Tanshaydar'ın Mekânı
SOSYAL:
Kategori: Bilgisayar Oyunları

Dead Space’in Hikayesi Bitti mi?

Red Marker on Aegis VIIBilenler bilmeyenler pek umrumda değil; ama ilk oyunu oynadığımdan beri Dead Space evreninin hikâyesi beni büyülemiştir. Fantastik Kurgu ve Bilim Kurgu her zaman en büyük tutkum olmuşken, bunların içine bir de bir başka tutkum olan korku türü eklenince, Dead Space evreninin hikâyesine ne kadar bağlı olduğum görülebilir.

Dead Space 2’nin getirdiği hayal kırıklığından, PC versiyonuna çıkmayan Severed isimli DLC’sinden sonra, Dead Space 3 hakkında görüşlerim fazlasıyla karışıktı. Özellikle ilk kitap olan Martyr‘ı okuduktan sonra, hikâyesel olarak nasıl bir ilerleme yapabileceklerini düşünürken, trailer’larında ‘Marker Home World’ (Marker Anavatanı) ibaresini duymak beni oldukça heyecanlandırmıştı.

Ne var ki, oyunu oynayınca, 2500’lü yıllara kadar uzaya yayılmaya devam eden insanoğlunun, kendinden başka hiçbir canlıya rastlamamış olması gerçeğinin kırıldığını gördüm. 3. oyunun geçtiği Tau Volantis gezegeni, antik bir uzaylı ırkının eviydi, ve bu ırk belki de, Marker’ların orjinal yaratıcısıydı!…

Oyun boyunca geçen “Turn it off!” (Onu kapat!) mantrası, ilk oyunda geçen “Makes us whole!” (Bizi bütünle!) mantrası ile benzerlik gösteriyordu ve bu beni işkillendirmişti. Sonrasında öğreniyorduk ki, Tau Volantis yerlileri de tıpkı insanoğlu gibi bir Kara Marker bulmuş, sınırsız enerji elde etme rüyasıyla onlarca Kızıl Marker üretmişti. Bizden hiçbir farkları yoktu yani…

Dead Space 3, hikâye adına daha önce Martyr hariç hiçbir Dead Space oyunu/filmi/kitabı/çizgi romanında yapılmamış bir atak yapıyor ve bu defa Convergence olayını gerçekleştiriyor. Uzaylı ırk, başlayan Convergence olayını dondurmak için tüm gezegeni donduracak bir makine inşa ediyor, gezegen donuyor, tüm uzaylılar ölüyor ve Convergence yarıda kesiliyor. Yaptıkları fedakârlık ile belki de tüm galaksi kurtuluyor.

İşte burada gelen bilgi, oldukça ilginç. Convergence olayı, orjinal Kara Marker’ın gökyüzüne çekilerek tüm organik dokuları kendine çekmesi ve Kardeş Ay’a (Brethren Moon) dönüşmesi demek.
Brethren Moon

Artık Marker’ların yaratıcılarını ve amaçlarını biliyoruz…
Brethren Moon’lar…
Bu varlıklar, akıl sahibi olduklarını oyunda gösteriyorlar. Hayatın gelişmesinin mümkün olduğu gezegenlere Kara Marker’ları gönderiyorlar. Hayat o gezegenlerde gelişiyor, yayılıyor, bir zaman geliyor Kara Marker’lar açığa çıkarılıyor. Bu türler o kadar gelişmiş oldukları için mutlaka sınırsız bir enerji kaynağına ihtiyaç duyuyor, dolayısyıla orjinal Kara Marker’ın kopyalarını üretiyorlar, bu enerjiyi hasat etmeye çalışıyorlar.

Birçok yere Marker konulduğu zaman da, olası bir Marker salgınında, karantina zorlaşıyor. En son 2. oyunun sonunda başlamış olan ve Isaac Clarke’ın Site 12 Marker’ını yok etmesi ile duran Convergence, eğer ki bir şekilde tamamlanırsa yeni bir Brethren Moon yaratıyor, bu Brethren Moon diğer Brethren Moon’lara bir sinyal göndererek yerini gösteriyor, diğer Brethren Moon’lar da gelerek o yerdeki organik dokuyu soğuruyor. Dolayısıyla sözü geçen yerde hayat tamamen yok oluyor.

Bu bilgi, Tau Volantis’teki olaylarla birleşince, uzayın ölü bir boşluk (Dead Space) olmasının sorumlusunun aslında Brethren Moon’lar olabileceği teorisine götürüyor bizi.

Dead Space 3’in ilk DLC’si olan Awakened’i oynamayı bitirdiğimde, bu teorim güçlendi. Çünkü Tau Volantis’teki Brethren Moon’un yokedilmesinden önce, diğer kardeşlerine bir sinyal göndermiş ve yerini göstermiş. Brethren Moon’ların Isaac ve Carver ile konuşabiliyor olması, “We are coming, we are hungry” (Geliyoruz, açız) demesi, Isaac’ten kendilerini Dünya’ya götürmesini istemesi oldukça ilginç ve ürkünçtü. Zekâ sahibi bu devasa varlıklar Randall isimli fanatik bir Unitologist üzerinden de konuşabiliyorlar. “You can kill the prophet, but you can’t kill the god” (Peygamberi öldürebilirsin; ama tanrıyı öldüremezsin) demeleriyle de kendilerine tanrısal bir yakıştırma yapmaları daha da korkutucu.

Dead Space 3’ün Awakened DLC’sinin sonunda, Isaac ve Carver Dünya’ya vardıklarında, Brethren Moon’ların çoktan Dünya’ya varmış olduklarını görüyorlar. Aniden karşılarına çıkan Brethren Moon’lardan birine çarpıyorlar ve oyun bitiyor.

Bitti mi?

Bilemiyoruz. Ortalıkta gezinen Dead Space 4 söylentisine bakılırsa hikâye devam edebilir; ama şöyle de bir şey var. Çok çeşitli Dead Space oyunlarında oyundaki bölümlerin isimlerinin baş harflerini bir araya getirdiğinizde oyunla alâkalı bir söylem çıkıyor.

Mesela, ilk oyun olan Dead Space’te, 12 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince NICOLE IS DEAD (Nicole öldü) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonunda öğreniyoruz ki, Nicole aslında ölmüştü.

Dead Space: Extraction oyununda ise, 10 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince WARREN LIES (Warren yalan söylüyor) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonunda anlıyoruz ki, Warren Eckhardt, yani Aegis VII’deki maden ekibinin başındaki adam, aslında Lexine Murdoch’u bulup getirmekle görevli bir Unitologist’ti.

Geçenlerde bitirdiğim Dead Space Mobile oyununda ise (2. oyunun öncesini konu almakta), 12 bölüm var, ve baş harfleri bir araya gelince HE WILL BETRAY (İhanet edecek) cümlesi oluşuyor. Oyunun sonlarına doğru, oyun boyunca bize yardımcı olan ve Unitologist olan Tyler’ın bize ihanet ederek Necormoprh salgınını başlatmamıza sebep olduğunu öğreniyoruz.

Dead Space 3’teyse 19 adet bölüm var! Bölümlerin baş harfleriyse BROTHER MOONS ARE AWAKE (Kardeş Ay’lar uyandı) cümlesi oluşuyor. Awakened DLC’sinde anlıyoruz ki, 3. oyunun sonundaki Brethren Moon’u öldürmeden önce, kalleş varlık diğer Brethren Moon’larla iletişime geçmiş.

Asıl ilginç olay ise, Dead Space 3’ün Awakened DLC’sinde. 3 bölüm var ve bölümlerin baş harfleri RIP (İngilizce’de Rest in Peace, yani Huzur İçinde Yat cümlesinin kısaltılmışı) lafzını oluşturuyor. Brethren Moon’ların Dünya’ya vardığını, Isaac ve Carver’ın kullandığı Terra Nova’nın da bu Brethren Moon’lardan birine çarptığını düşününce, belki de 3. oyunun DLC’si Awakened’ta gerçekten insanlığın sonu gelmiştir.

Kim bilir? Belki de Brethren Moon’lar kendilerine tanrı derken haklıydılar. Kıyameti onlar getirdi.

Bilinmeyenler

Brethren Moon’lar, yani Marker’ların orjinal yaratıcıları ve Necromorph salgınının son halkası hakkında neredeyse hiçbir bilgimiz yok. Anlaşıldığı üzere, bu yaşam biçimleri organik doku üzerinden besleniyor. Çekirge sürüsü gibi, geçtikleri yerlerdeki tüm yaşamı yokederek ilerliyorlar ve sürekli yeni yiyecek arayışındalar.
Deadspace3-2013-03-12-22-57-31-95

1) Şimdi, Dünya’da bulunan Black Marker’ın 65 milyon yaşında olduğu söyleniyor. Eğer öyleyse, bu yaratıklar, yani Brethren Moon’lar on milyonlarca yıl yaşında olmalılar. Belki de yüz milyonlarca. Bu yaratıkların orijini nedir? Kaç yaşındalar? Nereden geldiler? Tüm evrendeki yaşamı yok edene kadar ilerleyecekler mi? Eğer öyleyse tüm yaşamlar bitince olacak?

