Tanshaydar'ın Mekânı
SOSYAL:

Meteor Hikâyeleri

Meteor Hikâyeleri, bir gece ansızın bir ilham ve cesaret dalgasına kapılmış olan bendenizin yazmaya çalıştığı, yazdıktan sonra da paylaşsam mı, yırtıp atsam mı? diye düşünüp sonunda yayınladığı kısa hikâyelerden oluşan bir öykü dizisidir.

Konusu, İstanbul Kıyamet Vakti isimli Türk yapımı MMORPG oyununun hikâyesinden esinlenilerek yazılıyor. Devam eden bölümler, oyunun tarihçesi ile paralel yazılmaya çalışılsa da, gerek oyunun yavaş gelişmesi, gerekse hikâyenin farklı doğrultuda ilerlemesi, oyun ile hikâyenin arasını giderek açmaya başlamış, hikâyede oyuna ait olmayan öğelerin yer ve önem kazanmasına sebep olmuştur.

Yazar değilim ve yazarlık eğitimi de almadım; zaten amacım ticarî bir kaygı gütmüyor. Sadece yazın eserleri vererek üretken bir birey olmaya ve daha da önemlisi Türkiye’deki fantastik-kurgu edebiyatına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Her ne kadar okunmadığını düşünerek çok defa vazgeçmeyi düşünmüşsem de, bir şey beni yazmam için sürekli dürtmüş ve ben de vaktim olduğunda yazmaya devam etmişimdir.

Bu sayfada hikâyeleri bütünüyle bulabilirsiniz; ama okumaya başlamadan önce, İstanbul Kıyamet Vakti isimli oyunun Tarihçe ve Hikâyeler kısmını okuyun ki, bazı olaylara yabancılık çekmeyin. Gerçi Girizgâh isimli bölümün yukarıda verdiğim bağlantılardaki yazıların tamamını okumanıza gerek kalmadan ilk bölümden başlayarak yabancılık çekmemenizi sağlayacağımı umuyorum.

İlk hikâye, bahsi geçen oyunun resmî forumlarında oyunu bilen kişilerin okuması için yazıldığından, o ve devam hikâyelerinde açıklama yapmadım. Karakterler’in gerçek hayatta karşılıkları yok diyeceğim; ama sanırım az da olsa var. Uğur isimli karakter, yakın bir arkadaşımın isminden alıyor kendi adını. Diğer isimler sadece anlık seçimlerdir. Olayların gündem ile ilgisi yoktur; ama hikâyeyi yazdığım anlara göre duygusal veya aksiyon ağırlıklı olabilir.


Meteor hikâyeleri için çok uzun bir senaryo düşünmüştüm. Hatta bir kitap olacak kadar bile uzun. Ama daha gerçekçi uğraşlar ile meşgul olduğumdan, İstanbul Kıyamet Vakti artık oyun ve hikâye olarak bana hiçbir şey veremediğinden, bu hikâyeleri yazdığım andaki karakterimden çok farklı bir karaktere sahip olduğumdan Eminönü’nde Yaşamak serinin son hikâyesi olmuştur. Devamı gelmeyecektir.