi 2. oyundan sonra 3. oyunu oynamadı. Sanırım bu kişiler Dead Space’e korkutucu olduğu için başlamışlardı ve hikaye ile pek ilgilenmiyorlardı. Bence 3. oyun internetteki aşırı dibe vurulan yorumları hak etmiyor. İlk 2 oyuna karşın 3. oyunda daha fazla mekanda bulunmamız güzel bir gelişme. Diğer bir yenilik ise getirilen silah geliştirme sistemi. Çoğu oyuncu (ben uğraşamamcılar) bu sistemle vakit kaybetmek istemedi fakat sistemi iyi kullandığımız zaman gerçekten güçlü silahlar üretebiliyorduk. Ben oyunun sonlarına doğru ürettiğim silah sayesinde düşmanları bayağı kolay avlar hale gelmiştim. Öte yandan hikaye “gemide tamircilik” kısır döngüsünden kurtuldu.


    • Alp on

      Yazdıklarınızda haklısınız fakat fikirleriniz sadece oyunu ve oynanabilirliği kapsıyor. Dead space çok ama çok derin bir hikaye kapsıyor. Dead Space Downfall ardından Dead Space ardından Dead Space Extraction ve Ignision bunların hepsi hikayenin bir bölümünü anlatıyor. Örneğin Extraction da normal bir insanın nasıl Markerın karşı konulmaz sinyalleriyle aklını kaybetti ve çıldırdığı çok güzel anlatılıyor. Dead space 2 ve öncesinde Aftermath yine hikayenin ayrı bir kısmını anlatıyor. Yabancı forumlarda Dead Space Hayranlarına bir bakın. Bu oyunu ağırlıklı olarak hikayesi için oynuyorlar ve izliyorlar ve okuyorlar. Gerçekten çok derin bir hikayesi var o kadar derin ki inanmazsınız belki fakat gerçek dünya ile bağlantınız koparıyorsunuz ki bu gerçek bir roman özelliğini taşıyan bir yapıt anlamına geliyor. Dediğim gibi Dead Space Hikaye ağırlıklı olması gereken bir oyundu. Fakat Ea şirketinin baskısı ile oyun aksiyor ve diğer şeylere kaydı. Eğer kendinizi kaybetmek istiyorsanız. Dead Space nin ara hikayelerini okuyun, ara oyunlarını oynayın. Demek istediklerim daha çok aydınlanacaktır.


  • Serdar on

    Selam hocam senin yazdıklarını okuyunca kendimi blog yazarı olarak nitelendirmek komik geliyor doğrusu.Oyunu oynarken bu kadar derin düşüncelere girmedim ama yazdıklarını okuyunca bitirdiğim 1-2 ye el atasım geldi yine.

    gereçkten okunası farklı bir yazı olmuş.Eline sağık


    • Tanshaydar on

      Valla söylemesi ayıp ben de şimdi yazılara bir göz atınca seriye baştan başlayasım geldi, ama böyle komple filmler, kitaplar, ve çizgi romanlarla.

      Bu yıl içerisinde 4. oyunun âkıbeti hakkında bir şeyler duyarız diye düşünüyorum.


  • burak on

    dead space 4 te ayzek yerine başka bir karaktermi olucak


    • Alp on

      Dead Space 4 namına birşey yok daha sayın Burak. Yüksek ihtimalle de yakın bir zamanda da çıkmaz belki de hiç çıkmaz. Ea in mantığı “istediği parayı kazandırmayan oyuna yol yok” biliyorsunuzdur.


Leave a Reply