2) Black Marker’ın yaydığı sinyalin deşifresi ile aslında DNA bilgisi içerdiği anlaşılıyor. Eğer öyleyse, Unitologist’lerin de inandığı gibi, insanların orijini aslında Marker’a mı dayanıyor? Eğer öyleyse, çok değişik ve garip bir senaryo çıkıyor karşımıza. Brethren Moon’lar yaşama elverişli gezegenlere Marker’larını yollayarak yaşamın oluşmasına sebep oluyor, bu yaşam yeterince gelişince (65 milyon yıl mesela :D) gidip tüm yaşamı sömürüyorlar. Biraz Prometheus’u andırıyor. Gerçi Tau Volantis’teki yaşamın kaynağı hakkında Marker’la ilgili bir bağlantı yok.

3) Tau Volantis’in yerlileri Brethren Moon’u yokedebilecek bir makine yapmayı başarıyorlar, 3. oyunun sonunda bu makineyi kullanıyor ve Tau Volantis’te oluşan Brethren Moon’u öldürüyoruz. Dolayısıyla, Brethren Moon’lar aslında öldürülebilirler, bu da tanrı olmadıklarını gösteriyor. Bu canlıların orijini ne? Marker gibi çok ileri derecede gelişmiş bir teknolojiyi nasıl üretiyor, nasıl kullanıyorlar?

4) Marker’ların etrafındaki canlılarla iletişime geçebilmek için uygun bir yol aradığını zaten Catalyst‘ten biliyoruz. Isaac ile konuştukları sırada ise sürekli çoğul kişi kullanıyorlar. ‘Biz’ diyorlar hep. Dolayısıyla bir Hive Mind tarzında ortak bilince sahip oldukları düşünülebilir. Yine de, Tau Volantis’teki Brethren Moon ölmeden önce kardeşlerini çağırıyor. Tekil olarak düşünme kabiliyetine de sahipler. Bu teori, Tau Volantis’teki Marker’ın “Turn it off!” sinyali göndermesi ile anlaşılabilir. Uzaylıların makinesi gezegeni dondurmuştu ve Convergence durdurulmuştu. Makinenin kapatılmasını isteyecek kadar akıllı ve tekil bilince sahip bir yaratık bunlar aynı zamanda demek ki.

5) Awakened’ın sonunda ne oldu? Gerçekten de insan yaşamı bitti mi? Brethren Moon’lar yeryüzündeki tüm insan yaşamını yok mu etti? Bu sorunun cevabını tabi ki Visceral Games biliyor. Bir başka DLC veya 4. bir oyun çıkarsa da muhtemelen bu sorunun cevabını alacağız.

Teoriler…

Brethren_moons
Isaac ve Carver aslında öldü ve Araf’ta kapalı kaldılar… Şaka şaka 😀 bu ‘Tüm olay aslında kafandaydı’ muhabbeti buraya gitmez, absürt kaçar. Böyle ucuz bir yola gidileceğini hiç zannetmiyorum. Dolayısıyla sonun başlangıcına geldik zaten.

Şimdi, burada iki senaryo var. Dünyanın sonu geldi, insanlık yok oldu. Bir sonraki oyunda ne anlatılabilir ki o zaman?

1) Martyr’ın oyunu yapılabilir, veya benzer bir şekilde Awakened DLC’sinden önce geçen herhangi bir tarihte, on yüz milyon tane Red Marker’ın test alanından herhangi birinde geçen bir hikâye olabilir. Bunlardan sadece Martyr kitabındaki hikâye benim ilgimi çeker. Muhtemelen gidilecek bir yol olmaz.

2) Brethren Moon’ların geldiği bir başka insan kolonisinde hayatta kalmaya çalışabiliriz. Ya da Brethren Moon’lardan kaçmaya çalışabiliriz. (Mümkün olduğunu hiç sanmıyorum ya, neyse…)

3) Daha önce Brethren Moon’ların öldürülebildiği bilindiğine göre, dünyanın son direnişini oynarız. Yine muhtemelen yeniliriz…

4) Brethren Moon’ların ardındaki sırrı çözeriz, anavatanlarına gidip onları durduracak ya da en azından geri çekilmelerini sağlayacak bir şeyler yaparız.

5) Marker killer olarak Isaac yeni bir Power Up kazanır ve Brethren Moon’ları öldürür.

6) Bitti. Öldük. İnsanoğlu yokoldu. Başka oyun gelmeyecek.

Hikâyenin gidişatına baktığımızda, baya baya Lovecraft’ın Cthulhu mitosu tarzında bir yere geldiğini görüyoruz. Ulu Eskiler yıldızlardan geldiler. Her yerde delilik kol geziyor. Sonumuz yakın. Dead Space’in böyle bir yöne döneceğini daha ilk oyundan tahmin edebiliyordum; ama hikâyenin nasıl dönüşler alacağını ve elementlerini tahmin etmek elbetteki başka bir şey.

Dead Space serisinden yeni bir bilgi gelene kadar, serinin ilerleyişi hakkında hiçbir bilgi sahibi olamayacağız, söylediklerimiz de teorilerden öteye gitmeyecek. God of War serisinin geldiği noktada artık sırf para kazanmak için çıkarılan ve serinin önceki oyunlarına göre ‘meh’lik oyunlar haline gelmemesi temennimiz, o zamana kadar RIP 🙂

61 comments
  1. kardeş bana göre insanlığın sonu gelmedi bence Brethren Moon ‘lar dünyaya yeni geldi çok güçlü olduklarında dünyaya bütün markerları yolladı çünkü dünyada fazla insan var kan istiyorlar zaten bunlar gemileriyle dünyaya çakılır isaac ‘in sevgilisi ellie dünyaya gitmişti dünyadaki insanlara yardım ediyodur bana göre isaac ve carver Brethren Moon çok güçlü olduklarından dolayı hayal görmeye başlayacaktır. bana sorarsan isaac Brethren Moon öldürmeseydi direk dünyaya gitseydi bunlar olmayacaktı ama fragmanda da izlemiştim önceden biri marker çılgınlığını durdurmuş ama galiba adam ölmüştü galiba 200 sene sonra insanlar marker’ları çoğaltmaya başladı ve fragmanda kim bilir belki yine bu durumu durduran biri olabilir diyordu ve buda isaac oluyo isaac artık markerları çözmüş durumda ve bu Brethren Moon’ları yok edeceğinden eminim.

    hakan on Ekim 21 | Cevapla
    • 3. oyunu ve 3. oyunun DLC’si olan Awakening’i oynadın mı?

      Tanshaydar on Ekim 21 |
  2. serinin hayranıyım hepsini onadım ve bitirdim kardeş daha iyi iletişime geçmek gerekiyo burdan zar zor gönderiyorum

    eren on Ekim 21 | Cevapla
  3. gerçek ismim eren yanlışıkla onadım yazmışım oynadım 🙂

    eren on Ekim 21 | Cevapla
    • Son DLC’siyi de oynadıysan onlarca Brethern Moon olduğunu görürsün. Bir tane Brethern Moon’ü öldürebilmek için bütün bir uzaylı ırkı kendini feda etti. Oyunda öldürdük diye bu kadar kolay olduğunu düşünmek biraz yanlış bence.

      Tanshaydar on Ekim 21 |
  4. DS3 te sonlara doğru bi bölüm vardı kapıyı açınca yandaki slaytta video çıkıyo bu Brethern Moon birer kilit altında olduğunu görmüştün anlatan adamda öyle diyordu biz Brethern Moon öldürdüğümüz için o kilit açıldı dlc de Brethern Moon dünyaya gidiyordu ve isaac bunun hayal olduğunu düşünüyordu bence Brethern Moon dünyanın yolunu bilmiyorlardı isaac izleyerek onun yolundan gittiler saçma değil çünkü Brethern Moon daha öncedende dünyaya saldırabilirdi !!!

    eren on Ekim 22 | Cevapla
    • DS3’te sonlara doğru öyle bir şey demiyordu. Bütün Uzaylı ırkı sırf Brethern Moon tamamlanıp kardeşlerini çağırmasın diye kendilerini feda ederek gezegeni donduruyorlardı. Eğer kilidi açarsan Brethern Moon tamamlanacak ve kardeşlerini çağıracak diyordu.

      Brethern Moon’lar Dünya’nın nerede olduğunu biliyorlardı, tek yapmaya çalıştıkları şey Isaac’i yavaşlatmaya çalışmaktı.

      Isaac’i takip ederek gelmiş olsalardı Isaac’ten sonra gelirlerdi, halbuki Isaac vardığında hepsi çoktan oraya varmıştı.

      Tanshaydar on Ekim 22 |
  5. slaytta gördüğüm Brethern Moon fazlasıyla birbirlerine yakın ve lazer gibi birbirlerine bağlıydı 1. Brethern Moon öldürdüğümüzde diyerlerine mesaj göndermiyo Brethern Moon ölünce kilit kırılıyo ve hepsi direk dünyaya gidiyo uzaylılar dondurmasaydı dünyayı çoktan yok edebilirlerdi doğru dlc nedense isaac biz öldük dirildik diyo carverda isaac vuruyordu nasıl yani bunlar ölüp dirildimi bunun cevabını biliyorsan cevaplarmısın kafa karıştırıcıda?

    eren on Ekim 22 | Cevapla
    • O slaytta sadece nasıl haberleştiklerini gösteriyordu. Brethern Moon’lar bir arada takılıyor, hepsi evlerinde bekliyor tarzı bir şey demiyor. Nerede olurlarsa olsunlar haberleşebiliyorlar diyor. Yani geç kaldık öldürmekte. Uyanır uyanmaz haber salmış kardeşlerine.

      Awakening DLC’de ise öldürmüş olmamıza rağmen diğer Brethern Moon’lara çoktan haber gitmiş olduğunu öğreniyoruz zaten. Öldürdüğümüz Brethern Moon’un diğer Brethern Moon’ların yaşaması/ölmesi ile bir alâkası yok.

      Isaac orada “Sanki ölmüşüz de ölümden sonrasındayız. Belki de Necromorph olduk? Belki de insanlar Necromorph olunca böyle görüyorlar dünyayı?” diyor. Carver da kafasına bir tane indirip “Aklını başına al senin ağzını yüzünü…” deyip işine bakıyor.

      Tanshaydar on Ekim 22 |
  6. ds4 yeni konsollara gelcek ve isaac bu durumu düzelticek çünkü sanki isaac seçilmiş kişi gibi bana göre

    eren on Ekim 22 | Cevapla
    • Kitapları okuyunca daha iyi anlaşılıyor bazı şeyler.
      Marker kodları insan zihnine yüklenebiliyor. Bu kodları kullanarak yeni Marker’lar inşa edilebiliyor, veya var olanlar yok edilebiliyor. Isaac hem inşa etti, hem yok etti.

      Bir Marker’ın büyümüş ve hayat bulmuş formu (Convergence) yeni bir Brethern Moon doğuruyor. Yani aslında Brethern Moon’ların çekirdeği Marker’lar.

      Olayı Mass Effect’e çevirirlerse ağır küfrederim ama…

      Tanshaydar on Ekim 23 |
  7. 😀 kısacası isaac başladı isaac bitirecek bu olayı sen hangi konsolda bitirdin bu seriyi?

    eren on Ekim 23 | Cevapla
    • PC’de oyandım ben, konsol filan yok bende maalesef.
      Tabi ki, oyunun esas oğlanı Isaac, o bitirecek. Ama Carver’ı sevdim ben, onun hikâyesine de bir merak sardım.

      Tanshaydar on Ekim 23 |
  8. carver iyi adamda çok sinirli doğal osa gerek karısı ve çocuğu öldü ama genede sert carver aslında fazla bi yararı yok sanki daha marker konusunda acemi 😀

    eren on Ekim 23 | Cevapla
    • Marker konusunda acemi ama Isaac’in kıçını defalarca kurtarıyor 😀

      Tanshaydar on Ekim 23 |
  9. kardeş sence dead space 4 gelirmi dlcnin sonundan anlaşılan o bana göre 🙂

    isimsiz on Şubat 2 | Cevapla
    • DLC’ye göre değil, EA’nın paragözlüğüne göre Dead Space 4 kesin gelecek; ama kaç yıl içinde olur bu bilemiyorum.

      Tanshaydar on Şubat 3 |
  10. kardeşim dead space 4 çıktığında konol almayı düşünürmüsün alırsan eklersin beni ve ayriyetten ds4 geldiğinde dlc deki korkusu gibi olur dimi?

    isimsiz on Şubat 10 | Cevapla
  11. birde dead space 2 severed in hikayesini yazda başkalarıda öğrensin

    isimsiz on Şubat 10 | Cevapla
    • Merak eden başkaları olsa durum başka, ama insanlar hikâyeyi pek sallamıyor bu ülkede.

      Tanshaydar on Şubat 15 |
  12. ARKADAŞIM SÜPER OLMUŞ. OYUN HAKKINDA TÜRKÇE BİLGİYİ BULABİLMEK BİRAZ UĞRAŞTIRDI. İYİ Kİ SİTE NE RASTLADIM. GERÇEKTEN AÇIKLAYICI VE YORUMLAYICI OLMUŞ. VE SEVİNDİM; TÜRKİYE VE DÜNYADA Kİ OYUNCULAR OLARAK, “OYUNLARI SADECE VUR VE YOK ET ÖNÜNE GELEN HER ŞEYİ PARÇALA” KONUSUYLA ELE ALMAMIŞSINIZ. VE OYUNLARI ROMAN TARZINDA YAŞAYANLAR GRUBUNDA OLDUĞUNUZA VE OLDUĞUMUZA SEVİNDİM.UMARIM DEAD SPACE İÇİN VİSCERAL GAMES, “EA” KÖLELİĞİNDEN KURTULUR VE YENİ DEAD SPACE OYUNUNDA MÜKEMMEL BİR HİKAYE VE OYNANIŞ SUNAR. YAZILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. TAKİPTEYİZ ….

    Emre Alp on Nisan 20 | Cevapla
    • Kölelikten kurtulabilir mi bilemiyorum; ama ilk oyunla ulaştıkları başarıya EA gölge düşürmeyi başardı maalesef. Awakening DLC’si iyiydi yine de.

      Tanshaydar on Nisan 21 |
  13. Evet haklısınız. Umarım CRYSIS serisi gibi olur. Biliyorsunuz Crysis-1 den sonra seri kötüleşmeye başladı fakat Crytek son oyunuyla istenileni vermeyi başardı diyebiliriz. Gerçekten çok güzel bir kapanış oldu. Genel olarak bir oyun roman gibi olmalı hikayesiyle, oynanışıyla. Nasıl romanı okurken heyecanla olayları takip eder; gidişatın kalp atımlarını izleriz işte öyle olmalı ve mutlaka bir sonu olmalı, Tüm güzel hikayelerde olduğu gibi. Assassin’s Creed gibi olmamalı. Resmen açıkladılar: “AC yi her sene çıkartmamak aptallık” olur diye. Böyle bir zihniyet var maalesef, sadece maddi odaklı. Tarihteki en güzel eserler her zaman insanı ön planda tutar. “Metro” serisini örnek verebiliriz en güzel olarak. Neyse yazılacak o kadar çok şey var ki… Umarım zihniyetler değişir de güzel yapıtlar ortaya çıkar.

    EMRE ALP on Nisan 22 | Cevapla
    • Yani, aslında oyun tecrübeme bakacak olursam Crysis serisini bırakın “Güzel Hikâye” kategorisine almaya, ben şahsen “Hikâyesi Olan Oyun” kategorisine bile alamam aslında… Öyle olacaksa hiç olmasın bence.

      Tanshaydar on Nisan 23 |
  14. Demek istediğim şeyi anlamışsınızdır. CRYSIS sadece ufacık bir örnek. Crysis örneğini verme amacım; istenirse daha güzeli yapılabiliyor demek istemem.

    EMRE ALP on Nisan 23 | Cevapla
    • Dead Space’in ilk oyununda çok güzel bir evren yaratıp üzerine güzel bir hikâye inşa ettiler. Üzerine kitaplar bile yazıldı Dead Space Martyr ve Dead Space Catalyst diye, blogumda onlar hakkında da yazı yazdım, arayabilirsiniz.

      Crysis ilk oyununda sadece motorun gücünü gösterme amaçlı bir demoydu. Oyunun hikâyesi ve karakterlerin derinliği yok denilecek kadar azdı. Motor güncellenince üzerine bir oyun daha yaptılar. “Grafikler bir oyunun %60’ıdır” diyen adamlardan da zaten hikâye ve karakter derinliği beklemek yanlıştır.

      Tanshaydar on Nisan 23 |
  15. Haklısınız. Kabul ediyorum Crysis örneği kötü oldu.bunu burada kapatıyorum. Kısacası anlatmak istediğimi zaten sizde biliyorsunuz. Bir tarafta yapımcılar; EA gibi para odaklı şirketler. Diğer yanda da bu yapımları kullananlar. İşin kötü tarafı İnsanların arz-talep olayıda çok değişken. Bizim gibi insanlar bu yapımları birer eser olarak görürken (bu kelimeye değer yapımlardan bahsediyorum)bazılarıda hala vur kır parçala yolunda. Blogunuza göz atarken Silent Hill ile ilgili yazılarınızı gördüm. İşte Silent Hill gibi bir yapıt bu kişileri ayırt edebiliyor. sonunda 5 ayrı bitiş tarzı var. ben kendi adıma empati kurarak ilerlediğim için ilk oynayışımda iyi olan ve merhametli olan yolu seçmiştim ve oyunda bana aynı şekilde cevap verdi. Bence bu mükemmel bir şey. Aynı şey Bioshock 1 ve 2 dede başıma geldi. Duygulandım desem yalan olmaz. İş te yapıtlar insanı böyle seçenekler sunup zorladığı zaman insanlar en azından ikinci defa oynadıklarında hikayeyi özümseyerek ilerlemeye çalışıyorlar. Dediğim gibi mükemmel bir şey.

    EMRE ALP on Nisan 23 | Cevapla
    • Emre bey bu konuda kesinlikle aynı fikirdeyiz.
      Oyunlar bir roman, bir film kadar iyi, hatta belki daha iyi hikâyeler anlatabilirler. Hatta öyle bir nokta gelir ki, oynanış, grafikler, hikâye bir araya gelir, ortaya bir sanat eseri çıkar.

      EA Games’in politikası şöyle işliyor:
      – İyi oyun yapan veya yapma potansiyeli olan küçük stüdyoları satın al.
      – Stüdyoya para ve zaman ver ki güzel oyun yapsınlar.
      – Projeyi iptal et, ellerine vurdulu kırdılı dandik bir aksiyon oyunu ver.
      – Oyun beğenilmeyince stüdyoyu kapat, çalışanları diğer stüdyolara dağıt.

      yani resmen küçük başarılı stüdyoları bünyesine katıp asimile ediyor. Bunu Activision da yapıyor. CapCom da, Konami de. Artık ne varsa bağımsız geliştiricilerde var.

      Tanshaydar on Nisan 23 |
  16. Elden gelen bir şey yok. Bize de ümitle beklemek kalıyor. Tekrardan; çok güzel bir yazı. Bu yazıları okuyan herkese tavsiyem kaliteli yapımları mutlaka ama mutlaka destekleyin. Herkese iyi Çalışmalar.

    EMRE ALP on Nisan 25 | Cevapla
  17. Bazı önemli noktaları sanırım oynarken kaçırdım . İlk olarak 200 yıl önce dünyada siyah işaretçi bulunuyor dünya kaynakları tükeniyor sınırsız enerji barındırdığı için kopyaları yaratılıyor ve ölüm getirdiği anlaşıldığı zaman da bir yerlere gömülüyor. Kırmızı işaretçilerden biri Aegis 7’ye gömülüyor ve isaac yok ediyor. Siyah işaretçiyi de anladığım kadarıyla 2. oyunda dünya üzerinde bulup yok ediyor dünya üzerinde hiç işaretçi kalmıyor ve geriye işaretçinin ilk bulunduğu Tau Volantis adında gezegen kalıyor. Ellie evinde bulmaya giden isaac kilisenin adamlarına yakalanıyor. Yeni bir kırmızı işaretçi yaptıklarını isaac gösteriyorlar. Ellie’nin sevgilisi olan şahıs bizi Ellie’i bulmamız için zorluyor. Hikaye bundan sonra bende biraz karıştı. Özellikle doktor serrano oyunun ilk başında bir askere codex’i bulup kendisine getirmesini istiyor daha sonra herşeyi anlıyoruz. Şimdi anlamadığım kısım ilk olarak işaretçi hükümet tarafından burada bulunuyor ve salgın ortaya çıktığında tüm ordu için yok edilme emri veriliyor. Hükümet daha sonra bir araştırma ekibi buraya göndermiyor mu ? Ordunun kilise ile bir bağlantısı var mı ? Yoksa siyah işaretçi dünyada bulunmuyor da buradan mı dünyaya getiriliyor ?

    Hakan on Mayıs 19 | Cevapla
    • Isaac hiçbir zaman dünyada oynamıyor.
      İkinci oyunda Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan’da geçiyor. Oradaki Marker da tek değil, bir sürü inşa ediliyor ama inşası bitmiş olanı Isaac yokediyor.
      Black Marker konusunda ilk kitap dışında hiçbir bilgi yok.
      Tau Volantis Marker’ın ilk bulunduğu yer değil, en başta Marker’ların anavatanı zannediyorlar.

      Anlamadığınız ve daha da kötüsü yanlış anladığınız çok fazla yer var. Diğer Dead Space yazılarımı okumanızı öneririm.

      Tanshaydar on Mayıs 19 |
  18. S.A

    MAMU on Mayıs 19 | Cevapla
  19. TANS HAYDAR KARDESIM GUZELCE ACIKLAMIISSIN KAFAMIZDAKI SORU ISARETLERI SONA ERDI DIYEBILIRIZ BENIM SANA SORCAM BI ARA SEN DEAD SPACE YAMASINI YAPCAKTIN GALIBA SUAN 3 OYUNADA OYUNCEVIRI YAMA YAPTI AMA Dead Space 3′ün Awakened DLC CEVRILMEDI ACABA BU YAMAYI CEVIRME GIBI BI DURUM VARMI ING OLMADINDAN COGUMUZDA BISEYLER EKSIK KALDI BIZLERDE OYUNCEVIRI FORUMUNAADA YAZDIM AMA CVP YOK YAPMICAKLAR GALIBA SEN BI EL ATARSAN SÜPER OLUR..???

    MAHMUT on Mayıs 19 | Cevapla
    • Çeviri işleri ile ilgilenmiyorum, doğrudan geliştiriciler ile iletişimde olduğum oyunlara çeviri yapıyorum sadece.

      Tanshaydar on Mayıs 20 |
  20. Hocam buğün hatta şu yazıyı yazdığım vakit biraz nostalji yapıyorduk. Mutlaka bilirsiniz System Shock 2. Hikaye öyle bir içine çektiki Buradaki Dead Space yazınız aklıma geldi klavyeden biraz mürekkep aksın dedik. Sanki Dead Space Sytem Shock 2 den biraz akıl almış gibiydi. Aslında bizi mutlu etti bu durum. 99 yılında çıkan bu oyundan sonra Dead Space serisi 1,2, ve 3ün dlc si dahil 3 ün kendisi hariç ilaç gibi geldi. Bu yapımlar insanların özelliklerinden mi kaynaklanıyor. Gerçekten şöyle oyun tarihine baktığımızda Şaheser diyebileceğimiz yapıtlar sayılı. Neyse fazla uzatmaya gerek yok. Umarım diyeceğim fakat ümidim yok. Dead Space nin dönüşü muhteşem olur. İyi çalışmalar.

    Alp on Nisan 2 | Cevapla
    • System Shock 2 kendi zamanında birçok oyuna ilham kaynağı olmuş bir oyun, üstelik sırf hikâye olarak da değil. Dead Space ve Bioshock tamamen System Shock’tan etkilenmiş oyunlar. GLaDOS da System Shock 2’deki SHODAN’dan esinlenme.

      Aslında günümüzdeki medya ve beyinsiz oyuncu kitlesinin etkisinden kurtulunca, her sene yenisi çıkan ve grafikten başka bir şey ifade etmeyen, kendini tekrar eden saçma sapan oyunları göz önüncen çekince geriye şaheser diyebileceğimiz fazlasıyla oyun kalıyor. 90’ların başından günümüze kadar binlerce oyun çıktı ve bu oyunların birçoğu da usta kişilerin ellerinden çıktı. Elbette karşılıklı esinlenmeler ve paslaşmalar mevcut.
      Mesela şöyle bir şey var insanın hayata bakışını değiştirecek: http://store.steampowered.com/app/245390/

      Ama oyun sitelerini bundan bahsederken görmezsin, oyuncuları bunu överken görmezsin. Varsa yoksa popülizm, sivilceli konsol ergenlerinin peşinden giden bir kitle. Paralycid ile bunları yıkacağız deyip reklam da yapayım az 😀

      Tanshaydar on Nisan 2 |
  21. Umarım dediğiniz gibi bu duvarlar yıkılır. Şirketler para odaklı oldukları için ve günümüz oyuncuları önüne çıkan her şeyi vurmak istedikleri için biraz zor görünüyor. Fakat bağımsız yapımcılardan umutluyuz. karın içinde açan kardelenler gibi bu sektörün kararmışlığından kendilerini kurtararak ortaya bir güneş gibi çıkacaklarına inanıyorum. Bu aada işlerden dolayı pek takip edemiyoruz Paralycid yapıtınızda başarılar. Böyle giderse işimizin arasına sıkıştırıp bizde oyun programcılığına gireceğiz.Aslında ciddi ciddi düşünmüyor da değiliz. İnş. bu yolda ilerleyebiliriz. En azından sizlere bir yardımımız olur. Tavsiye için teşekkürler. İyi çalışmalar.

    Alp on Nisan 2 | Cevapla
  22. İyi günler. Arada sırada Dead Space ile ilgili buraya gelip rahatsızlık veriyorum. Kusuruma bakmayın. Fakat malum çok derin konu ve nadir yapıtlardan bir tanesi. Geçenlerde Dead Space: Extraction oyun ilerlemesini izlerken aklıma büyük bir soru takıldı. Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Dead space Downfall filminden ve Dead Space 1 den hatırlayacağımız gibi Marker sanki bize yol gösterip yardım ediyor gibiydi. Yada hayal görüyorduk. Oyunu oynayalı biraz oldu o yüzden zihnim beni yanıltmasın diye size danışmak istedim. Markerın bize yardım etme amacı sadece; bizim zihnimizin markerı oluşturmak amacı ve markerla bütünleşip Büyük ayları oluşturmak tı değil mi? Sanki bu işin içinde farklı şeyler varmış gibi hissettiriyor. Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz zamanınız varsa.? Teşekkürler.

    Alp on Nisan 12 | Cevapla
    • Estağfirullah. Maalesef bırakın Türkiye’yi, dünya çapında bile Dead Space mükemmel hikâyesi ve evreni ile değil, atmosferi ve oynanışı ile ön planda maalesef. Bunun yanısıra sözde oyun yazarları da hikâyeye yeteri kadar önem vermeyince, oyunculardan da pek bakan olmuyor.

      Şimdi sorulara uzun uzun burada cevap vermek yerine şu iki kitap hakkındaki yazılarımı okumanız daha açıklayıcı olacaktır, çünkü onları taze bilgi ile (kitabı bitirir bitirmez) yazmıştım; ve tam da bu konu üzerine açıklamalar yapmıştım.

      İlk kitap: Dead Space Martyr http://blog.tanshaydar.com/dead-space-martyr-sehit.html
      İkinci kitap: Dead Space Catalyst http://blog.tanshaydar.com/dead-space-catalyst.html

      Tanshaydar on Nisan 12 |
  23. Çok teşekkürler.Özellikle bugün Extraction ı tamamını izledim. Mükemmel bir şey. Marker ın insanları etkilemesi. İnsanlarda oluşturduğu kişilik bölünmesi ve daha neler neler. Ve daha çok meraklandık. Bu yüzden Bu kitapları alıp okumak istiyorum. Fakat malum Türkiye’de yok. Ve amazon ve ebay de de kargo ücreti pahalı. İnternational shipping ler de biraz pahalı. Tüm seriyi almak istiyorum. Biraz pahalıya geliyor. ucuza alabileceğimiz bir yer biliyor musunuz? İyi çalışmalar.

    Alp on Nisan 12 | Cevapla
    • Ben ilk kitabı e-bay üzerinden 15 liraya denk gelen bir fiyata, ikinci kitabı da 30 liraya yakın bir şekilde Amazon üzerinden almıştım. Amazon ve e-bay’da farklı satıcıların sundukları seçeneklere bakmak iyi olabilir, Türkiye içerisinde sanmıyorum bulunabileceğini.

      Tanshaydar on Nisan 13 |
  24. Dead Space benim için değerli bir seri. Çoğu kişi 2. oyundan sonra 3. oyunu oynamadı. Sanırım bu kişiler Dead Space’e korkutucu olduğu için başlamışlardı ve hikaye ile pek ilgilenmiyorlardı. Bence 3. oyun internetteki aşırı dibe vurulan yorumları hak etmiyor. İlk 2 oyuna karşın 3. oyunda daha fazla mekanda bulunmamız güzel bir gelişme. Diğer bir yenilik ise getirilen silah geliştirme sistemi. Çoğu oyuncu (ben uğraşamamcılar) bu sistemle vakit kaybetmek istemedi fakat sistemi iyi kullandığımız zaman gerçekten güçlü silahlar üretebiliyorduk. Ben oyunun sonlarına doğru ürettiğim silah sayesinde düşmanları bayağı kolay avlar hale gelmiştim. Öte yandan hikaye “gemide tamircilik” kısır döngüsünden kurtuldu.

    KCB on Nisan 22 | Cevapla
    • Yazdıklarınızda haklısınız fakat fikirleriniz sadece oyunu ve oynanabilirliği kapsıyor. Dead space çok ama çok derin bir hikaye kapsıyor. Dead Space Downfall ardından Dead Space ardından Dead Space Extraction ve Ignision bunların hepsi hikayenin bir bölümünü anlatıyor. Örneğin Extraction da normal bir insanın nasıl Markerın karşı konulmaz sinyalleriyle aklını kaybetti ve çıldırdığı çok güzel anlatılıyor. Dead space 2 ve öncesinde Aftermath yine hikayenin ayrı bir kısmını anlatıyor. Yabancı forumlarda Dead Space Hayranlarına bir bakın. Bu oyunu ağırlıklı olarak hikayesi için oynuyorlar ve izliyorlar ve okuyorlar. Gerçekten çok derin bir hikayesi var o kadar derin ki inanmazsınız belki fakat gerçek dünya ile bağlantınız koparıyorsunuz ki bu gerçek bir roman özelliğini taşıyan bir yapıt anlamına geliyor. Dediğim gibi Dead Space Hikaye ağırlıklı olması gereken bir oyundu. Fakat Ea şirketinin baskısı ile oyun aksiyor ve diğer şeylere kaydı. Eğer kendinizi kaybetmek istiyorsanız. Dead Space nin ara hikayelerini okuyun, ara oyunlarını oynayın. Demek istediklerim daha çok aydınlanacaktır.

      Alp on Nisan 22 |
  25. Selam hocam senin yazdıklarını okuyunca kendimi blog yazarı olarak nitelendirmek komik geliyor doğrusu.Oyunu oynarken bu kadar derin düşüncelere girmedim ama yazdıklarını okuyunca bitirdiğim 1-2 ye el atasım geldi yine.

    gereçkten okunası farklı bir yazı olmuş.Eline sağık

    Serdar on Şubat 15 | Cevapla
    • Valla söylemesi ayıp ben de şimdi yazılara bir göz atınca seriye baştan başlayasım geldi, ama böyle komple filmler, kitaplar, ve çizgi romanlarla.

      Bu yıl içerisinde 4. oyunun âkıbeti hakkında bir şeyler duyarız diye düşünüyorum.

      Tanshaydar on Şubat 22 |
  26. dead space 4 te ayzek yerine başka bir karaktermi olucak

    burak on Şubat 19 | Cevapla
    • Dead Space 4 namına birşey yok daha sayın Burak. Yüksek ihtimalle de yakın bir zamanda da çıkmaz belki de hiç çıkmaz. Ea in mantığı “istediği parayı kazandırmayan oyuna yol yok” biliyorsunuzdur.

      Alp on Şubat 19 |
  27. Dead Space 1 de sonda kadın bize nicolün öldüğünü gösterdiği bir video atıyordu sende çılgınsın demişti bence 1. oyunda isaac marker’ı yok ettği için Seçilmiş bir kişi oldu sonrada 2.oyunda beynimize Marker kodları yükleniyor ve nicole’ün Marker’ın kandırdığı bir görüntü olduğunu anlıyoruz Sonra 3.oyunun Awakened dlc’sinde isaac çok fazla iç içe olunca brethern moon’ların dünyaya geldiğini görüyor ama ekranda garip şeyler oluyor bence Brethern moonlar Dünyaya daha gelmedi isaac ve carver hayal görüyordu bence 4.oyunda Dünyanın Topluca bir direniş sergiledeğini göreceğiz bu arada Awakened çok güzeldi Awakened oynanmıyınca Hikaye tam olarak anlaşılmıyor Ayrıca Dead Space Kitapları Hikaye açısından önemli bir etkiye sahipmi ? 😀

    Esat on Nisan 12 | Cevapla
    • Esat, oyunda bazı bariz noktaları kaçırmışsın ve hikâyeyi tamamıyla karıştırmışsın. Dead Space ile ilgili diğer yazılarıma bir göz atmanı öneririm. Soruna cevap verecek olursam da, evet, kitapların, özellikle de ilk kitabın hikâyeye olan etkisi, oyunların etkisinden daha fazla.

      En baştan söyleyeyim: Marker tarafından seçilmiş olan ve Marker’dan etkilenmeyen tek kişi Michael Altman.

      Yazdığın yorumdaki birkaç hatayı düzeltiyorum ki, başka okuyan olursa yanlış yönlendirilmesin.

      Isaac USG Ishimura gemisine adım atmadan çok önce Nicole ölmüştü, koluna kalbini durduracak bir iğne yapıyordu. Isaac’in oyun boyunca gördüğü Nicole, aslında Marker tarafından yaratılan bir halüsinasyondu. İkinci oyunda yine Marker, Nicole’ün görüntüsünü kullanarak Isaac ile konuşuyor. Şimdi…

      Isaac ilk oyunun sonunda Marker’ı doğrudan yok etmedi. Gezegenden (Aegis VII) koparılan parça, gezegene çarptığında Marker bile dayanamadı o çarpışmaya, ve parçalandı. Hâliyle, Isaac’in ilk oyunda Marker’ı yok etmesinin Isaac’e tek etkisi, Marker’a tapanların Isaac’ten ölesiye nefret etmeleri. İkinci filmde zaten o Marker’ın parçalarını topluyorlar başta.

      Marker kodları Isaac’in beynine 2. oyunda yüklenmiyor. Isaac, Marker ile yakından temas kuran diğer birkaç kişi gibi, bir çeşit senkronizasyon yaşıyor (Isaac zaten ilk oyunda yaşadı bunu). Dead Space’in ikinci filmi ve ikinci oyununda zaten tek “Marker Killer” denilen kişinin Isaac olmadığını görmüş olman gerekir.

      3. oyunun DLC’si olan Awakened’ta Brethern Moon’lar sürekli halüsinasyonlar ile Isaac ile Carver’ı kandırmaya çalışıyordu (muhtemelen Dünyanın yerini öğrenmek için). Ama DLC’nin son sahnesinde Brethern Moon’ların Dünyaya çoktan varmış olduğunu görüyoruz zaten. Demek ki, tüm bu zaman boyunca zaten Dünyanın yerini biliyorlardı; ama Isaac ile Carver’ı yavaşlatmaya çalışıyorlardı.

      Bence önümüzdeki dönemde, ilk filmden başlayarak seriyi bir daha gözden geçir. Çok fazla şeyi kaçırmış veya yanlış anlamışsın. 4. oyunun çıkacağını zannetmiyorum, Mass Effect değil bu, epic stunt ile reaper’lara galebe çalalım. Ama çıkarsa ne olacağına dair pek fikrim yok.

      Tanshaydar on Nisan 13 |
  28. Çok güzel bir bilgi sitesi.Ben seriye ilk önce dead space ve daha sonra dead space 2 ile başladım.Üçüncü oyunu pek beğenmedim.Ama beni ilgilendiren oyunların altında yatan hikayesi az çok araştırmalarım sonucunda bu siteden bilgi aldım bunun için teşekkürler.Aslında pek bir bilgim yok dead space hikayesi hakkında sadece iki oyundan edindiğim bilgiler dahilinde.Dead space 3’ü oynadım beğenmedim hem hikayesel hem oyun olarak kötüydü.Umarım dead space 4 çıkar.Gerçi EA açıklama yapmıştı Dead Space 4 Mümkün diye ama belli olmaz.Zaten dead space’i geliştiren stüdyo başka bir battlefield oyunun yaptı ve onun şuan dlcleri ile ilgileniyorlar.Umarım dead space 4 gelir.Gerçekten de güzel bir son olur.

    Hakan Mert on Nisan 18 | Cevapla
  29. Tanshaydar Bilgi için teşekkürler seriyi birkere daha bitirdim gerçekten kaçırdığım baya yer varmış :/ ama iyi yönden bakarsak hikayeyi senin ssayende tam olarak anlayabildim anlayamadığım tek kısım şu Dead Space 3’de Carver neden Halüsinasyon görüyor yoksa oda isaac gibi marker killermı ve Neden unitologist Danik Machine’i kapatmaya çalışıyor

    Esat on Haziran 3 | Cevapla
    • Rica ederim 🙂

      Filmleri izlemediysen mutlaka izle, Dead Space: Downfall ve Dead Space: Aftermath
      Filmleri izledikten sonra Marker ile bir şekilde iletişime geçen herkesin aslında halüsinasyon gördüğünü anlayacaksın. Bu konu kitaplarda daha güzel anlatılıyor tabii.

      Marker Killer olmak için Marker ile doğrudan ve derin düzeyde iletişime geçmiş olmak gerekiyor. Bunu yapan bir Isaac var, bir de 2. oyunda Nolan Stross vardı, o da Marker Killer. Stross’un hikâyesini Dead Space Aftermath’da görebilirsin.

      Son sorduğun soruya gelince, 3. oyunu hiç anlamamışsın demektir, burada spoil etmek istemiyorum 🙂

      Tanshaydar on Haziran 5 |
  30. Öncelikle Dead Space 1 & 2 & 3 oynamışlığım var. İmkanım olmadığı için Dead Space 2 Severed, Dead Space Mobile ve Dead Space Extraction oynayamadım ve aynı sebeple, biraz da ingilizce yetersizliğim olduğundan kitaplarını da okuyamadım. Yakın bir zamanda tekrar Dead Space 3 oynamaya karar verdim. Awakened adında ek paketi olduğunu öğrendim ve Origin Access ile uygun bir fiyata kısa süreliğine erişebilmek, Co-Op Side Missions içeriğini de öğrenmemi sağlayacaktı, tabi oynayacak birini bulabilirsem artıkın, arıyorum. Tabi bu bir aylık kullanımda ayrıyeten Awakened ek paketini de satın almam lazım. Dead Space 3 oyununu tekrar oynamaya karar verdiğim de bilgilerimi tazelemek için yaptığım araştırma da sitenize denk geldim ve bu muazzam içeriğe bir yorum bırakıp teşekkür etmek, biraz da hikayesine hem meraklı hem de daha bilgili biri ile karşılaşmanın mutluluğunu paylaşmak istedim.

    Oyunun konusunu yarım yamalak ingilizcem ile az buçuk kavramıştım. Evrimin bir sonraki aşaması, gizemli uzaylı yapıları, insanlığı yaratan üst varlık (Siyah Marker’ın “insan dna sinyali” gönderdiğini bahsettiğiniz de direkmen aklıma “İnsanları yaratan Marker ve onu yok etmeye çalışan da mı Marker?” diye düşünürken Prometheus filmini anımsatması, bir kaç cümle sonra da sizinde Prometheus filmini anımsattığını söylemeniz, gülümsetti 😀 ) ve bunu inanç üzerinden anlatmak acaip ilgi çekici ve heyecanlandırıcı. Tabi ilk oyun fazla bir şey anlatamıyor, son anına gelene kadar. Gemiyi tamir etmek ile vakit geçirip son kısımlar da ansızın gerçekleri öğrenmek, hızlıca gelişmesine rağmen çoğu şeyi yeteri kadar aktarıyor, Marker’ın ne olduğu ve Bütünselcilerin amacını dahi öğrenmek benim için yeterli bir başlangıçtı. Uzay temasını hiç sevmesemde oyunun atmosferi ve tasarımları ayrı bir kalite aktığından ne kadar karşı koysamda delicesine sevdim.

    Dead Space 2 ‘nin hikaye bazında çok kötü ilerlediğinden bahsetmişsiniz. Dead Space 2 bana göre, genel evreni ilerletmek yerine daha bir karakterlere odaklı bir hikaye yapmaya çalıştıklarını gösteriyor. Dediğiniz gibi Isaac’in iç hesaplaşmasını tamamlaması, oyunun asıl kısmı şahsen. İlk oyunda da Dead Space evreni üzerine sadece temelleri ve Isaac’in olaylara adım atışını içeriyor. Dead Space 2’de 3 senedir kullanılan Isaac’in nasıl kullanıldığı, Ishamura’da ki yaşadıkları, Marker’in hem normal hem de Nicole’u içeren zihin oyunlarını da ekleyince, yaşadığı travma çok ağır oluyor, bu durumda Isaac ilk önce toparlanması ve buna göre ilk oyunda eksik olan karakterini yaratmaları lazımdı. Dikkatini de çekerim, Isaac asla kahramanlık yapmadı. Isaac, hayatta kalmak için kaçan ve güvenli bir yer arayan bir karakterdi, çünkü o bir savaçı değil, makine mühendisi olan normal bir adamdı. “Bir seçimim varmış gibi görünmüyor. – Isaac”. Bir de diğer yandan bakmak gerek tabi, Dead Space evrenine ekledikleri bilgiler olarak, oyunu pek hatırladığım diyemem ama Bütünselcilerin Kilisesine girdiğimiz de, orada ki tasarımlara hayran kalmıştım ve yanlış hatırlamıyorsam o bölümler de ve oyunun genel hatlarında bolca Bütünselciler hakkında yazılar olmalıydı. Şuan pek hatırlamıyorum doğrusu Dead Space 2’yi, birinci oyuna göre daha yüksek aksiyonu ve gerilimi olan bir oyundu, kocaman gezegen vari bir uzay aracında olduğumuz için çok daha fazla düşmanın gelmesini normal görüyordum. Aksiyonu da tatlıydı şimdi, fazlasıyla heyecanlı. 😀 Son olarakta Isaac’in dışında Marker’lar ile temasa geçen başka insanlar olduğunu bilmekte güzel oldu. Ana karakterimiz normalden özel bir duruma geçiş yapsa da bunu “tek” olarak kalmaması iyi oldu.

    Biraz fazla bahsettim gibi oldu ilk iki oyundan ama sizin aracılığınız ile öğrendiğim ve size asıl teşekkür etmek istediğim kısımlar şurası;
    İlk olarak Michael Altman’ın neden “peygamber” seçildiğinin sebebi beni pek tatmin etmemişti. Siyah Marker’ı bulmuştu ama o Marker ile herhangi bir şey yapmamıştı, Bütünselcileri de o kurmamıştı, sadece onun keşfini yapması “peygamberlik” sıfatı için yetersiz kalıyordu, en azından yarım yamalak ingilizce bilgim ile oyun içerisinde adam akıllı bir bilgi edinemiyordum, adam benim için tam bir gizemdi ama ilk kitap “Martyr” ile ilgili yazdığınız yazıda adamın kim olduğu, Siyah Marker ile arasında ki bağlantı, Bütünselciler ile arasında ki bağlantı ve fedakarlıklarını öğrenince, tüm gizemi ortadan kalktı, tatmin oldum ve diğer yandan adama hayranlık beslemeye başladım her ne kadar ölümü biraz basitte olsa, tabi şikayette etmemek gerek, sonuçta insan, sırf önemli biri diye muazzam bir son yaratmak şart değil. Yanlış değilsem Bütünselcileri yaratan şirket sadece kitapta geçiyor değil mi? Oyunlar da öyle bir şey hatırlamıyorum.

    İngilizce yetersizliğimden Dead Space 3 bana absürt gelmişti çünkü olayların nasıl geliştiğini tam anlamamıştım. Tamam, Dead Space evreninin genel teması ve atmosferi hoşuma gidiyordu ama 3. oyunun sonunda ki yaratık Brethern Moon ne? (ki adının o olduğunu bile anlamamıştım), Tau Volantis kim?, Convergence olayı ne? gibi şeyleri bilmiyordum ama sayenizde açıklığa kavuştular. Bu da beraberinde Marker’ların bir “yapı” olmalarına rağmen kendi bilinçleri ile amaçları oluşu, bir şeyleri yeniden inşa edebilmeleri gibi yetenekleri ile birleşince, olayların sadece basit bir “salgından”, başka bir boyuta çıkarıyordu. Özellikle bu yazınız da şu kısmı okurken nefesim kesildi; “Brethren Moon’ların Isaac ve Carver ile konuşabiliyor olması, “We are coming, we are hungry” (Geliyoruz, açız) demesi, Isaac’ten kendilerini Dünya’ya götürmesini istemesi oldukça ilginç ve ürkünçtü. Zekâ sahibi bu devasa varlıklar Randall isimli fanatik bir Unitologist üzerinden de konuşabiliyorlar. “You can kill the prophet, but you can’t kill the god” (Peygamberi öldürebilirsin; ama tanrıyı öldüremezsin) demeleriyle de kendilerine tanrısal bir yakıştırma yapmaları daha da korkutucu.”

    Yaratıcı ile tanışma fikri ve karşı konulamaz devasa bir güç ile yüzleşme fikri, hem korkutucu hem de heyecanlandıran içerikler. Dead Space’in beni en başta bağlamasının sebebi buydu ki en başta da belirtmiştim. Dead Space 3 de tam olarak bunu veriyormuş ve gerçekten bu oyunu tekrar oynamalıyım.

    Awakened ek paketini oynamadım, şuan okuduklarımın hepsi spoiler içeriyor ama zerre umrumda değil, aksine heyecanımı daha da arttırdı desem doğru olur. Özellikle, yorumlar da başkasıyla tartıştığınız “Brethern Moon’lar Isaac’i yavaşlatmak için mi onu korkuttular yoksa Dünya’nın yerini öğrenmek için mi Isaac’i kullandılar?” sorusunun cevabını bende oynayarak keşfetmek istiyorum. Oyunun o son kısmı, buradaki okuduklarım ile bana da hayalmiş gibi geliyor. Çünkü Marker, Isaac’in zihnine halüsinasyon gönderebiliyorken, Marker’in bir sonraki aşaması olan Brethern Moon, Marker’dan daha kuvvetli halüsinasyonlar gönderebilmeli diye düşünüyorum. Bu, Brethern Moon’ların dünyanın nerede olduğunu bulmak için Isaac’ı kullandıkları ve Isaac’in korkusunu, daha fazla Brethern Moon ile çaresizlik durumuna sokarak durdurmayı planladıklarını düşünüyorum, tekrardan aynı yazının bir kısmını atacağım ama “…kendilerine tanrısal bir yakıştırma yapmaları daha da korkutucu.” , şu kısmın verdiği umutsuzluğun nasıl bir his olduğunu oynarken biraz da olsa yaşamışsınızdır.

    Sonra ki oyun nasıl olur ihtimalleriniz çok yerinde ama eğer ki bir sonraki oyunda yine ana karakterimiz Isaac olacak ise bu kesinlikle bir “son direniş” olur. Bu içeriği ise tahminim, diğer gelen Brethern Moon’lar ile birlikte bir anda iletişime geçecek, bir şekilde hayatta kalmış onlarca uzaylı ırkın, hatta belki de Brethern Moon’lardan bile üstün bir varlığın, Brethern Moon’ların yıkımına karşı, hatta Brethern Moon’ların üstlerinde daha yetkili bir varlığa karşı koyuş olabilecektir. Dead Space 3, yıkım ve değişim üzerine hat safhayı oynadı. Dead Space 4 ise Isaac ile devam ederse, tam bir kaos ve korkunun hakim olacağı, Dead Space evreninde köklü değişim yapacak bir olay olabilecektir. Hatta direk son sahneyi şöyle hayal ediyorum; Güneş solmuş, Dünya parçalanmış, diğer gezegenler yörüngelerinden ayrılmış bambaşka yönlere yol alıyor, insanlık ile birlikte diğer varlıklar yok olmanın bir tık gerisinde son kaçış planlarını yapıyor ve o sıra kamera, uzayın apayrı bir noktasında, yeni oluşan bir gezegen de, Aegis VII’de parçalanan Red Marker A3’ün bir parçasını, üzerinde açmış bir çiçek ile göstererek sonlanıyor. Biraz abartı gibi oldu ama bundan sonrası artık sizin hayal gücünüze kalmış ama şimdi kabul edelim, heyecan vericiydi. 😀

    Fazlasıyla uzun oldu ama Dead Space hakkında bu denli derin içerikleri Türkçe paylaştığınız için çok teşekür ediyorum ve umarım yazımı okurken keyif almışsınızdır. 🙂

    citasan on Ekim 11 | Cevapla
    • Güzel kardeşim, eline sağlık, blog yazısı gibi olmuş. Okuduktan sonra gidip oyunları tekrar oynayasım geldi. Bitirdiğim kitapları memlekete gönderdiğim için kitaplar yanımda değil tabii 🙂

      Mass Effect serisinde de, 3. oyun gayet imkânsız ve umutsuz bir durumda başlıyordu; ama sonunda Reaper’lara karşı direniş başarıyla (tartışılır) sonuçlandı. Yani böyle umutsuz bir savaştan canlı çıkabilmek sadece Mass Effect serisine özel olmasa gerek. Bilemiyorum tabii, bu yazıyı 2013’ün Haziran ayında yazmışım. 2017 Haziran’ı geçtik, ve Dead Space 4 için hâlen bir haber yok.

      Yeni bir oyun gelmeyecek olabilir, ihtimal olarak kabul etmek gerekiyor. Ne var ki, seriyi yaraşır bir sona vardırmak gerekiyor bence. Mesela önerdiğiniz “hayatta kalmış bir başka uzaylı ırkın yardımı” harika bir hikâye ve oynanışa gidebilir. Son direniş zaten az çok belli.

      Ama bence oynamadığın iki oyundan, yani Extraction ve Severed’ten gelen bilgileri de düşünmek gerekiyor. Lexine Murdoch, Marker sinyallerine karşı bağışıklığa sahip, ve şu aralar çoktan doğmuş olan çocuğu da öyle. Hâliyle bu karakterin direnişte nasıl bir rol oynayacağını hayal etmekte bile zorlanıyorum.

      Uzun süre sonra bu muhabbete dönmek güzel oldu. Ankara’ya yolunuz düşerse bir bira ısmarlamak isterim.

      Tanshaydar on Ekim 12 |
    • Ov, Lexine Murdoch karakterini oyun içinde duymuş olsam da öyle bir yeteneği olduğunu ve yaşadığını hiç bilmiyordum. Karakteri hikayeye güzelce yedirirlerse harika olur. Heyecan verici doğrusu, Marker’lara karşı durabilecek Marker Killers dışında başka bir şeylerin olması.
      Dead Space 3’ün çıkışının üzerinden 4 sene geçipte herhangi bir şey duyurmamaları üzücü. Belki kitaplarını devam ettiriyorlardır diye düşünüyordum ama kontrol ettiğimde Marty (2010) ve Catalyst (2012) dışında Salvage (2010) ve son çıkan Liberation (2013) kitapları var ama Dead Space 3 çıkış yılı ile aynılar. Bu da yeni bir Dead Space oyunu ihtimalini bir hayli düşürüyor doğrusu. 🙁

      Dead Space’in hikaye ve atmosferi dışında diğer hoşuma giden tarafı, ne kadar psikolojik korku ögeleri olsa da bunları “gerçekliği” fazla çarpıtmadan sunması. Biz, bir obje ile etkileşime girip onunla ilgili bir şey yaptığımız da “aaa aslında o öyle değilmiş/yapmamışız” gibi bir zırvalığa girişmiyor. Çünkü karşı koyabilmek çoğu korku (ve psikolojik korku) oyunun da olmayan bir durum, sanki hep zihnimizin esiriyiz ve çaresiz bırakılıyoruz. Mesela Dead Space 2’de Nicole kimi zaman karşımıza çıksa da sadece “kışkırtma” yapabiliyor ve bunu kendisini direkmen göstere göstere yapsa da bizi sağa sola savurma gibi fiziksel etkileşimlere geçemiyor veya da bizi abidik gubidik alemlere gönderemiyordu. Bir kaç kez yapmışlığı var ama “karşı koymak” gibi bir durum söz konusu olunca bunu değiştirebilme imkanınıda elde ediyoruz, korku ögesinin yani düşmanımızın sınırları vardı. Oyunun sonu hariç tabi, son Boss’u sevdiğim diyemem. Dead Space’te yüzleştiğimiz fiziksel düşman olarak Necromorph’lara karşı koyduğumuz kadar zihinsel düşman olarak Marker’a karşı koyabilme imkanını sunduğu içinde Dead Space’in yeri ayrı şahsen.

      Bu korku olayına başka bir oyundan örnek vermek gerekirse Evil Within’de bir tür psikolojik korku oyunu. Dead Space’de olduğu gibi Evil Within’de çoğu zaman yaratıklar ile mücadele ediyoruz. Her bir yaratığın temsil ettiği duygu farklı ve onlarla yüzleşebilmek güzel, tasarımları ayrı bir güzel. Bir de zihinsel güçlere sahip düşmanımız var. Oyunun tamamı zihinlerin, ortak bir beyine bağlı olduğu bir makinenin içinde, sanal bir dünyada geçiyor. Bu yüzden orada yaşanan doğaüstü olaylar, mekan geçişleri, yaratıklar, karakterlerin birbiri ile yaşadıkları felan bunlar kabul edilebilir durumlar. Benim Evil Within’de sorunlu gördüğüm kısım, zihinsel olarak bizi alt etmeye çalışan ana düşmanımız Ruben/Ruvik artık adı her ne ise bizi istediği zaman bir mekandan diğerine gönderebildiğini, istediği zaman bizi durdurmak için yaratıklar yaratabildiğini, bizi dostlarımıza karşı düşman veya dostlarımıza saldırmamıza sebep olduğunu, hatta bizi avucunun içinde tuttuğunu, yani karşı koyamayacağımızı gösterebildiği halde bizi alt etmemesi ve bunun bir sebebinin olmaması idi. Karşımızda sınırları olmayan zihinsel ve fiziksel güçleri olan bir düşman var ama bizi yok etmiyor. Yok etmemesi içinde hiç bir sebebi yok, bize ne herhangi bir gizemli veya önemli bir bilgi veriyor ne de kendi emelleri için kullanıyor. Onun için tamamen zararlıyız. İlk zamanlarda normal bir vücuda sahipken yapmadığı şeyi farklı bir forma girdiği halde yapmaya çalışıyor ve yapamıyor. Hem absürt ve tatmin edici olmayan bir sona sebep oluyor, hem de karşı koyabilme hissi ile zafer hissini mahveden, güzelim kötü karakteri harcanmış bir oyun oluyor. Oyun genel olarak iyi olsa da hikaye ve kötü karakterin güçlerini herhangi bir sınırlar içinde tutturamadıkları için absürt bir gidişat ortaya çıkmış. Her iki oyunda üzerinize gelen düşmanlar ile korku ve gerilim yaratıyor fakat Dead Space’de düşmanların yapabilecekleri sınırlı, Evil Within’de sınırsız iken bu sınırsız güçlerini kullanmadıkları için alt ediliyor, kullanmamaları için herhangi bir sebepleride yok. Bu durum F.E.A.R.’da da var ama Alma’nın kendince sebepleri var. Bizi öldürmemesinin bir sebebi bizim onun çocuğu olmamız ve diğer sebebi ise onun, ana karakterimiz sayesinde bağlı olduğu makineden kurtulabilme ihtimali olması.

      Dead Space övgülü bir yazı oldu gibi ahah 😀 Eğer yeni bir Dead Space oyunu gelecek olursa bu sınırları aşmadan, oturaklı şeyler üzerine gitmelerini umut ediyorum. Dead Space’in atmosferi, hikayesi ve tasarımları dışında bir önemli etkilerinden biride buydu şahsen. Eğer ki Dead Space 3 oynacak iseniz beklerim. Şuan Chapter 14’deyim ama Chapter 4 & 11 & 14 ‘de yapılması gereken Co-op Side Missions var. Oynayan oyuncu sayısı çok az. Sadece bir kişiye bağlanabildim, ilk defa denediğim ve ekipmanlarım iyi olmadığından haşat oldum habire. Benim oyunuma ise sadece 3 farklı oyuncu bağlanabildi şu ana dek ama onlar da ana görevde iken denk geldiklerinden Co-op Side Missons giremedim hiç. Carver ile de oynamak istiyorum, şimdi kabul edelim, adamın zırhı Isaac’in zırhından daha cool 😀 Mesajları 2 gün önce iletmeye çalıştığımda sorun yaşadım nedense, iletilmemiş hiç biri. Yan görevleri bitirdim, hele ki Carver ile ve muazzamdı ama tekrar oynamak isterim oynayacak olursanız. Biraz hızlı ilerledikte, biraz daha yavaş oynamak daha iyi olur.

      Mass Effect ile Dead Space’i oynanış (silah kullanımı ve tasarımı olarak) ve hikaye olarak benzetiyorlar imiş. Oynamadığım için bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla biraz uzaklar birbirlerinden. Denemeden tam bir şey diyemiyorum. Biraz da sizden spoiler yemiş oldum gibi ama Mass Effect 3’e gelene kadar unuturum. 😀

      Eğer Ankara’ya yolum düşer ise biranızı keyifle içerim. 🙂

      citasan on Ekim 15 |
    • oyundan konuştuk, bir hevesle sardım kendimi tekrardan dead space evrenine derken, visceral games kapatılıyormuş… elveda dead space 4… elveda dead space evreni 🙁

      citasan on Ekim 19 |
    • Oyunun hakları Ea şirketinde zaten. Visceral Games in kapatılmasının herhangi bir değeri yok. Belki sadece nostaljik bir değer. Eğer olur da Dead Space 4 yapılacak olursa, bu oyunun hakkını verecek firmanın önemi yok. Tabiii herşeyden önce Ea nın bundan iyi bir kar sağlayacağını düşünmesi gerek. Bakalım belki hayaller bir gün gerçek olur da hikayenin sonunu görebiliriz.

      Alp on Ekim 19 |
    • @Alp

      EA Games bunu yıllardır yapıyor. Küçük ve orta düzeyde oyun stüdyolarını satın alıp, onlara aynı oyundan bir tane daha yaptırıyor. Oyunun bitmesine izin veriyor veya projeyi yarıda iptal edip ekibi farklı projelere dağıtıyor. Önünde sonunda olacağı buydu, çok yazık oldu, zira Visceral Games ekibi başarılydı.

      İsim hakları EA’nın elinde; ama Dead Space’in lore’una ve atmosferine sadık olabilecek yeni bir oyunu benzer bütçe ile yapmaya yaklaşırlar mı? Emin değilim. Altın Bok ödülünü her sene boşuna almıyor bu firma.

      @Citasan

      Hakikaten, kendimi çok şom ağızlı hissettim. Resmen muhabbeti çevirdik iki keyif aldık ve firma kapandı. Çok üzücü bir durum, sanırım bu konuda yolun sonuna geldik.

      Bir arkadaşım The Evil Within 2 hediye etti geçenlerde, ilk oyunu çok sevmiştim (e başında Shinji Mikami var tabii ki güzel olacak), bir de buna bakıp herhalde TPS korku oyunlarını yâd edeceğim…

      Tanshaydar on Ekim 28 |
  31. BENİM KARAKTER NİŞAN ALMIŞ POZİSYONDA KALDI MERDİVENDEN ÇIKAMIYORUM BUNDAN NASIL ÇIKACAM SAĞ MAUSA BASILI KALMIŞ GİBİ DURUYOR Bİ YARDIM EDİN

    emre on Aralık 12 | Cevapla
    • Caps-Lock veya Tab Tuşu açık kalmıştır oyun içinde bunlardan birisine bas Tam hatırlamıyoruz. Bunlardan birisi sürekli nişan alma pozisyonuna getiriyor.

      Alp on Aralık 12 |

Söz uçar yazı kalır